25 Eylül 2018 16:01
-A +A
Taylan Özgür Köşker

Taylan Özgür Köşker

Bozlak

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

Bir başka, büyülü bir dünyadan gelir gibidir sesleri onların. Seslerinde onca yüz yılların acılarını, sevinçlerini, özlemlerini, öfkelerini günümüze taşırlar. Bizi bizden alırlar. Dinledikçe kendinizden geçersiniz, kendinizi bulursunuz. O sözlerin derinliğinde kaybolursunuz. Saatlerce hatta günlerce bile dinleyebilirsiniz. Hepsinde o özü bulursunuz. Sanki olgunlaşmış, dallarından sarkan olgun meyve gibidir onları dinlemenin tadı. İçli, yanık sesleriyle tüm sözleri havalandırırlar. Lirik, duygulu...                Son temsilcilerinden biri Neşet Ertaş´tı. Hacı Taşan, Muharrem Ertaş, Çekiç Ali... Günümüzde bu geleneği sürdürmeye çalışan yetenekli, usta sanatçı İsmail Altunsaray... Ezgilerinde Pir Sultan Abdal´ın, Karacaoğlan´ın, Dadaloğlu´nun, Aşık Veysel´in ağırlığını taşırlar.
             Bugün ayın ışığı
             Elinde bal kaşığı
             Yine nerden geliyon da              
             Mahlenin yakışığı
                    Vay nerdesin nerdesin
                    Kaldır camın perdesin
                    Diyeceğim çok amma
                    Pek kalabalık yerdesin...
             Vay ne olur ne olur
  sevda sırıynan olur
             gözdür alemi gezer de
             gönül biriynen olur
                    karşıdan geçti gelin
                    elinde testi gelin
                    sallan boyun göreyim
                    gençliğim geçti gelin...
               Bu geleneğe Abdal geleneği denilir. Abdallar, yöredeki tüm düğünlere davulları, zurnaları, kemanlarıyla gelirler. Genelde güneş yanığı, esmer, kederli bir yüzleri vardır. En hareketli türkülerinde bile derinden gelen bir hüznü duyumsarsınız. Çocukluğum Kırşehir´de geçti benim. Bu güzel insanları tanıdım, gördüm. Şenlendirdikleri düğünlerde onları gözledim. Hiç kimseye en ufak bir zararları, bir kem sözleri olmamıştır. Her zaman saygılı, ölçülü bir tavırla sanatlarını sunan bu insanlar Anadolu kültürünün en güzel örneklerindendir.
             Karanfil suyu neyler
             Güzel kokuyu neyler
             İki baş bir yastıkta
             O göz uykuyu neyler
                    Buraya kadar Neşet Ertaş alır, sonrasında ozanın babası usta sanatçı Muharrem Ertaş sürdürür:
                    karanfil katar oldu.
                    ayrılık yeter oldu.
                    şu benim nazlı yarim,
                    burnuma tüter oldu...
               Bu duyarlı, coşkulu sanatçıların açıkça bir reklamları bile olmamıştır. Onları elbet tanıyan tanıyordur. Bilen biliyordur. Onlar, hiçbir şekilde birbirlerini taklit etmeden kendi iç dünyalarına göre bir sentez oluşturup söylerler. Çok başarılı, orijinal bir sentezdir bu. Her zaman yeni bir zevk ve güzellik peşinde koşan bir sanatçı portresi çizerler. Saz çalarlar. Bazen uda, bazen cümbüşe benzer sesler duyarız. Sazın telleri üzerindeki parmakların ve tezenenin kelebekler gibi uçuştuğunu duyumsarız. Hepsinin kendilerine özgü bir rengi, kokusu vardır.
                  Aşağıdan kalktı bir akça geyik
                  Kırıktır kollarım tutmuyor seyik
                  Mahı camalın görünce titirer kayık
                  Kızılırmak senden geçti bir gelin
        Taramış zülfünü kırkmış kabadan
        Ayrı düşmüş anayınan babadan
        Bir gelin tezikmiş büyük obadan
        Yayla sana sökün etti bir gelin
                  Aşağıdan kalktı cenderin özü
                  Aşkınan ağlattın gelin sen bizi
 Şöyle duruşun da değer yüzbin kırmızı
                  Yayla sana sökün etti bu gelin...
               Bir zamanlar Avrupalı bir yazarın Yaşar Kemal´in İnce Memed romanı için, "Bu roman, vahşi ve muhteşem bir türküye benziyor..." dediği
gibi. Bu türküler, bambaşka, büyülü diyarların muhteşem seslerinin türküleridir. Orta Anadolu´daki Abdal aşiretlerinin türküleridir. Muharrem Ertaş, Çukurovalı Ozan Dadaloğlu´nun şu sözlerini de havalandırmıştır,
             kalktı göç eyledi avşar elleri,
             ağır ağır giden eller bizimdir.
             arap atlar yakın eder ırağı,
             yüce dağdan aşan yollar bizimdir...
                Aşık geleneğinden gelen usta yazar Yaşar Kemal´in, Neşet Ertaş´ın, Pir Sultan Abdal´ın, Dadaloğlu´nun, Aşık Veysel´in, Muharrem Ertaş´ın, Hacı Taşan´ın, Çekiç Ali´nin ve bilcümle ozanların yüzü suyu hürmetine...



Anahtar Kelimeler : Taylan ÖZGÜR KÖŞKER ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/23%20Ekim%20Sal%C4%B1-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı