Çerkez BOZDAĞ


KAYIP KÖYLERE AĞIT

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Bir küçük gülüşünle gül açardı bağımız.

Seninle şenlenirdi yaylamız ve dağımız.

Hicran rüzgârı esti, dağıldı otağımız.

Harabe köylerime bakar bakar ağlarım.

 

Dağ gibiydi harmanlar, üzüm, bostan bizdeydi.

Buğday, çavdar boy aşmış, lale, sümbül dizdeydi.

Dallar elma yüklüydü; badem, ceviz gözdeydi.

Viran olmuş bağlara girer çıkar ağlarım.

 

Sürü sürü koyunlar sırra kadem basmışlar.

Kuzu, dana, tay kayıp, horozlarım susmuşlar.

Civciv, ördek ve kazlar kovuklara pusmuşlar.

Dikenli tarlaları yakar yakar ağlarım.

 

Kovan kovan arılar- bilmem- nereye kaçmış?

Oğullarım, kızlarım acep kime el açmış?

Sağmal, gürbüz inekler alında altın taçmış.

Boş kalmış ahırlara kafa takar ağlarım.

 

Köy okulu yıkılmış, çocuk sesleri kayıp.

Bayrak yok, öğretmen yok, bu ne amansız ayıp!

En plansız göçleri mutlu yaşamak sayıp

Başımı iki yana yıkar yıkar ağlarım.

 

Toprağı boş bırakmak sana sonsuz zulümse,

Hadi be garip anam, çalışalım, gülümse.

Bozkır yeşil giyinsin, uzak dursun ölümse…

Şehirde betonlardan bıkar bıkar ağlarım.