Muhammed Emin Hekimhan


Don Kişot Romanından İlginç Davalar III

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


        Don Kişot’un seyisi Sanşo Panço, Beleşenyo adasına vali tayin edilmiş ve valiliğinin onaylanması için çözmesi gereken davalar vardır. Davaları çözmeye devam etmektedir. Bakalım:

- Sırada kim varsa gelsin!

Açılan kapıdan hışımla bir kadın girdi. ‘Adalet istiyorum, adalet!’ diye bağırıyordu. Sanço'nun karşısına gelince, konuşmak için izin istemeye bile lüzum görmeden, tekrar bağırdı:

- Adalet istiyorum Vali Hazretleri, adalet istiyorum!

- Bana bak kadın! dedi, lafı ağzında geveleyip durma... Burası adalet kapısı. Adaletin kapısında utanmak olmaz.. Derdin neyse açıkça anlat.

- Adaletin yerini bulması için dediğinizi yapacağım. Şu ırz düşmanı adam, tenha bir yolda karşıma çıkıp, zorla bana tecavüz etti. Namusumu iki paralık etti. Adalet istiyorum.

Sanço adama sordu:

- Ne diyorsun, kadının anlattıkları doğru mu?

 -Azı doğru, çoğu yanlış Vali Hazretleri...

- Haydaa! Al birini vur öbürüne... Bu da bilmece gibi konuşmaya başladı! Ne demek, azı doğru çoğu yanlış?

-Anlatayım Vali Hazretleri: Hâşâ huzurunuzdan, bendeniz domuz tüccarıyım. Köyünüzden oldukça uzak bir çiftliğim var...

-Ağzından çıkanı kulağın duysun domuz çobanı! Burası köy değil, koskoca bir adadır. Yabancı olduğun için bu defaya mahsus seni affediyorum. Bir daha Beleşonya Adası'na köy dediğini duymayayım; anladın mı?

- Eyvah! dedi adam içinden: işim bu deliye kaldıysa yandı gülüm keten helva...

Delinin suyuna gitmekten başka çaresi yoktu:

- Cahilliğimi bağışlayın Vali Hazretleri, dedi, bir daha adanıza köy dersem ekmek çarpsın!

-Aferin! Akıllı bir adama benziyorsun... Nasıl oldu da şeytana uydun?

- Oldu bir kere efendim... Nefsim şeytanla bir olup sırtımı yere getirdi.

Adanıza getirdiğim domuzları satıp paramı cebime koymuş çiftliğime gidiyordum. Bu kadın, tenha bir yolda karşıma çıktı:

- Az bir para karşılığında, bahçemden taze bir gül koparmak istemez misin? dedi. Cilveleriyle beni baştan çıkardı. Fiyatta anlaştık. Tam işin ortasında fiyatını iki katına çıkardı. Kabul etmezsem bağırıp çağıracağını ve beni herkese rezil edeceğini söyleyerek tehdit etti. Zaten işin başından beri vicdanımla kavga halinde idim. Çoluk çocuğumun rızkını üç beş dakikalık bir haram zevkte harcamaya gönlüm razı değildi. Rezil olma pahasına kadının yeni teklifini kabul etmedim. Dediği gibi yaptı. Avazının çıktığı kadar ‘Yetişin, kimsesiz bir kadına tecavüz ediyorlar.’ diye bağırmaya başladı. Sonrası malum... Jandarmalar bizi yakalayıp buraya getirdi. Kutsal kitap üzerine yemin ederim ki işin aslı böyledir Vali Hazretleri.

Kadın tekrar şirretliği ele alıp bağırmaya başladı:

- Şu temiz alnıma kara bir leke sürdüğü yetmiyormuş gibi, şimdi de iftira ediyor! Bu acıya daha fazla dayanamayacağım, yetişin dostlar bayılıyorum, deyip kendisini yere attı.

Sanço hiç istifini bozmadan adama sordu:

- Domuzların kaç para yaptı?

- Hepsi bir kese altın tuttu, dedi adam.

- Derhal o bir kese altını çıkar; namusunu iki paralık ettiğin şu kimsesiz zavallı kadına ver!

-Ama nasıl olur, Vali Hazretleri?

- Aması maması yok! Ne diyorsam onu yap!

Kadın bayılma numarası yaptığı yerden bir kese altının sözünü duyunca sevincinden fırlayıp kalktı:

- Hay adaletinizle bin yaşayasınız, Vali Hazretleri! Gerçi namus para ile ölçülmez ama, şu ırz düşmanına iyi bir ders verdiniz... Allah ne muradınız varsa versin!

Kadın adamın elleri titreyerek verdiği bir kese altını kaptı. Göğsüne sıkı sıkıya bastırdı. Rüzgar gibi koşup salondan çıktı...

Vali, ağlamaklı olan adama döndü:

- Tez şu kadının arkasından yetiş! Bir kenarda, altınlarını ondan zorla geri al. Sonra da gel beni gör... Adamlarıma emir vereceğim, sana karışmayacaklar.

Domuz tüccarı, emri alır almaz, ok gibi fırladı. Orada bulunanlar neticenin nereye varacağını merak ediyorlardı. Zira, Sanço'nun niyetini tam anlamış değillerdi...

Çok geçmeden, bahçesinden taze gül koparılan kadın kapıda göründü:

- Vali Hazretleri! diye bağırdı, o ırz düşmanı herif altınlarımı zorla almaya kalktı...

- Peki, alabildi mi?

- Bende o sünepeye para kaptıracak göz var mı! Vallahi anasından doğduğuna pişman ettim...

Kadın doğru söylüyordu... Adam kapıdan içeri girerken, jandarmaların yardımı ile ayakta zor durabiliyordu. Eli yüzü kanlar içinde kalmıştı. Vali bağırdı:

- Ne bu halin, sünepe herif!

- Sormayın efendimiz... Kadın keseye yaklaştırmadı bile. Kaplan gibi üzerine atılıp pençeleriyle beni perişan etti...

- Şimdi beni iyi dinle zilli karı! diye kükredi Sanço, sen Beleşonya Valisi'ni kendin gibi geri zekalı mı sandın? Eğer şu bir kese altını koruduğun gibi, namusunu da korusaydın, bu soğan erkeği herif kılına bile dokunamazdı! Demek adamı baştan çıkaran sensin. Tez aldığın bir kese altını sahibine geri ver!

Kadının yüzü şaşkınlıktan kül gibi oldu. Şimdi gerçekten bayılmak üzereydi. Son bir gayretle kendisini toparlamaya çalıştı:

- Onların bana verilmesini emreden sizsiniz! Bir valiye sözünden dönmek yakışır mı?

- Bana bak şirret karı! Tepemi attırma benim; çabuk adamın parasını geri ver! Yoksa seni, Beleşonya'ya ibret olsun diye, darağacına çektiririm...

Kadın, istemeye istemeye adamın bir kese altınını geri verdi. Sanço tekrar gürledi:

- Sana yarın akşama kadar mühlet veriyorum! Pılını pırtını topla, adamızı terket! Eğer seni bir daha topraklarımızda görürsem, işte herkesin önünde söz veriyorum, gözünün yaşına bakmam astırırım... Yıkıl çabuk karşımdan!

Kadın, dili tutulmuş bir halde, tek kelime edemeden, başı önünde salonu terketti.

Sanço bu sefer adama döndü:

- Şimdi de sen dinle, domuz tüccarı! Sana bu adada ticaret yapmayı yasaklıyorum. Git domuzlarını başka yerde sat! Bu sana ders olsun; bir daha çoluk çocuğunun nafakasını kötü yollarda harcama. Senin gibi dangalaklar olmasa, bu saçı uzun aklı kısa zavallılar ayağa düşer mi? Kötü yola düşen kadınlar, gökten zenbille fahişe olarak mı iniyorlar! Haksız mıyım, söyle!

- Yerden göğe kadar haklısınız, Vali Hazretleri...

- Tez yıkıl karşımdan; gözüm görmesin seni! Adamı da böylece defettikten sonra Papaz'a döndü:

- Ne dersin Peder, adalet yerini buldu mu?

 -Allah şahidim olsun ki buldu, Vali Hazretleri!

- O güzel dilin bal yesin! istediğim budur. Gerisini boş ver...

Yönetim Kurulu Üyeleri, Sanço'nun valilikte kalıp kalmamasını oya sundular ve oy birliği ile valilikte kalmasına karar verildi…