"Eğitim Politikası Eğitimi Bitirdi"

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Kırşehirli Yıldırım Kaya, TBMM’de yaptığı ilk basın toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi.

Kırşehir Haberleri 9 Temmuz 2018 19:13
"Eğitim Politikası Eğitimi Bitirdi"
-A +A

            CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Kırşehirli Yıldırım Kaya, TBMM’de yaptığı ilk basın toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi. Kırşehir'in yatırımlarını yakından takip edeceğini ve Kırşehir'in Ankara ve Kayseri arasında sıkışmış bir il olmaktan çıkarılması noktasında elinden gelen gayreti göstereceğini ifade eden ve Ankara'daki Kırşehirlilerin büyük desteğini alan Kaya,  “Sayın Erdoğan; eğer 81 milyonun Cumhurbaşkanı olmak istiyorsanız, toplumu kutuplaştırmayı bırakıp, huzurlu bir Türkiye için geleceğimiz olan çocuklarımızın eğitimi ile ilgili bir adım atın. ODTÜ öğrencilerine baskıdan vazgeçin, gözaltına bulunan öğrencileri derhal serbest bırakın. Türkiye’nin göz bebeği, bilim yuvası, akıl dolu esprileriler yapma yeteneğine sahip, en zeki öğrencilerini barındıran ODTÜ ile uğraşmayın. Öncelikle eğitim alanında uzman, liyakat sahibi bir kişiyi Milli Eğitim Bakanı yapın. Yeni Milli Eğitim Bakanı; eğitimden anlasın, işinin ehli olsun, dünyayı tahlil etsin, çocuklarımızın geleceği için endişeli olsun, Türkiye’yi çağa taşıyacak anlayışa sahip olsun… Siyasi endişelerinizi, rejimle hesaplaşma planlarınızı bir kenara bırakın…Türkiye’nin geleceği için bunları yapın! Çünkü eğitimde elimizi çabuk tutmazsak tireni kaçıracağız” dedi.
         Eğitimci ve sendikacı olan Kırşehirli Yıldırım Kaya yeni atanacak Milli Eğitim Bakanı’na da seslenerek, “Sayın Bakan, çocuklarımızın ve ailelerinin üzerindeki karabasanı kaldırın. Bırakın isteyen çocuğumuz istediği okulu tercih etsin. Aileler çocuklarının geleceğine ilişkin kararı kendileri özgürce versin. İsteyen imama hatip lisesine, isteyen meslek lisesine, isteyen fen lisesine, isteyen sosyal bilimler lisesine gitsin. Çocuklarımız ilgi duydukları alanlarda okusunlar. Eski bakanlar gibi, eğitim sistemini rejimi değiştirmek için kullanmayın!
Kullanmak isteyenlere izin vermeyin! Çocuklarımıza parasız, demokratik, bilimsel, laik, geleceği yakalayabilecekleri içerikte ve kalitede bir eğitim verin yeter.  Çocuklarımızı okulsuz, öğretmensiz bırakmayın yeter. Kendi çocuklarınızın eğitimi için gösterdiğiniz duyarlılığı bütün çocuklara gösterin yeter” dedi. Kırşehirlilere Kırşehir Evi sözü veren ve seçim bölgesinde Kırşehirlilerin büyük desteğini alan Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya’nın basın toplantısında yaptığı açıklamasından kısa başlıklar şöyle: " Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde meydana gelen tren kazasında yaşamını yitiren 24 yurttaşımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Kazanın sebebinin en ince ayrıntısına kadar araştırılarak,gerçek sorumlularınbulunması ve derhal yargı önünde hesap vermelidirler.
         Yıllarca eğitime hizmet vermiş bir eğitimci, Eğitim Sen’in kurucusu, ilk Genel Başkanlığını yapmış bir sendikacı olarak Türkiye’nin kanayan yarası olan eğitim için mücadele ettim. Şimdi de Ankara Milletvekili olarak ilk basın toplantımızı eğitimle ilgili yapıyorum.  Çocuklarımızın ve gençlerimizin lise ve üniversite tercihlerini yaptıkları bugünlerde, biz de AKP hükümetinin 16 yıllık eğitim fotoğrafını çektik. Gördük ki Türkiye eğitimde bir arpa boyu yol alamamış. Eğitim sistemi yazboz tahtasına dönmüş, çağı yakalayıp, geçmek bir yana,çocuklarımızı dünya sıralamasından arka sıralara oturtmuşlar. AKP 16 yılda 6 Milli Eğitim Bakanı değiştirdi.Her yeni bakanla birlikte eğitim sistemimiz de yeniden değişti. Yapılan değişiklikler en iyi eğitim sistemini kurma heyecanıyla yapılmadı. Asıl amaç, sistemi işlemez hale getirip, kafalarının arkasındaki ideolojiye uygun rejim değişikliğine zemin hazırlamaktı. Cumhuriyetimizle hesaplaşmak isteyenlerin, eğitim sistemimizi bilinçli ve planlı bir operasyonla felç ettiğinin farkındayız. Çünkü rejim değişikliğine zemin hazırlayan en önemli adımlardan biri de eğitimdir.  Bu hedef doğrultusunda stratejik planlama yapılmadan, uzman görüşü alınmadan, bir anda, bir gecede, birilerinin kurduğu tek bir cümleyle eğitim siteminde köklü değişiklilere gidildi. Bütün bunları yaparken, çocuklarımıza hiç acımadılar, adeta birer kobay aracı olarak kullandılar. Bir gecede TEOG gitti, yerine LGS (Liseye Geçiş Sistemi) geldi. Amaç daha iyiyi yapmak değil,  yıkmak olduğu için öğrencilerin makus talihi de değişmedi. LGS puanları yine yanlış hesaplandı. Almanca ve Fransızca puanları eksik hesaplanan öğrenciler, girmek istedikleri liselerin kontenjanları dolduğu için istedikleri liselere giremedi,  mağdur edildi. LGS tercih sistemi öylesine karmaşık hale getirildi ki tercihleri yapmak için yeni bir uzmanlık alanı doğdu.  Ne veliler ne de öğrenciler hiçbir şeyden emin değil… Sanki sonu bilinmez bir kuyu. Her şeye hazırlıklı olmak gerek. Çocukların doğru tercih yapıp, hak ettikleri liselere yerleşmesi hayal olabilir. LGS başarının ölçüldüğü bir sınav olmaktan çıktı, bazı okulların kontenjanlarını doldurma, çocukları bu okullara yönlendirme, mecbur bırakma projesinin bir parçası oldu.Çocuklarımız ve aileleri kendilerini tehdit altında hissediyor. “Ya şu liseleri tercih edeceksin ya da açıkta kalacaksın” diyen baskıcı bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız.
         Çocuklar devletin koruması altındadır. Devlet,onları geleceğe hazırlamakla;eşit, parasız ve nitelikli eğitim vermekle mükelleftir. Ancak AKP hükümeti çocuklarımıza tuzak kuruyor. Onları kendi siyasi emelleri için kullanmak istiyor. Tercih dayatmasıyla, okumak istemedikleri liseleri tercihe zorluyor. Üstelik bunu yaparken de üniversite sınavlarında en başarısız liselere imam hatip liselerine yönlendiriyor. Bu liseler hem başarı sıralamasında hem de tercih sıralamasında en son sırada yer alıyor. İmam hatip liselerinin %65 kontenjanı boş.  Ama buna rağmen birçok ilde imam hatip liseleri açılmaya devam ediyor. Aileler çocuklarının üniversitede başarı gösterecekleri liselere gitmesini istiyor. Baskı altında, bir emrivaki ile çocuklarını istemedikleri liselere göndermek istemiyor. Uygulanan eğitim politikası daha çok dar gelirli ve fakir aile çocuklarını vuruyor. Başka seçeneği olmayan dar gelirli aileler çocuklarını istemedikleri liselere göndermek zorunda kalıyor. Uygulanan eğitim politikasının can yakan diğer bir yanı da, paralı eğitimi “sinsice” yerleştirmesi. Çocuğu %10’luk “nitelikli” okula giremeyen aileler, istemedikleri lise türünden zorunlu tercih yapmak yerine özel okulların kapısını çalıyor."
 


Kaynak : Çınar Kırşehir Haber MERKEZİ

Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Anket

Dikkat Çekenler
Yazarlar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/20%20Ekim%20Cumartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı