Konuralp USTA


Kahramanlığın Destanı:Çanakkale Zaferi


         Hayat, uğrunda mücadele edeceğiniz mukaddes değerleriniz olduğu zaman anlamlıdır. İnsanı “eşref’ül mahlukat” yapan temel değer, bu ana eksen zemininde teşekkül etmektedir. Bunu ruhunun derinliklerinde hisseden milletimiz, gerektiğinde anadan, yardan ve serden vazgeçmekte asla tereddüt etmemiştir. Osmanlıyı altı asır üç kıtada yüzdört çeşit milletle bir arada hakim güç durumuna getiren sır işte bunda gizlidir. Bu realiteden hareketle Şehadet koşan milletimiz, tarihinin her döneminde bunu hayatın gayesi addetmiştir.
         Milletlerin tarihinde dönüm noktası olarak kabul edilebilecek nitelikte tarihi hadiseler vardır. Söz konusu hadiseler bazen tarihin akışını değiştirecek nitelikte öneme sahiptir. Türklerin İslamiyet'i kabulü, İstanbul’un fethi gibi.
         Mart ayı, Türk tarihinde müstesna bir yere sahiptir. Önemli tarihi hadiselerin vuku buldu bir aydır. Bu bağlamda değerlendirdiğimiz ve 102. yılını idrak ettiğimiz Çanakkale Zaferi bu çerçevede değerlendirilebilecek kahramanlık destanlarından biridir. İmkansızlıkların kol gezdiği bir zamanda topyekun bir milletin verdiği mücadele, tarihe altın harflerle geçmiştir.
         Çanakkale Savaşı, milletimizin zamanın en güçlü ve donanımlı ordularına karşı inanç, vatan sevgisi, dayanışma, birlik ve beraberlik duyguları ile vermiş olduğu büyük bir zaferdir. Toprağı vatan yapan bir mücadeledir bu. Uğruna nice canların verildiği, kanların akıtıldığı mübarek bir mücadele.
         Bir hilal uğruna batan güneşleri yeni nesillerin çok iyi öğrenmesi amacıyla kalem erbabı simaların nazım ve nesirin muhtelif türlerinde eser kaleme aldığını biliyoruz. Bahse konu olan mevzuda tarih eksenli projeler hazırlandığına şahit oluyoruz. İşte bu bağlamda yapılmış özgün çalışmalardan biri: “Şehitlerimize Saygı Projesi”. Proje kapsamında Çanakkale Savaşı'na Kırşehir'in Boztepe’den katılıp şehit olan Mehmetçiklerimizin isimlerini, çeşitli bilgilerini araştırdım. Tarihi vesikalarda ve Genelkurmay Başkanlığımızın şehitlerimiz için hazırladığı eserlerde yaptığım araştırma ve incelemeler neticesinde şehitlerimizin mehabetini ortaya koyan malumata muttali olmanın engin mutluluğunu yaşadım.
         Üç aşamalı olarak hazırlanan proje kapsamında Boztepe’den savaşa katılan ve Çanakkale Savaşı'nda şehit olan Mehmetçiklerimizin her birisinin ismi Boztepe‘deki okullarımızın sınıflarına verildi. Sınıfa adı verilen şehidimizin bilgileri sınıf girişlerinde tablo halinde sunuldu. Projenin ikinci aşamasında okullarımızda ve Boztepe’deki bütün kamu kurumlarında şehitlik köşesi oluşturuldu. Çalışmamızın son aşamasında şehitlerimize ithafen “Boztepeli Şehitlerimiz” adlı eser kaleme alındı. Söz konusu eserde Boztepe hakkında bilgi, Çanakkale Savaşlarının tarihçesi ve Boztepeli şehitlerimizin bilgileri dikkatlere sunuldu.
         Tarihimizin en hüzünlü zaferidir Çanakkale. Yokluklar içindeki bir milletin çağın en güçlü devlet ve silahlarına topyekun direnişinin gerçek bir destanıdır. Bu destanın her satırında insanlık onuru vardır. Bu onur, düşmana sadece silahlı mücadelede değil, verdiği insanlık dersi örnekleriyle de baş eğdiren aziz milletimize aittir. Girdiği çatışmada yaraladığı düşman askerini canını tehlikeye atarak, sırtına alıp düşman siperlerine kadar götürme cesaretini gösteren Mehmetçik, düşmanın her bir rütbesindeki askerini kendisine hayran bırakacak kadar asil bir davranış sergileyerek, savaşın yalnızca öldürmekten ibaret olmadığını tüm dünyaya bir kez daha hatırlatmıştır. 250 bin insanımızın şahadet mertebesine ulaştığı Çanakkale'de her yaştan insanımız gönüllü olarak savaşmış, vatanın her bir ferdi kendisine yönelen bu vahşi akına elbirliğiyle dur demesini bilmiştir. Bu cephenin isimsiz kahramanları, vatanın her bir köşesinden Çanakkale'ye koşarken, asla geri dönmeyi düşünmemişlerdir. Onlar, Çanakkale Zaferi'ni elde etmekle, sadece bir zafer değil, Türk milletinin Anadolu'daki varlığının devamını da sağlamışlardır. Çanakkale Zaferi'nin 102. yılını idrak ettiğimiz bu zaman diliminde “Asımın Nesli'nin Çanakkale'de verdiği mücadelenin mana ve ruhunu bir kez daha düşünmeye ve anlamaya ihtiyaç var. Gençlerimizin duygu ve düşünce ikliminde uğruna şahadet şerbeti içilen değerleri derinlemesine yaşaması bu mücadeleyi asırlar ötesine taşıyacaktır.
         Çanakkale Zaferi'nin 102. yılında gençlerimiz başta olmak üzere insanımızın Çanakkale Savaşı'nın vuku bulduğu mekanları görmeleri ve bir hilal uğruna batan güneşlerin kahramanlık destanını idrake ihtiyaç olduğuna inanıyorum. Her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanan büyük bir zafere şahitlik eden o diyarların manevi havasını teneffüs etmek, insanımızı madde ve mana planında güçlü kılacaktır.
         Şair diyor ki;
"Bırak beni haykırayım,susarsam sen matem tut,
Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet,
Sevenleri toprak olmuş,öksüz bir çocuk gibidir."
         Edebiyatımızda Çanakkale Zaferi'ni anlatan eserlerin içinde şiir vadisinde en müstesna eser Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı “Çanakkale Şehitlerine“ ithafen yazdığı şiirdir. Geçen zaman içinde edebiyatımızın muhtelif türlerinde eserler kaleme alınmıştır. Ancak yazılan eser sayısı zaferin büyüklüğü karşısında yetersiz kalmaktadır. Öyleyse kalem erbabının bu manada daha fazla gayret içinde olması ecdada, tarihe ve neslimize karşı bir vefa borcudur.
         Çanakkale Zaferi'nin 102. yılı, ülke genelinde düzenlenen törenlerle coşkulu bir şekilde kutlandı.Kırşehir’de düzenlenen kutlama törenleri, zaferin 102. yılına yakışır nitelikteydi. Bu bağlamda Boztepe'de Gazi Osman Öztürk Ortaokulu tarafından düzenlenen tören, takdire şayandı. İzleyenlere zaferin coşkusunu yaşatan program dolayısıyla emeği geçen yönetici, öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ediyoruz. Şanlı zaferin 102. yılında, şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnet duygularıyla anıyoruz.
         Ruhları şad olsun.
Ey şehitoğlu şehit isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor peygamber.
Çanakkale.
O bize ait ve ebediyen de öyle kalacak.