SICAK HABER
31 Ekim 2019 14:03
-A +A
Vahit DOĞAN

Vahit DOĞAN

“PETLAS”

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

     Yatılı okula başlayalı henüz bir buçuk ay olmuştu. Kırşehir’den İzmir’e, değişik bir iklime, şehre, okula alışmak hiç kolay olmadı… 1994 yılının 29 Ekim’i bir cumartesi gününe denk geliyordu. Okula geldiğimden beri her hafta sonu Bornova’da yaşayan dayımgile evci çıkıyordum. Ancak Cumhuriyet Bayramı ile de birleşen yaklaşık 5 gün tatil olan bu hafta sonu evci çıkmamıştım. Onlara telefonla ‘gelmiyorum’ diye haber de vermemiştim. O hafta sonu benim için zor geçmişti. Evi İzmir’e yakın olan okuldaki birçok öğrenci memleketlerine gitmişti. Ben ise yapayalnız kalmıştım.
     Sonraki hafta kuru soğuğun kendini hissettirdiği cuma günü okul çıkışı dayımgile gitmek için okuldan ayrıldım. Bornova’ya vardığımda hava kararmıştı. Kapıyı çaldım, kimse açmadı. Oturdukları apartmanın altındaki bakkala sordum, ‘dayımgil nerede’ diye, bir şey demedi ancak dili ile dişi arasında bir kazadan bahsetti, ama anlayamamıştım. Dayımın oğullarının okuduğu evin yakınındaki okula gittim, kimseler yoktu. Kırşehir’e, köye telefon açtım; telefonda ağlaşma sesleri geliyordu, bu uğultuya rağmen Petlas’ta çalışan Kırşehir’deki dayımın trafik kazası geçirdiğini öğrenebildim. İzmir’de yaşayan dayımın bir arkadaşı beni terminale götürdü, gece otobüsle Kırşehir’e geldim. Dayım, geçtiğimiz 29 Ekimde, yani benim evci çıkmadığım gün kaza geçirip, komada yatıp, daha sonra hayatını kaybetmişti.
     Bu olaydan sonra okula alışmam daha zor oldu, hiçbir şey benim için eskisi gibi olmadı. 
          
     Kıbrıs Barış Harekâtından sonra Amerika’nın ambargosu nedeniyle savaş uçaklarımız lastiksiz kalınca Petlas’ın kurulmasına karar verildi ve bir Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) olarak 1980’li yıllarda üretime başladı. Sloganı ise hep “Milli Lastik Milli Kuruluş” oldu. 
     5 Nisan 1994 yılında dönemin koalisyon hükümeti tarafından açıklanan, tarihe ‘5 Nisan Kararları’ olarak geçen ‘Ekonomik İstikrar Programı’ nda Petlas’ın da zarar ettiği gerekçesiyle satılması ya da kapatılması kararı açıklandı.
     Bu karardan sonra Kırşehir’de işçiler ve yakınları yollara düştüler, mitingler yaptılar, özelleştirme kararını protesto ettiler, hükümetin geri adım atmasını istediler. İşte dayım da sendika sözcüsü olarak 29 Ekim’de Ankara yollarına düştü, Ankara’ya seslerini duyurabilmek içindi amaçları, ancak o gün o kaza oldu… Petlas’ın özelleştirilmesi, bu kaza nedeniyle ertelendi. Bu erteleme ise 3 yıl sürdü. Şimdi ise o Petlas yaklaşık üç bin işçinin çalıştığı, şehirdeki gençlerin en önemli geçim kapısı konumunda. Özel teşebbüs tarafından çalıştırılan Petlas, ülke ekonomisine başarılı bir şekilde hizmet veriyor. 
     Fransız Edebiyatının dünyaca ünlü yazarı Emile Zola’nın "Germinal" adındaki romanında ve aynı adlı filmde Etienne Lantier’i hep dayıma benzetirim. Roman, çok zor şartlar altında çalışan işçilerin direnişini, hak mücadelesini anlatır. Etienne, çok zor şartlar altında çalışan maden işçilerini örgütler ve grev yaparlar. Ancak sonları pek iyi olmaz. 
     Hayat, gerçekten de küçücük insanların hikâyesidir. Ama çoğununki kayda geçmemiştir. Dram, film seyrederken bir film türü değil, hayatın kendisidir. 
     Sabahları sigara ağızlarında, soğukta servisi bekliyor Petlas işçileri, hakları uğruna ölen emekçilerden habersiz…
    
     Bu haftaki Saklı Kalan Şiirimiz Rus ordularına karşı savaşta can veren Macar şairi (1823-1849) Petöfi’ye ait bir şiir. Türkçe’ye çeviren: Tahsin Saraç.  (Dayım gibi o da 26 yaşında davası uğruna ölmüş)  
BİR DÜŞÜNCE KAFAMI KURCALIYOR 
Bir düşünce kafamı kurcalıyor
Yatakta, boş yastıkta mı ölmek
Gizli bir kurdun için için kemirdiği
Bir çiçek gibi sessizce mi solmak?
Bomboş bir odada bırakılmış mum örneği 
Yavaş yavaş eriyerek mi tükenip solmak?
Hayır böyle hiçbir ölüm verme bana Tanrım
Ölümüm birden bire olsun, yalvarırım.
Yıldırımdan ya da azgın fırtınalardan
Devrilen bir ağaç gibi kocaman.
Yeri göğü sarsarak, doruktan koyağa,
Gökgürültüleriyle yuvarlanan bir kaya
Boyunduruktan bıkmış tutsak uluslar bir gün
Uyanıp savaş alanına koştuğunda
Gözleri alev alev, ellerinde bayraklar
Ve bu bayraklarda şu kutsal parola:
DÜNYA ÖZGÜRLÜĞÜ, HERKESE VE HER YERDE
Haykırınca bu sesi çınlayan sesleriyle
Haykırınca her yerde, doğudan batıya
Zalimlere karşı açılan son savaşta
Ölmek isterim ben orda, en ön safta.
 

Anahtar Kelimeler : Vahit Doğan,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Özcan şimşek

06:19 2 Kasım 2019

Elinize sağlık. Çok güzel bir yazıydı. Keyif alarak okudum.
1000
Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/19%20KASIM%20SALI-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı