9 Mayıs 2019 13:01
-A +A
Vahit DOĞAN

Vahit DOĞAN

“Anneler Günü”

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

     Henüz yedi sekiz yaşındaydım. Annem nasırlı, çatlayan elleriyle köydeki evimizin duvarlarını kireçle badana yapıyordu. Ben ise bahçeden bir demet kır çiçeği toplamıştım. O gün anneler günüydü. Ve ben topladığım o çiçekleri sanki bir sevgiliden çekinir gibi davrandım ve O’na veremedim. 
     Daha sonraki anneler günlerinde O, hiçbir zaman olmadı. Bana söylediği son cümlesi; “Kızlara iyi bak, daima koru onları oldu.” O sorumlulukla ben, belki de on yaş birden büyümüştüm.  Kızlar büyüdüler, evlendiler, çocukları ve kendilerini seven kocaları var. 
      **
     1905 yılında A.B.D.’nin Philadelphia eyaletinde Anna Jarvis adlı küçük kızın, sevgili annesinin ölüm yıldönümünde, acılarını dindirmek amacıyla tüm dost ve akrabalarını davet ederek onlara; annesinin hatırasını yaşatmak, yaşamakta olan annelerin de çocukları tarafından tebrik edilmek maksadıyla bir gün tertip edilmesini önerir. Çünkü o küçük kız; bütün dünya yüzündeki annelerin böyle bir şükran merasimine layık olduklarına samimiyetle inanmıştır. Nihayet 10 Mayıs 1913 günü  A.B.D’de “Anneler Günü ve Anneler Bayramı” olarak kutlanmaya başlar.
     Ülkemizde ilk olarak Türk Kadınlar Birliği’nin desteği ile 1956 yılında “Anneler Günü” olarak kutlanmaya başladı.
     ** 
        “KESİLDİ Mİ ELLERİN?”
     Şair Mehmet Emin Yurdakul’un ‘Kesildi mi Ellerin?’ isimli uzun ve acıklı manzum bir hikâyesi vardır: ”Bir oğul annesinden para ister. Kadının hiç parası yoktur. Para alamadığı için evlât, bıçağı alıp annesine saplar. Kadıncağız kanlar içinde yere serilir. O sırada kendi eli de hafifçe kesilir, bir iki damla kan akar.  Anne ölürken şefkatle ve merhametle sorar: ‘Yavrum, kesildi mi ellerin?’ 
      **   
             ÖZLÜ SÖZLER  
--- Şuna kani olmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir. (Atatürk) 
---Kahraman Türk kadını, sen, yerlerde sürünmeye değil, omuzlarımız üstünde göklere kadar yükselmeye layıksın.
---Ana yüreği tükenmeyen sevgi hazinesidir.
--- Ana olmak kolaydır ama analık etmek zordur.
--- El ağlarsa gözünden, ana ağlarsa özünden ağlar.
---Anne kalbi, çocuğun okuludur. (Henry Beacher) 
---Ana, hayatın ebediliğidir. (Emile Zola) 
--- Anneler her şeyi görmeseler bile, kalpleriyle duyarlar.
--- Bir kadın, anne olana kadar bir çocuktur.
---Bir anne yüreği, dibinde daima af bulunan bir uçurumdur. (Balzac) 
     ** 
 
Bu haftaki saklı kalan ilk şiirimiz sinema sanatçısı Hülya Koçyiğit’in annesi için yazdığı şiir, yıl; 1966.
   “ANNECİĞİM” 
Yıkılası dünyada bir zerrecik safa yok, 
Ne aşkta arkadaşta hiçbir şeyde vefa yok, 
Yıllar boyu dolaştım gönül ülkelerinde 
İnsanlığı aradım insan gölgelerinde. 
 
Varlığımı tükettim yoklukların peşinde, 
Ümitlerim kül oldu intizar ateşinde… 
Riyasız dost aradım bütün bir ömür anam, 
Sadece seni buldum ey benim aziz anam.” 
**  
İkinci şiirimiz Vehbi Cem Aşkun’un 1960’lı yıllara ait bir şiiri:
“ANNEME MEKTUP”
Sevgiden, sevinçten böyle pek uzak
Yaşamak bilsen ah ne acı anne.
Yılların saçında yaktığı her ak 
Şu ıssız gönlümün son tacı anne.
Elemi, acıyı gel gayri unut,
Kalbini kederden, dertten uzak tut;
Şu öksüz başımı bir lâhza uyut
Dizinde derdimin ilâcı anne.

Anahtar Kelimeler : Vahit DOĞAN,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete


/Resimler/Editor/images/17%20A%C4%9Fustos%20Cumartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı