Dilenciler ve Vatandaş Arasındaki "Soğuk Savaş" Artıyor!

Kırşehir’de yerli dilencilerin yanı sıra kelimenin tam anlamıyla her köşe başında da bir mülteci dilenciye rastlıyoruz.

Kırşehir Haberleri 28 Ağustos 2019 10:19
Dilenciler ve Vatandaş Arasındaki "Soğuk Savaş" Artıyor!
-A +A

            Kırşehir’de yerli dilencilerin yanı sıra kelimenin tam anlamıyla her köşe başında da bir mülteci dilenciye rastlıyoruz. Savaş nedeniyle, yurdunu terk edip Türkiye’ye gelen mülteciler ile vatandaşlarımız arasındaki “soğuk savaş” giderek tırmanıyor.
            Kırşehir’de son günlerde dilenci sayısında artış yaşanmaya başladı. Özellikle camilerin önünü mesken tutan dilenciler camiden çıkan insanları rahatsız etmeyi sürdürüyorlar. Vatandaşların dini duygularından istifade etmeye çalışan dilenciler, şehir merkezinde sokak başlarını, cafe önlerini parkları mesken edindiler. Mahallelerde ev, ev dolaşarak yardım isteyen dilencilerden bıkan vatandaşlar yetkili mercilere şikâyette bulunurken, zabıta ekipleri ise dilencileri toplamaya bitiremiyor.
          Her fırsatta dilenen ve küçük yaştaki çocuklarına da acımadan yanlarına alarak duygu sömürüsü yapan dilencilerin çoğu gerçek anlamda ihtiyaç sahibi değil. Bu günler de kaldırımları ve cami avlularını, cafeleri dükkân önlerini kendilerine mesken tutan dilencilerin önüne hiç kimse geçemiyor. Kırşehir’de işyerlerini kapı kapı dolaşan ve cadde üzerinde bulunan vatandaşlara adeta yapışırcasına yaklaşarak para isteyen, duygu sömürüsünde bulunan dilencilere vatandaşlar tepki göstermeye başladı. Şehrimizin dört bir yanını istila eden dilenciler, polis ve zabıtalara aldırış etmeden dilenmeye devam ediyor. Kırşehir’de yerli dilenci olarak tabir edilen insanların yanı sıra kelimenin tam anlamıyla her köşe başında da bir Mülteci dilenciye rastlıyoruz. Savaş nedeniyle, yurdunu terk edip Türkiye’ye gelen Mülteciler ile bizim insanımız arasındaki “soğuk savaş” giderek tırmanıyor.
           Şehrin kalabalık yerlerini tercih eden mülteci dilenciler çoluk çocuk, yaşlı genç, kadın erkek demeden dileniyor. Özellikle bayanların küçük çocuklarını yanlarına alarak duygu sömürüsü yapan dilenciler, vatandaşla birlikte esnafı da huzursuz etmeye devam ediyor. Her gün onlarca dilencinin dükkânlarına geldiğini ifade eden kent esnafı, “Dükkânımıza müşteriden çok dilenci geliyor” dedi.
          Namaz saatlerinde cami çevrelerinde ve gündüz belirli saatlerde esnafları gezerek veya halkın yoğun olduğu noktalarda bekleyen dilenciler, özel günleri fırsat bilip kazançlarını ikiye katlıyor. Bankamatiklerden parasını çeken vatandaşlardan uzun ısrarlarla ayrım yapmadan para dilenen kişiler küçük çocukları bu işe alet ediyor. Henüz yaşını bile doldurmamış çocuğu kucaklarına alarak, çocukları kavurucu sıcağa bile aldırış etmeden vatandaşlardan yardım talep ediyorlar. Yağmura, soğuğa, rüzgâra ve güneşe aldırmayan dilenciler engel tanımıyorlar. Köşe başlarında, çarşı pazarda her yerde dilenciler varlıklarını gösteriyorlar. Özellikle iş hanları ve alış veriş merkezlerinde onlarca dilenci ile karşı karşıya kalan vatandaşlar, ‘bunlar şehri istila etti’ demekten kendilerini alamıyorlar.
           Çınar Kırşehir Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Kırşehirliler şu ifadelere yer verdi ”Bizler hem esnaf olarak hem de vatandaş olarak dilencilerden yaka silkmiş durumdayız. Fakire düşküne yardım etmek boynumuzun borcu ancak dini kullanarak ihtiyaçları olmadığı halde dilenen insanlar şehrimizi sarmış durumda” dedi. Belediyenin bu konuya el atması gerektiğini ifade eden vatandaşlar “Borçlu gibi yakamıza yapışıyorlar yanımızdan ayrılmıyorlar Para verdiğiniz zamanlarda ise diğerler dilencilere söyleyerek bu kez başka biri gelip yolumuzu kesiyor. Ekip halinde çalışıyorlar, bu resmen meslek edinmişler. Bu konuda yetkili kurumlar bu yolla rant elde edenlere gerekli caydırıcı işlemleri yapmalı” diye konuştu.
           Vatandaşlarımızın da bu konuda duyarlı olmaları ve dilencilerin duygu sömürülerine kanmamaları gerekiyor. Çünkü bu kişilere para vermek onları dilenciliğe teşvik ediyor. Dilenciler dilenmekten memnun olduklarını ve çalışarak kazananlardan daha fazla para kazandıklarını söylüyor. Bu durum ne kadar doğru bilinmez ancak bu insanlara para kazandırmak her şeyin başında alın terine hakarettir!
           Dilencilere para vermek caiz mi? Muhtaç değillerse verdiğimiz sadakanın sevabı olur mu? “ soruları vatandaşın aklını kurcalayan soruların başında gelmektedir Bu sorulara verilen cevaplar şu şekildedir.” Allah rızası için verilen yardımlar mükâfatsız kalmaz. Karşıdakinin müstahak olup olmaması bu hükmü değiştirmez. Ama mümkün mertebe gerçek muhtaç olanları araştırıp ona göre yardımda bulunmak gerekir. Dilenciliğin altında hangi sebep yatarsa yatsın, hepimizin tartışmasız kabul edeceği acı bir gerçek vardır. Bu hastalık toplumun kapanmaz, şifa bulmaz bir yarasıdır. Görüldüğü kadarıyla, dilenen kişiler ya ihtiyar, kötürüm, sakat ve hasta gibi bedenî özürlerinden dolayı iş bulamayan, çalışma imkânından mahrum kimseler veya özürlü olduğu hâlde aza kanaat etmeyip kolayından bol paraya göz dikenler yahut da bedenen ve ruhen sağlam olup, bu yolu bir kazanç ve meslek hâline getirenlerdir. Hadislerden açıkça anlaşılan odur ki, çalışamayacak kadar mağdur, sakat ve özürlü olan kişi, kendisine bakacak bir kimse yoksa devlet de yardım etmiyorsa, ancak zarurî ihtiyacını telâfi edebilecek kadar başkalarından isteyebilir, dilenebilir. Borçluluk hâli de buna eklenmektedir. Bu zarurî hâlin dışında, dilenciliği sırf bir geçim vasıtası haline getirenler büyük bir mesuliyet altına girmektedir. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm) meslek hâline getirilen dilenciliği şerefsizlik saymış ve şöyle buyurmuştur: “Her kim malını çoğaltmak için insanlardan mallarını isterse, o ancak ve ancak ateş parçası ister. Artık bunun ister azını, isterse çoğunu ister." (Müslim, Zekât: 35)"Sizden bazıları dilenmekten asla vazgeçmez. En sonunda kıyamet gününde bu kişi, yüzünde bir et parçası kalmaksızın Allah'a kavuşur." (Müslim, Zekât, 103). "Her kim çok mal toplamak için, insanlardan onların mallarını dilenir durursa, muhakkak bir ateş parçası istemektedir... " (Müslim, Zekât, 105)."Sizden birinizin bir kucak odun toplaması, sonra o odun demetini sırtına yüklenip satması, kendisi için verecek, yalnız vermeyecek bir kişiye gidip istemesinden elbette çok daha hayırlıdır. " (Müslim, Zekât, 107). Bu hadis-i şerifler, mecbur kalmadığı halde dilenmenin caiz olmadığını ve cehennem azabını netice verecek bir iş olduğunu ifadeyle haram saymaktadır.

Kaynak : Çınar Kırşehir Haber MERKEZİ

Anahtar Kelimeler : Dilenci, Mülteci, ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Anket

Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Gözün Aydın Kırşehir!

Gözün Aydın Kırşehir!

17:00 27 Kasım 2019
Yine Tarih Yazdı!

Yine Tarih Yazdı!

09:10 7 Aralık 2019
10 Parmağında 10 Marifet!

10 Parmağında 10 Marifet!

14:36 2 Aralık 2019
"Çine" zulayı patlattı!

"Çine" zulayı patlattı!

14:09 21 Kasım 2019
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/14%20Aral%C4%B1k%20Cumartesi-1.jpg
YARIŞMA
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı