4 Eylül 2018 16:03
-A +A
İlhan Taş

İlhan Taş

Az Daha Sabır!

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

Merhaba Sevgili Çınar Kırşehir Gazetesi okuyucuları!
Bugün bence insanoğlunun ortak sorunlarından olan sabırsızlıkla ilgili bir yazı yazmak istedim.
Kırşehir'in sorunlarını, Kentpark'ın muhteşem güzelliğini, Kırşehir'de akşam rüzgarlarını bir kenara bırakıp bambaşka bir yazı ile sizlerin karşısına çıkmak istedim.
Konu Kırşehir'e gelmişken son yıllarda yaşanan gelişmeleri göz ardı etmeyelim lütfen.
Muhteşem manzaraları ile kartpostallara davetiye çıkaran Kırşehir yine sonbaharda da bambaşka bir renge bürünecek heyecanla bekliyorum.
Neyse gelelim asıl konumuza.
Malum biz insanlar sabrı bilmeyen insanlarızdır!
Hemen hemen her konuda her istediğimiz o an olsun isteriz.
Sonuçlarını düşünmeden.
İsteriz ki çocuk olsun ama hemen de büyüsün.
Okullu oluruz hemen bitirip para kazanalım deriz.
Kilo vermek isteriz ama o kilolar bir gün içerisinde gitsin isteriz.
Sabrı bildin mi, konu ne olursa olsun onunla ilgili bir plan yaparsın.
Ulaşmak için ne konularda çalışacağını düşünür, yol haritası çıkartır, başlarsın uygulamaya.
Yolda tabiiki de aksilik olur, sen yeni bir plan geliştirmek zorunda kalırsın.
Bazen hiçbiri tutmaz, her şeyi sil baştan bile yapman gerekebilir.
Ve sabırla devam edersin o hedefe, amaca ulaşmak için.
Yaşamak meşakkatli bir iştir.
Türlü engellerle ve zorluklarla doludur.
Başımıza neler gelecek bilemeyiz.
Bazen güzel şeyler bazen de dikenli yollar çıkacaktır önümüze.
Burada önemli olan yılmadan, bıkmadan, usanmadan hedefimize ulaşmak için azim ve gayretle çalışıp sabretmektir.
İnançla, kararlılıkla doğru bildiğin yolda yürümektir sabır.
Sabır, başı sonu birleştirir, hikmetleri seyrettirir.
“Sabret, seyret, şükret” diyor erenler.
Hazreti Muhammed(sav) şöyle buyurmuş; “Marifet sermayem, akıl dinimin aslı, sevgi temelim, iştiyak(özlem) binitim, zikrullah yoldaşım, Allah’a güven bitmeyen hazinem, hüzün arkadaşım, ilim silahım, sabır elbisem, rıza ganimetim, acz iftiharım, züht(dinin yasaklarından sakınıp emirlerini yerine getirme) sanatım, yakin gücüm, sadakat şefim, itaat hasbim(yetindiğim), cihad ahlakımdır.
Göz aydınlığıma gelince şüphesiz ki salat’tır (Șifa-i Șerif).
Hz.Peygamber’in(sav) sabıra verdiği önemi “Sabır imanın yarısıdır” hadisi(Taberani) en güçlü şekilde vurguluyor. Tıpkı bu hikayedeki gibi; “Fakir bir genç adam, geceleyin kulübesinde uyurken, uyku ile uyanıklık arasında odasının ışıkladolduğunu görür. Hikâye bu ya gaipten gelen bir ses ona şöyle der: “Bundan böyle Allah içinçalışacak ve kulübenin önündeki büyük kayayı bütün gücünle iteceksin!”Bunun Allah’tan gelen bir emir olduğuna inanan adam, ertesi sabah kayayı itmeye başlar. Dahaertesi gün ve izleyen haftalar, güneşin doğuşundan batışına kadar taşı itip durur. Aylar sürenuğraşı sırasında kaya yerinden bile kıpırdamaz. Adam gece kulübesine yorgun argın dönerken,gününün boşa geçtiğini düşünmeye başlar artık.Onun şevkinin kırıldığını hisseden şeytan da kalbine vesveseler vermeye başlar: “Ne kadarzamandır bu kayayı itip duruyorsun, bir milim bile kımıldamadı. Kendine bunun için niye yazıkediyorsun? Onu yerinden oynatman zaten mümkün değil, vb.”Böylece, gence görevi yerine getirmesinin imkânsız olduğunu, dolayısıyla başarısızlığa uğradığıduygusunu aşılamaya çalışır.
Bu tür düşünceler onun şevkini daha da kırar ve ümidini gitgide yitirir. “Doğru ya kendimi bu iş için niye paralıyorum ki?” diye kendi kendisine söylenir. “Bundan sonra azıcık bir kuvvet harcayacağım. Bu da yeter de artar bile. Koca kaya yerinden kımıldamayacağına göre.”Ve kararını duasında Allah’a bildirir: “Allah’ım, uzun zamandır durmadan dinlenmeden Senin dediğin gibi hareket ettim. Bütün
gücümle istediğin şeyi yaptım. Her gün yoruluyorum, ama kayayı bir milim bile kımıldatamıyorum.Neden böyle? Neden başaramıyorum?”
Gaipten bir ses şefkatle cevap verir: “Ey kulum, uzun zaman önce sana emrime uymamı istediğimde kabul etmiştin. Sana görevinin kayayı bütün gücünle itmek olduğunu söylemiştim ve sen de yapmıştın. Ben sana hiçbir zaman onu yerinden oynatmanı beklediğimi söylemedim ki!Senin görevin onu itmekti. Şimdi gücünün tükendiğini, başarısızlığa uğradığını söylüyorsun.Kendine bir bak bakalım. Kolların daha da güçlendi, pazıların büyüdü. Sırtın ağırlığa dayanıklı hale geldi. Bacakların kalınlaştı ve kuvvetlendi. Taşı itmeye başladığından çok daha kuvvetlisin şimdi.
Evet, kayayı kımıldatamadın. Ama senden istenen emre itaat etmen ve onu sadece itmendi.Kayayı yerinden oynatacak olan Ben’dim.”Hatasını anlayan genç, ertesi gün kendi görevinin kayayı yerinden oynatmak değil, onu var kuvvetiyle itmek olduğunu düşünerek verilen görevi yerine getirmeye devam eder. İkinci gün,üçüncü gün derken, kaya birden yerinden kımıldar.O zaman kayayı yerinden kımıldatanın kendisi değil, Allah olduğunu anlar. Biraz daha uğraştığında, kaya biraz daha oynar ve kenara yuvarlanır. Altından da kendisine ömür boyu yetecek kadar büyük bir hazine çıkar.
Demek ki sabretmek gerek!..”
 
 
 


Anahtar Kelimeler : İlhan TAŞ ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/18%20Aral%C4%B1k%20%C3%87%C4%B1nar-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı