Seda KIZILTEPE BAYSAL


Hey Koca Çınar!

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


               2019-2020 Eğitim Öğretim yılının ikinci dönemi de başladı. Aslında ne zaman okula giden öğrencileri görsem içimde garip bir sızı oluşuverir.

                Neden mi? Çünkü üniversite eğitimimde benim yol göstericim Ahi Evran Üniversitesi'nde yıllarca Kırşehir'e hizmet etmiş dürüst, sevecen, babacan ve öğrencilerin yeri geldiğinde amcası, babası, abisi, arkadaşı olan Yrd. Doç. Ergin Özcan gelir aklıma.

                İlk ve orta öğrenim ve lise tamam da üniversite bambaşkaydı benim için. Zorlukların, sorunların yeni bir yaşamın ilk adımları olan üniversitenin bu zorluklarının üstesinden O'nun tavsiyeleri ve öğütleri ile başa çıktım aslında.

                Vefatının 6. yıldönümü ve ben benim idollerimden biri olan öğretmenimin vefat yıldönümünde bu yazımı yazamadım çok üzgünüm gerçekten.

                Ocak ayında vefat etmişti. Tıpkı bugünlerde olduğu gibi içimi yine soğuk bir acı kaplamıştı. Meslek Yüksek Okulu'nda tarafıma bulunduğu tavsiyelerle kalbimde hissettiğim ferahlığın ardından girerdim derslere. Her zaman benim ilerde başarılı bir gazeteci, başarılı ve ülkesini milletini seven bir insan olacağıma olan inancından bahseder ve her görüşümde Allah zihin açıklığı versin diye uğurlardı odasından.

                Emanetlerine iyi sahip çık dedi günün birinde hiç unutmam. Sormadım o gün sebebini. Aradan günler geçmişti sınav telaşı da başlamıştı ama bir fırsat bulup kendisine bu sözün nedenini soramamıştım.

                Neyin emanetiydi. Bilgi miydi emanet ettiği yoksa öğütleri mi? Bilmiyorum. Bildiğim tek şey bunu bana neden söylediğini bir daha soramayacağımdı. 6 yıl geçti aradan. Dile kolay. Ergin Hoca'm olmadan onun eksikliğiyle tam 6 yıl. Hiç abim olmamıştı benim Ergin Hocam ile tanışana kadar. Bunu taa kalbimden söylüyorum hiç şüpheniz olmasın.

                Şimdiye kadar hiçbir konuda yalakalık olsun, beğeni göreyim diye yazmadım köşe yazılarımı. Bu yazımı gerçekten bana onlarca bilgi, tecrübe kazandıran Ergin hocamın vefat yıldönümünü nasıl unuttuğumun verdiği mutsuzlukla yazmak istedim.

                Düşünsenize hayat tecrübesini, üstüne para verseniz edinemezsiniz. Yaşayarak öğrenirsiniz. Doğru ve yanlışı gösterip tercihi size bırakanların azlığını fark ettiniz mi hiç? Düşene bir tekme de sen vur mantığı var herkeste. İnsanlarda ego tavan yapmış, makam mevkisine sıkıca yapışarak insanlıktan çıkmış olanlarımız var. Mütevazi kişiliğiyle hiçbir zaman makamın önemi olmadığını öğretti Ergin öğretmenim bana. Bu hayatta kalıcı olan tek şeyin sevgi olduğunu, değerler olduğunu işledi birer birer.

                Çok şey öğrendim kendisinden. Bunun için minnettarım kendisine. Ve her ölüm yıldönümünde bir kez daha bu cümleleri kullanacağım onun için.

                Emanet. Kilit kelime. Hani haber dilinde öyle kelimeler vardır ki sayfalarca yazdığınız metinde cımbızla çekip alabilirsiniz o kelimeyi. Parlar çünkü koca metnin içinde o küçücük kelime.

                Öğretmen gibi… Emanet gibi…

                Bugün 04 Şubat 2020. Ne mi kazandım! 6 yıl önce kaybettiğim hocamdan bilgi, tecrübe, emin adımlarda tutarlı davranış şekillerini öğrendim mesela. Sabretmenin büyük bir kazanç olduğunu, susmanın bazen haksızlık olduğunu da. Konuşanların ürettiğini, dedikodu ve karalama yapmadan zirveye ulaşılabileceğini öğrendim. Duyarlı olmayı, kardeş olmayı, öğrenci olmayı onun gibi konuşarak sorunları halletmeyi de.

                Şimdi mi… Şimdi ne zaman bir derdim sıkıntım olsa bana adım adım gelecek değil koşar adımlarla, derdimle oturup ağlayabilen bir Gökhan abim vardı benim. Ergin Hoca'nın emaneti Gökhan abiydi bizlere. Tıpkı onun gibi sakin bir ses tonuyla konuşan, sözlerini kesmeden dinleyen, misyon ve vizyon sahibi bir abi kazanmıştım ben öğretmenim sayesinde. Kolay kolay kimseye de abi demeyenlerdenim ayrıca bunu da belirteyim.

                Abim diyorum. Belki benim ona emanet edildiğim, belki de onun bana emanet edildiği bir isim. Çok zor günlerden geçti kendisi. Kucağına alamadan evladının acısıyla döktü gözyaşlarını. Ve Rabbim bir kez daha müjdeli bir haber ile taçlandırdı evliliklerini bunu duyunca da çok sevindim ayrıca.

                Hiç şüphem yok artık. Ben senin çizdiğin yolda ilerlemeye devam ediyorum. Senin de gözünün arkada kalmayacağını biliyorum. Ben de, öğrencilerin de bu şehir de üniversite de seni hiç unutmadık. Onca yaşadığı sıkıntıya rağmen Gökhan abim de dimdik senin yolunda ilerliyor hiç şüphen olmasın. Emanetin emanetimizdir.

                Bana kazandırdığın başarılar için, tecrübeler için, bilgiler için, abim için sana minnettarım.

                Kabrin nur, mekanın cennet olsun.