SICAK HABER
25 Ocak 2019 15:54
-A +A
Konuralp Usta

Konuralp Usta

Başarının Sırrı: Çalışmak, Azim, Sabır…

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

                                 İhtiyar amcanı dinler misin? Oğlum Nevruz,
                                Ne büyük söyle, ne çok söyle; yiğit  iş de gerek.
                                Lafı  bol karnı geniş soyları taklit etme,
                               Sözü sağlam, özü sağlam adam ol, ırkına çek. (Mehmet Akif)
          Sözün gücü manasında,tesiri söylenişindedir.Bir mısra ya da beyit  verilmek istenen mesajı bazen öyle mükemmel ifade eder ki, saatlerce konuşsanız veya  sayfalar dolusu yazsanız maksadınızın hasıl olduğuna kani olmazsınız. Manzumelerinin  her biri bir kitap dolusu  ibret vesikası mesabesinde olan Mehmet Akif’ten bir dostu ,oğluna nasihatte bulunmasını ister. Mehmet Akif, dostunun oğluyla epeyce bir süre konuşur. Nihayetinde yazının girişinde belirtilen  dörtlükte ifadesini bulan hususlar, şairimizin gençler için adeta  yol haritası  niteliğinde olan manzumesiyle  dikkatlere sunulur.           
           Hayat yolculuğunda bilginin imbiğinden süzülen değerler, yol gösterici/zihin açıcı özelliğe sahiptir. Değerlere vakıf olmak,hayatı tanzim eden esaslara hakim kılmak, muvaffakiyeti getirir beraberinde. Evet,”Verilmesi en kolay şey nasihat, alınması en güç şey ibrettir.”(Dros) der bir batılı düşünür. Hasbihalde, bazen malumatfuruşluk adına, bazen dostane bir amaçla  söylenen  sözler, dostlukları pekiştirirken bazen de iletişim kazalarının vuku bulmasına sebep olur.”Beni bir sen anladın, sen de yanlış anladın.”kabilinden savunmalar,”bildiğini kendine sakla” şeklindeki tepki ifadeleri, egonun pik yaptığı    derin sularda  meçhule  götürür insanı…           
         Hayat mücadelesinde kimileri slogan atar, kimileri “icraat” yapar… Tarih slogan atanları değil, icraat yapanları yazar. 
         Edison, “Ben dünyayı cam bir fanusla aydınlatacağım” iddiasıyla çıktı yola…
Edison’un hayallerine inanmak yerine kendi gerçeklerine inananlar, sık sık ona gidiyor ve “Yağ olmadan, fitil olmadan, fitil yağa değmeden ışık olamayacağı” konusunda Edison’u ikna etmeye çalışıyorlardı…
Baktılar dinlemiyor, “deli” deyip çıktılar işin içinden. Çünkü o farklıydı: Hayal deryasının derinliklerinde dolaşıyor, o zamana kadar “tek gerçek” zannedilen gerçekleri ciddiye almıyor, “hayal peşinde” koşuyordu…
Herkesin ön kabullerini de kabul etmiyordu. Herkesin ön kabullerini kabul etmediğine göre “tam bir deli” idi: Aklınca güneşi cam fanusa koyacak, dünyaya ışık saçacaktı…
Sonunda dediğini yaptı. Netice itibariyle ,güneşi cam fanusa koydu ve ışık saçtı… “Sıradan”lar çok şaşırdı: Nasıl böyle bir şey olabilirdi? Bu işin içinde bir iş, bir hile olduğunu düşündüler. Fakat hile filan yoktu. Ampul denen cam fanus parıl parıl yanıyordu.
Sonunda gerçek, hayali aştı. İnsanlığın dünyası aydınlandı.Gençler, hayal kurmaktan vazgeçmeyin: Hayaller, insanı geleceğe taşır!
             “Benden bir şey olmaz”, “Bir çiçekle bahar gelmez”, “Aman nemelâzım” demeden ve olumsuz şartları abartmadan tüm gayretiyle, sabrıyla, kuvvetiyle koşanlar hedefe ulaştırılır…
Yakınanlar, ağlayanlar, şikâyet edenler, durup slogan atanlar ise yolda kalır.Kadim medeniyetimiz,insanlık tarihi bunun örnekleriyle doludur.
Meşhur fizikçi Albert Einstein, dört yaşına kadar konuşamamış, okumayı yedi yaşına gelene dek sökememişti…
Hatta öğretmenleri ve  ailesi Einstein’in “zihinsel özürlü” olduğundan şüphelenmişlerdi...
Çalıştı, çabaladı, inandı,  ve çağının gördüğü “en iyi fizikçi”si oldu.
Ludwig Van Beethoven’in müzik öğretmeni, bir gün aileyi ziyaret etti ve oğullarının müziğe kabiliyetinin olmadığını, boşuna emek sarf etmemelerini söyledi...
Beethoven çok çalıştı, çabaladı, sabretti,azmini hiç kaybetmedi ve dünyanın “en iyi bestekâr”larından biri oldu.
 Mimar Sinan  Yeniçeri Ocağı’na girdikten sonra çalıştı, çabaladı, önüne gelen fırsatları değerlendirdi çağa damgasını  vuran,muhteşem eserlere imza atan  bir mimar oldu.…
Her insana muhtelif alanlarda kabiliyet bahşedilmiştir.Kabiliyetin eğitimle geliştirilmesi ve çaba ile cilalanmasına ihtiyaç vardır.Ondan sonra sıra “istem”eye gelir: Çok isteyeceksiniz. İnanacaksınız, çalışacaksınız, asla pes etmeyeceksiniz, kesinlikle vazgeçmeyeceksiniz ve nihayet başaracaksınız.Her insan yapabileceğine inandığı her şeyi yapabilir!Belki her adım atışta risk alacaksınız: Risk almazsanız, kendinizi gerektiğinde zora sokmazsanız, yorulduğunuz anda çekilirseniz, kaybedersiniz! Kaplumbağa kabuğunun içinde güvendedir, ancak bir yerlere gidebilmek için başını kabuğundan dışarı çıkarmak zorundadır, bu ise risktir; risk almadığı takdirde hiçbir yere gidemeyeceğini kaplumbağa çok iyi bilir ve hedefe ulaşmak için risk alır.
Başarıya giden yolda önce hedef belirlenmeli.
Fatih Sultan  Mehmed’e gelinceye kadar, bir sürü komutan, padişah, ordu,İstanbul'u fethetmek için beşyüz defa  sefer düzenlendi.Fakat fetih Fatih  Sultan Mehmet'e nasip oldu.Fethe giden yolda madde ve mana planında yapılması gereken her şey bihakkın icra edilmişti.Hz.Peygamberin müjdesine mazhar olma isteğindeki samimiyet,azim ve kararlılık ,zaferle sonuçlanmıştı.“Ya ben Bizans’ı alırım, ya Bizans beni!..” diyerek ölümüne yürüdü…
Unutmayınız: Nereye kadar isterseniz, oraya kadar ulaşırsınız!
“İmkânsızlık” yoktur; “başka imkân” aramayanlar vardır…
“Umutsuzluk” yoktur,umudunu kaybedenler  vardır; “menfilik” yoktur, “bahaneler” vardır; “ kifayetsizlik” yoktur, “tembellikler”   vardır. 
 

Anahtar Kelimeler : Konuralp USTA,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/19%20Nisan%20CUMA-1.jpg

Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı