2 Ocak 2019 16:01
-A +A
Çerkez Bozdağ

Çerkez Bozdağ

AŞK VE BEN

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

Ben vurulmuş bir neferim aşk oyununda.
Sevda kemendi var cılız boynumda.
Kemendi sımsıkı tutan bir kız var.
Karşımda başrolde büyük yıldız var.
Elimde olsaydı gelmezdim bu dünyaya;
Sevda yollarında kalmazdım yaya.
Koşmazdım kendime darağacı kurmaya.
Fakat heyhat! 
Ölümlerden bile acı bu hayat.
Ben aşk sahnesinde bir figüranım.
Sevda çeke çeke çekildi kanım.
 
Ben bahtsız bir sevenim aşk oyununda.
Acılardan sızdım dertler koynunda.
Tüm kurşunlar bana, kılıçlar bana…
Nefes mi dayanır böyle hicrana?
Ayrılık acısı tak etti cana.
Elimde olsaydı
Top-tüfekle yok ederdim ayrılığı.
Paylaşmazdım boş sokaklarla kimsesizliği.
Haykırırdım aşkımı güneşe, bulutlara.
Haykırırdım derdimi dağlara, taşlara,
Haykırırdım sırrımı çiçeklere kuşlara…
Haykırırdım sevdanın 
“Ölmeden ölmek” olduğunu tüm gönüldaşlara.
Hüzün peteğinin süzme balıyım.
Ben hiç okunmamış aşk masalıyım.
Ben cihan yakan bir ateşim aşk oyununda.
Hiç gözüm olmadı şöhrette, şanda.
İçimde burukluk, gözlerim kanda.
Kaynayıp dururum kaynar kazanda.
Elimde olsaydı çıkar mıydım karşına?
Ne belalar açtın garip başıma!
Tanımasaydım senin gibi vefa katilini.
Hiç yaşamasaydım bu ölümcül sevda tatilini.
Hiç görmeseydim keşke o gül yüzünü,
Beynime hükmeden yosun gözünü.
Böyle mi tutacaktın “vuslat” sözünü?
Duymasaydım bülbüller kıskandıran sesini.
Hiç açmasaydık sevda tiyatrosunun perdesini.
Keşke hiç utmasaydım o kar beyaz ellerini.
Keşke hiç titretmeseydin divane gönlümün tellerini.
Dur, deseydim içimdeki kıpırtılara, dur!
Dur, deseydim gözlerimdeki pınara, dur!
Ben yön bulamayan uçan halıyım;
Baykuşlar tüneyen karaçalıyım.
Ben en susuz fidanım aşk oyununda.
Bahtıma ağlarım elim koynumda.
Amansız hicranın yükü boynumda…
Sakın ha demeyin:”Ne varmış bunda?”
Elimde olsaydı
Harcar mıydım ömrümü bir vefasız uğruna?
Değdirir miydim tenimi sevda volkanlarına?
Simsiyah aynalardan bakar mıydım yarına?
Hapseder miydim gözlerimi
Onun çatık kaşlarına, buz bakışlarına?
Ah çeker miydim
Gül üstüne kül dökülmüş yanaklarını seyrederken?
Alttan deprem yemiş deniz gibiyim.
Çığ altında kalmış bir iz gibiyim.
Ben zavallı bir dilenciyim aşk oyununda.
Beller bükülürmüş derde doyanda.
Sevda hançerleri yürek oyanda
Çaresiz âşıklar ağlar, ağlarmış…
Elimde olsaydı yalvarır mıydım
“Rabbim gönlümdeki ateşler sönsün.”diye?
Bu ağıt, bu çile ondan hediye…
Gözlerime bakarak bir kez gülseydi,
Kalır mıydı umutlarım karlar altında?
Savrulur durur muydum amansız kasırgalarda?
Alıp götürür müydü beni
Sevda hortumları başka dünyalara?
Dalar mıydım uyanıkken en korkunç rüyalara?
Sevda dedikleri onulmaz yara…
Ay batar, gün doğar, rüyadayım ben.
Gündüzü olmayan dünyadayım ben.
Ben bin kurşun yemiş bir kuşum aşk oyununda!
Hep yaşamak varmış dertler koynunda.
Yâr yitirmiş, yol şaşırmış bir garip kulum;
Hep acı öğretti sevda okulum.
Yüzü güneş, kendi nergis kokulum,
Hep senden uzaklara uzadı yolum.
Elimde olsaydı
İşler miydim gül yüzünü gözbebeklerime?
İşler miydim yosun gözlerini
Elimden aldığın aklıma, şu topal yüreğime?
Takılır mıydı gözlerim,
“Geciktin.” diye saatin ibrelerine?
Yıldırımlar yağdırdın ümitler seherime.
Hani kardelenimdin karlar üstünde?
Zavallı âşığa attırdın künde.
Ben dermansız bir hastayım aşk oyununda!
“Hadi gel!” diyorum iki elin olsa da kanda!
Kavuşmak bir yanda, hicran bir yanda…
Elimde değil, sevdim seni şiirlerce.
Ekmeğimdin, suyumdun;
Aldığım nefestin sen.
Mutluluk hakkımızdı beni istesen.
Oysa kaçtın, hep kaçtın benden ayrılık şarkıları gibi.
Sadece ağıt oldu bu bahtsızın nasibi.
Nefes alamıyorum!
Yolumu bulamıyorum!
Çünkü yitirdik biz ortak noktalarımızı.
Yitirdik sevda volkanlarında elde olan varımızı.
Bize aşktan kalan, sızı, sade dinmeyen sızı!
Şimdi ben bir “kara delik”, sen çoban yıldızı…
Söyle, bu sevdada rolüm nasıldır?
Sevip kavuşmadan ölüm nasıldır?
Ben çatlamış bir sabır taşıyım aşk oyununda
Her türlü günahım senin boynunda.
Başrol için çıktığım bu aşk tiyatrosunda
Gönlümde bir kılıç, bir ip boynumda…
Artık kapkara gözlükle de baksam hayata,
Adını yazmak istiyorum 
Uzayda okunabilen harflerle şiire, edebiyata…
Kör talih bir amansız avcı; düşmüş peşime.
Küstürmüş seveni aşk güneşine.
Yüzüm gülmez, belim doğrulmaz daha.
Yine de elimi açtım ALLAH’A.
“Bu ölümcül hicran kader!” diyorum.
Mutluluğun için dualar ediyorum.
Çünkü seni hâlâ
CANIMDAN BİLE ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM…
 

Anahtar Kelimeler : Çerkez BOZDAĞ ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Kırşehir'de Deprem!

Kırşehir'de Deprem!

12:58 6 Haziran 2019
Doğa EŞARP

Doğa EŞARP

13:04 29 Mayıs 2019
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/15%20Haziran%20Cumartesi-1.jpg

Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı