7 Şubat 2019 16:00
-A +A
Vahit DOĞAN

Vahit DOĞAN

“DELİ “

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

“Deli” bankaya girdi. Banka hıncahınç doluydu. Deli, banka müşterilerine; “Tüketici kredisi adamı tüketir. Faize, ipoteğe girmeyin, kefil olmayın, yoksa yiyecek ekmeğe muhtaç olursunuz!...” dedi. Akıllılar deliye alaycı bir tebessümle baktılar.
Delinin üstü başı bakımsızdı… Akıllılar bu sırada yeni kredi sözleşmelerine imza atıyorlardı. “Rehinli” bir hayata kucak açıyorlardı. Banka yıllarca sürecek kredi sözleşmeleri ile sanki ölümsüzlüğü vadediyordu. Akıllılar geçim derdindeydi elbet, ancak kanaatin de ne olduğunu hatırlamaz olmuşlardı. 
Banka çalışanı akıllıya çay ikram etti. Güvenlik görevlisi deliyi sessizce dışarı çıkardı.
Deli vaktini akıllılar gibi kahvehane köşelerinde geçirmiyordu. 20 milyondan fazla akıllı gibi şans oyunu oynamıyordu. İhtirasları yoktu. Kibre kapılmıyordu. Önemli bir mevkiye gelmek için takla atmıyordu. Akıllılar gibi beğenilmek, ikide bir yediğinin içtiğinin fotoğrafını paylaşmak, tanıdığı / tanımadığı insanlara hakaret etmek “aklı”nın ucundan geçmiyordu. Çünkü “akıllı telefonu” bile yoktu. 
*
Cevat Fehmi Başkut’un aynı adlı tiyatro eserinden sinemaya uyarlanan “Buzlar Çözülmeden” filmi; tımarhaneden kaçan bir delinin, bütün bir kış boyunca dört bir tarafı karlarla kaplı bir kasabada nasıl kaymakamlık yaptığını anlatır. 
Deli Kaymakam, filmin bir sahnesinde şöyle der: “… Bu memlekette karnı tok, şerefli, haysiyetli insanlar arasında herkesin bir yeri olmalı…” ve sonrasında aşağıdaki konuşma geçer:
Deli Çavuş: --- Sen kaymakam değil Paşasın! Sana Paşam bre gardaş diyeceğim. Bundan daha aşağısını söyleyemem.
Kaymakam: --- Eğer yürekten söylüyorsan vazgeç. İnsan denen mahlûk böyle böyle şımarır. Gün gelir ki paşalığı bile az bulur. İnsanları insan yapan rütbe değil, yaptıkları işlerdir.
Yaşlı bir adam tımarhanenin önünden geçiyormuş. Kapıda rastgeldiği birisine sormuş:
--- Neresi burası?
---Tımarhane!
--- Yaa!... Kaç kişi var içerde?
--- Sen onu bırak efendi baba, biz içeride 70-80 kişi kadar varız. Geçinip gidiyoruz. Asıl siz dışarıda kaç kişisiniz?
*
Bu haftaki saklı kalan ilk şiirimiz; 1961 yılında Bakırköy Akıl Hastanesi 3-B Servisinde yatan N.C. isimli hastaya ait. Şiir, size de bir yerlerden tanıdık gelecek.
AŞKIMI DÜŞÜRMÜŞÜM
Şarkı söyledim hece hece
Fazla içtim de dün gece
Caka yaparken sokaklara
Aşkımı düşürmüşüm.
Sabahleyin adım adım
Yolları hep aradım
Kahrolası çöpçüler
Aşkımı süpürmüşler
Fakat ne zararı var
Bir kopyası da o kızda var.
Hakkımı da ararım yine
Gider belediye reisine
Derim senin işgüzar çöpçüler
Aşkımı süpürmüşler.
**
İkinci şiirimiz aynı hastanenin 33-B Servisinden Y.K’nin şiiri, 1963 yılı.
ALLAH MUHAFAZA
Zorba kız kaçırır,
Kamarot kurşun kaçırır.
Karaborsacı döviz kaçırır,
Zengin hanım kürk kaçırır.
Ağa koyun kaçırır,
Orman eşkıyası kütük kaçırır.
Ve sonunda kaçırmak için
Bizlere, elbette akıl kalır!

Anahtar Kelimeler : Vahit DOĞAN,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Kırşehir'de Deprem Oldu!

Kırşehir'de Deprem Oldu!

23:03 27 Temmuz 2019
Uyan Kırşehir! İlçe Olmuşuz

Uyan Kırşehir! İlçe Olmuşuz

17:00 22 Ağustos 2019
Otomobil şarampole devrildi!

Otomobil şarampole devrildi!

17:48 13 Ağustos 2019
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/24%20A%C4%9Fustos%20Cumartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı