6 Kasım 2019 10:32
-A +A
Emine Baştuğ

Emine Baştuğ

Annemle Babamın Son Demleri

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

        Bu yılın (Ocak-2019)  başında annemi kaybedince oturup bu kısa yazıyı yazmıştım. Aslında  annemin de babamın da hastane maceraları o kadar çok ki, nereden başlayacağımı bilemediğim için ben de sondan başladım.      
       Sevgili dostlar, bendeniz bugüne kadar rahmetli annem ve babamın rahatsızlıklarından dolayı  hastanelerle fazlaca hemhal olmuşumdur. Her ikisinin de ayağının biri hep hastanedeydi. Hastaneler ikinci adresleriydi sanki. Dolayısıyla benim de öyleydi…       
       “Öleceğini bile bile yaşlı ve çok hasta bir insanı hastane hastane gezdirmek nasıl bir şeydir acaba?” derdim hep… Ve ben bunu babam ve annemde yaşayarak öğrenmiştim maalesef…      
      Eskiden ölüye de diriye de saygı ve merhamet vardı. Doktorlar, baktı ki hasta son zaman diliminde,  “Al götür evinde dinlensin, son demlerinde hastane köşelerinde sürünmesin” derdi. Şimdi öylemi ya… Hastanın son nefesine kadar bırakın öyle şeyler demeyi sadece hastane kasasına girecek parayı düşünüyorlar. Ölene kadar yapılan/yapılmayan her türlü işlemlerden hatta morgta kaldığı süreyi bile hesap edip anında faturalandırıyorlar.      
       Sonucu belli tahliller için kan alabilmek uğruna onların her yanını delik deşik etmeleri de cabası. Kısacası yaşlı insanların öbür dünyadan önce bu dünyadaki hesabını görüyorlar diyebilirim. Sonra defterini dürüp, hesap kapanmıştır deyip gönderiyorlar…        
       Bütün bunlar bana  hani şu köprülerden müşteri garantili, geçenden geçmeyenden alınan geçiş ücretini hatırlattı desem ne dersiniz? Hastanelerin gözünde üzülerek söylemeliyim ki, hastalar sadece ve sadece birer müşteridir artık… Bu ne yaman bir çelişkidir. İnsan hayatının ucuzluğu bu kadar gözler önüne serilmemişti doğrusu.      
        Hatta hastanın öleceğinin bilinmesine rağmen üç hastane gezdirilip, aralarında paslaşarak, “Daha fazla nasıl para kazanılır”ın hesabının yapılması başlıca  gayeleri olmuş artık maalesef.         
       Biliyor musunuz; bu yaşananları gördükçe; doktorların hipokrat yemininin içeriğinin değiştiğini ve  sanırım “Hastaneye fazlaca hasta kazandırma konusunda çok çalışacağına ve bu konuda ne gerekiyorsa yapacağına” dair bir madde eklenmiş olmalı diyorum artık ben. Yazık yazık bu ülke insanlarına çok yazık ediyorlar…       
       Her şeyde yapın tamam da sağlıkta pazarlık yapmayın be! Gün gelir sizin de ocağınıza ateşler düşer, pazarlık ettiğiniz işler ayağınıza dolanır, sizin üzerinizden de pazarlıklar yapılır bunu sakın unutmayın! Ve şunu da unutmayın ki yaşattığınızı yaşamadan asla ölmezsiniz!       
       Bu arada tüm ebediyete göçenlerimizi Allah rahmeti ile nurlandırsın. Mekanları cennet olsun… (Amin)
 

Anahtar Kelimeler : Emine Baştuğ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/12%20Kas%C4%B1m%20Sal%C4%B1-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı