7 Ocak 2019 16:03
-A +A
Göksel Kara

Göksel Kara

ACIYI TUZ EYLEDİK KANAYAN YERLERİMİZE BASMAK İÇİN

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

      On sekiz öğrencim var. On sekiz yürek sızım, on sekiz umudum. Çiçek bahçesine benzer sınıf, farklı renkler, farklı kokular, farklı hikâyeler, farklı sevinçler, yetenekler. Öğrencimin biri cin gibi, ilk ay söküyor okumayı. Daha zor kavrayanlarım var. İster istemez zorlanan çocuklarıma vakit ayırıyorum. Sonra bir gün, en çalışkan,en düzenli öğrencim beni protesto ediyor.
"Ben bu gün yazmayacağım, yazmak istemiyorum," diyor. Sesimi çıkarmıyorum.
Nasılsa öğreneceğim nedenini. Teneffüste birlikte oturduğu arkadaşı patlatıyor bombayı,
"Öğretmenim, arkadaşım artık yazı yazmayacak okumayacakmış…"
Hatamın nerede olduğunu biliyorum. Ona, ötekilerine ayırdığım kadar vakit ayıramıyorum. Öteki teneffüste yanına gidiyorum.
"Kuzum ben seni çok seviyorum. Farkındayım diğerlerine ayırdığım zamanı sana ayıramıyorum. Ama bilesin ki sen benim bir tanemsin" diyorum.
Gözleri ışıldıyor. Kaldığı yerden çalışmaya devam ediyor. Öğle arasında annesini görüyorum.
"Hiç bir başarı cezasız kalmaz," diyorum.
Öğrenci velim anlamıyor ne dediğimi. Anlatıyorum.
"O da istiyor ki öğretmenim beni de görsün, beni de yanına çağırsın, benim de burnumu silsin. Hatta hatta bana da kızsın. İhmal ettim çocuğu, nasılsa her şeyi yapıyor diye düşündüm." Diyorum…
"Olur, hocam diyor siz nasılsa telafi edersiniz." Diyor.
Bir gün sonra başka bir öğrencimin defterine,
"Bak isteyince ne kadar güzel yazıyor ve okuyorsun seni çoook seviyorum,” yazıyorum.
Çocuk öğle yemeği için bahçeye çıkarken defterini de çıkarıyor, annesine gösteriyor. Annesi etrafındaki velilere benim yazdığım yazıyı gösteriyor. Benim değerli velim de orada, hemen sınıfa çıkıyor, diğer öğrencilerimin defterleri kontrol ediyor. Kimi defterlerde yıldızları, seni seviyorumları görüyor. Birkaç gün sonra diğer velilerimi topluyor çevresine.
"Bizim hoca çocuklar arasın da ayrım yapıyor ,şikayet edelim," diyor. Ve on dakika geçmeden bu söz benim kulağıma geliyor…
Aynaya bakıyorum, gözlerimden süzülenleri siliyorum. Aynada gördüğüm şey pisliğe benziyor…
Emeklilik zamanı geldi , diyorum kendi kendime…Hangi düğüne gittin de dayak yemedin be.
Öğretmenliğimden,kendimden,insanlığımdan utanıyorum…
Şuram da bir şeylerin kanadığını kimseye söyleyemiyorum.
Ben bu gece ağlayacağım...
ÖZLEM MEVSİMİ
“Bazen ne özlediğini bilemezsin
İçin sızlar,
Gözlerin ıslanır
Bel ki çocukluğum dersin
Bel ki baba evim…
Belki çaresizliğim
Bel ki ilk gençliğim
Bel ki
O kadar çok dur ki belkiler
Özlerken ölmeyi dilersin, ölemezsin.”
Ü.Ç
Korkarsın gözyaşlarının düşmesinden, 
Gözyaşlarının içinde saklıdır özlediğin
Dökülürse ölürüm sanırsın,
Dökülür gözyaşların, yaşarsın.
Çocukluğum, gençliğim, umudum dersin
Adını bir gizliye yazarsın
Sonra bir türkü dökülür dilinden
“Her zaman ağlattın gülemem gayrı”
Hey, özlemini sevdiğim
Kahverengi gözlü çocuk
Sen ellerinle mi yazdın bu ayrılığı
Ne yana baksam yokluğun 
Hangi gülü koklasam tenin kokuyor
O kadar bekledim gelmedin gelemedin
Bak minareler de selam okunuyor.
Sen gençliğim,
Sen ergenlikten çıkamamış halim
Sen, uzakları daha uzak
Ulaşılmazları daha ulaşılmaz edenim
Bak yine ayrılık mevsimi geliyor
Tüm mevsimler güzeldir, diyordum ya yalandı
Ben, ayrılık mevsimlerinde ölüyor,
Ben,sensiz hiçbir mevsimi sevmiyorum.
 


Anahtar Kelimeler : Göksel KARA ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete


/Resimler/Editor/images/17%20A%C4%9Fustos%20Cumartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı