Recep Gönen
29.03.2020 22:14:37
Cinar ne kadar büyükse, gölgesinde o kadar büyük olur


Misafir Kalemler


"50 YAŞ ÜSTÜNDEKİ HERKESİ ÖLDÜRÜN"

Ceren ŞAHİN


    'Padişah Emridir. Tüm diyardaki 50 yaş üstündekiler toplanacak ve infaz edilecektir.... Gençlerden biri, babasını samanlıkların altına özel yaptırdıkları sığınağa saklar. Diyardaki tüm 50 Yaş üstündekiler toplatılır ve infaz edilir...
    Padişah uyanıktır. Bakar ki bir direniş olmamıştır, hatta babalarını kendi elleriyle teslim edenler bile olmuştur... Aradan bir süre geçtikten sonra, padişah "kırk ile elli yaş arasındakileri deniz kenarına toplayın" der, toplarlar....Padişah; "size üç gün süre. Üç gün sonra geleceğim bana kumdan tespih yapacaksınız eğer beceremezseniz hepinizin başı kesilecek" der... Bir gün geçer kumdan tespih yapmak ne mümkün. İkinci gün geçer hiç bir şey yapılamaz...Üçüncü günün akşamı babasını sakladığını bile ölüm korkusundan unutan genç adam, koşar babasının yanına durumu anlatır... Süre bitmiştir. Deniz kenarına toplanırlar.  Ortada tespihten eser yoktur...
    Cellatlar hazırdır. Ahali korku içinde kimisi eşinin, kimisi babasının, kimisi abisinin, kimisi en yakınının infaz kaygısı içinde... Padişah Alana infaz emri için gelir. Verilen süre doldu görevi yerine getiremediniz" der ve tam cellatlara infaza başlayın diyecekken; Babasını gizleyen adam, padişaha tüm ahalinin duyacağı ses tonuyla seslenir; "Padişahım biz bu görevi yerine getirirdik, lâkin bir sorun niye getirmedik" der...
    Padişah; olmayacak bir şeyin cevabı da olamayacağını bildiği için, alaycı bir edayla "neden" der... Genç adam cevap verir. "Hünkarım biz çok düşündük kumdan tespih taneleri yapmak zor değil. Lakin bunun İmamesi nasıl olacak? Padişahımız ya beğenmezse...
    Siz bu konuda tüm diyarın en iyisisiniz. İmameyi siz varken bizim yapmamız ne haddimize... Siz İmameyi yapın biz de taşları etrafına hemen diziverelim" der. Padişah çok zor durumda kalmıştır... İnfaz emrini veremez mecburen "tamam sizleri afettim" demek zorunda kalır...'
    Döner kurmaylarına; "Hani hepsi ölmüştü bunların? Saklanan tecrübeli birini gözden kaçırmışsınız!" der...
    Korona virüs yaşamımızı adeta alt üst etti. Evlerimizden çıkmaya korkar olduk. Nereye dokunsak ellerimizi anında yıkamaya çalışıyoruz. Koronayak gibi bir şey olduk çıktık adeta. 
    Kırşehir meydanlarında 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşlarımızı göremiyoruz artık. Ne güzeldi bu virüsten önce öyle değil mi? Dedelerimiz Cacabey Meydanı'ndaki parklarda günün konusunun değerlendirmesini yaparken 'Ah benim torun bunu yaptı, vah hanımın temizliği bitmiyor, siyaset böyle ekonomi şöyle" gibi cümleleri duyuyorduk. 
    Hepsine hasret kaldık. Bizler Kırşehir halkı olarak kenetlenirsek, kurallara uyarsak bu virüsün de üstesinden geliriz evel Allah ülke olarak da. 
    Sokağa çıkmıyoruz, evde kalıyoruz ancak ailemizden, arkadaşlarımızdan kopmuyoruz. Maşallah 7'den 70'e hepimizin elinde var şu akıllı denilen cep telefonlarından değil mi!
    Hani bizi yöneten, bizlerin saatlerce vaktini çalan o cihazlar. İşte şimdi onlara ihtiyacımız var. Gereksiz yere meşgul etmeden, ailemizden, sevdiklerimizden kopmadan birbir beraberliğimizi daha sağlam tutarak, aile kültürümüzden kopmadan konuşma zamanı, hal hatır sorma zamanı öyle değil mi?
    Ee hadi o zaman. Var mısınız birbirimize bu şekilde destek olmaya.