Camiler ve Din Görevlileri Haftası'nın teması belli oldu

Kırşehir Müftülüğü 1-7 Ekim tarihleri arasında etkinliklerle kutlanacak olan Camiler ve Din Görevlileri Haftası'na ilişkin resmi internet sayfası aracılığıyla bilgiler aktardı.

Kırşehir Müftülüğü 1-7 Ekim tarihleri arasında etkinliklerle kutlanacak olan Camiler ve Din Görevlileri Haftası'na ilişkin resmi internet sayfası aracılığıyla bilgiler aktardı. Kırşehir İl Müftülüğü'nden yapılan açıklamada, "1-7 Ekim Camiler Ve Din Görevliler Haftası...  İslam medeniyeti cami merkezli bir medeniyettir. Cami’nin en önemli işlevi, edep, adap, ilim ve irfanın aşılandığı bir mektep oluşudur. Tarihte camilerimiz her düzeyde ilmi faaliyetlerin yapıldığı önemli bir bilgi ve tefekkür merkezleri olmuştur. Bu vesileyle Camilerimizi ilmî hüviyetine kavuşturmak için "İlim, Hikmet Ve İbadet İçin Camideyiz", "beş vakit ve her vakit ilim, hikmet, ibadet" Sloganlarıyla Cami ve İlim Temasını bu sene gündeme getireceğiz." şeklinde bilgiler verildi.

Kırşehir Müftülüğü'nden yapılan açıklamada, " İslam medeniyeti cami merkezli bir medeniyettir. Kur’an-ı Kerim’de, yeryüzünde inşa edilen ilk mescit olarak Kâbe’den bahseden ayeti kerime, aynı zamanda insanoğlu için hayatın başlangıcıyla caminin tarihinin kesiştiği gerçeğini beyan ederek önemli bir hakikate ve büyük bir hikmete dikkat çekmektedir. Nübüvvetin son ve evrensel temsilcisi Peygamber efendimiz de Mekke’de İslam’ın tebliğ merkezi, müminlerin sığınağı ve mescit olarak Erkam’ın evini belirlemiş, Medine’ye hicret ettiğinde ise ilk işlerden birisi olarak Mescid-i Nebi’yi inşa etmiştir.

Mescid-i Nebi ihtiyaçların karşılandığı, sorunların çözüme kavuşturulduğu, kimsesizlerin himaye edildiği, bireysel ve sosyal düzlemde her türlü mesele ile ilgili istişarelerin yapıldığı, kararların alındığı bir merkez olarak görev ifa etmiştir. Bütün bu fonksiyonlarıyla beraber Mescid-i Nebi’nin en önemli işlevi, edep, adap, ilim ve irfanın aşılandığı bir mektep oluşudur. İnsanlığın güzide nesli sahabe topluluğu bu mescitten yetişmiştir. İslam’ı öğrenmek için gelen kişi ve gruplara Peygamber efendimiz dini bu mescitte öğretmiş, (Buharî, İlim, 6.) uygun zaman dilimlerinde ashaba orada dersler vermiş, (Buharî, İlim, 11.) soruları mescitte cevaplamıştır. Dolayısıyla bizzat Peygamber efendimizin uygulamalarıyla mescit ve camiler her düzeyde ilmi faaliyetlerin yapıldığı önemli bir bilgi ve tefekkür merkezi olmuştur. Peygamber efendimiz bir gün mescide girdiğinde bir kısmı tilavet ve dua ile, bir kısmı ise ilimle meşgul olan iki topluluk görünce, her iki grubun da hayırlı bir işle meşgul olduğunu ifade ettikten sonra “Ben muallim olarak gönderildim.” buyurarak ilimle meşgul olanların yanına oturmuştur. (İbn Mâce, Sünen, 17.) Söz konusu rivayet ve uygulamalar mescitlerin ilim merkezi oluşunu ibadet mekânı olmasından daha güçlü hale getirmektedir. İslam inancı ve düşüncesinde cami ve üniversitenin bütüncül bir bakış içerisinde ele alınması oldukça önemli, özgün ve hayati bir yaklaşımdır. Böylece Müslümanlar, ibadet ile ilmi beraber düşünmüşler, ilimle ilişkilerini; ibadet anlayışı, kulluk bilinci, sorumluluk duygusu ve güzel ahlak ekseninde kurup geliştirmişlerdir. İlmin bizatihi kendisini muhterem kabul edip her alanda insanlığa faydalı olacak çalışmalar yapmayı kulluk sorumluluğu kabul ederek kısa sürede din, matematik, tıp, felsefe, fizik, kimya, astronomi gibi ilmin bütün dallarında büyük bir müktesebat oluşturmuşlar, binlerce eser telif etmişler ve tarihe yön veren buluşlar gerçekleştirmişlerdir. Yine aynı bakışın tabiî sonucu olarak Müslümanlar, ilmi; hayatın içinde ve sosyal gerçekliklerden koparmadan, çağının meselelerini dikkate alan bir yaklaşımla ele almışlar, bilgiyi güç devşirmek için değil, insanlığın huzuru için kullanmışlardır." ifadelerine de yer verildi.


Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor



YAZARLAR