Özcan şimşek
4.07.2020 12:12:28
İnsanlar menfaatler karşısında kul hakkını hiç düşünmüyorlar. Acil liyakat. Torpile artık son demek lazım ama nasıl. Bu haftaki yazınız için teşekkür ederim.


Vahit Doğan


“Demokrasi İçeri, İmtiyaz Dışarı!”

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


“Saklı Kalan Yazılar”

                                        “Demokrasi İçeri, İmtiyaz Dışarı!”

Ankara’da resmi bir dairenin başında bulunan bir dostla konuştuğumuz sırada telefon çaldı. Karşı tarafın ne söylediğini tabii duyamıyordum. Fakat dostum, uzun uzun dinledikten sonra:

--- “Bakacağım efendim, dedi, tetkik edeceğim. Eğer vaziyeti, kanunlarımıza ve bu yolda alınmış kararlara uygun ise, şüphesiz herkes gibi, sizin bu yakın akrabanızın da isteği yerine getirilecektir. Eğer kanunlar ve talimat bu zatın isteğini yerine getirmemize imkân vermiyorsa o zaman iki kolumuz bağlı kalır. Siz bana telefon numaranızı veriniz; neticeyi yarın size bildiririm.”

Bunun üzerine telefon kapandı. Dostum bana dönerek:

--- Numarayı vermeden telefonu kapattı, dedi, herhalde cevabım hoşuna gitmedi. “Başüstüne, hayhay efendim, hiç sizin bir işiniz olur da yapmaz mıyız, hemen, derhal!” dememi bekliyordu galiba.

---Kimdir?  Dedim.

--- İsmi lâzım değil, tanınmış, ikinci, üçüncü derecede nüfuzlu zatlardan biri. Ara sıra bu telefon, bu işler için çalar. Doğru yolu açık açık söyledikçe kötü kişi olurum.

Bu telefon konuşması bana İstanbul’daki bir daire şefinin sözlerini hatırlattı:

“ Tanınmış kimseler, mühim adamlar kendilerine ait bir işi takibetmek üzere daireye, benim ayağıma kadar geldiler mi bir yolsuzluk yaptıracaklar diye ödüm kopuyor. Çünkü tanınmış şahsiyetler oldukları için onların doğru dürüst işlerini kim yapmamaya, hatta geciktirmeye cesaret edebilir? Ve gelmelerine ne lüzum var? Böyleleri dairenin kapısından girdiler mi müşkül vaziyette kalmamak için ben arka kapıdan fırlayıp kendimi dışarı atıyorum.”

Bu sözleri söyleyen her iki daire şefinin kapısında bir sürü vatandaş işlerinin görülmesi için sıraya girip kanun icaplarının yerine getirilmesini sükûnetle beklemektedirler. “Mart içeri, pire dışarı” sözü belki doğru değildir ama demokrasinin girdiği yerde imtiyaz fikrinin tutunamaması bir zarurettir.

[Bu yazı 1944 yılında Akşam Gazetesinde Şevket Rado’nun köşesinde yayınlanmıştır.]

**

Bu haftaki Saklı Kalan Şiirimiz, Fransız şair Paul `Eluard’ın bir şiiri. Şairin daha önce de bir şiirini yayınlamıştım. Dilimize çeviren ise kendisi de çok iyi bir şair olan A.Kadir. 

“ASIL ADALET”

İnsanlarda tek sıcak kanun

Üzümden şarap yapmaları

Kömürden ateş yapmaları

Öpücüklerden insan yapmalarıdır.

 

İnsanlarda tek zorlu kanun

Tekmil savaşlara sefaletlere karşın

Kendilerini ayakta tutmaları

Ölüme karşın yaşamalarıdır.

 

İnsanlarda tek güzel kanun

Suyu ışık yapmaları

Hayali gerçek yapmaları

Düşmanı kardeş yapmalarıdır.

 

Hep var olan kanunlardır bunlar

Bir çocuğun ta yüreğinde başlar

Yayılır, genişler, uzar gider…

Ta akla kadar.