17 Nisan 2019 14:06
-A +A
Polat Bilici

Polat Bilici

ÇOK BİLMİŞLER

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

Hani bazen insanlar kendilerini çok bilmiş sanır da dediğim dedik der kendi doğruları dışında hiçbir şey kabul etmezler ya...
Bu insanların belirli bir mevkiye gelip de yetki sahibi olduklarında senin uygulaman yanlış deme şansın da kalmıyor.
Zaten belirli bir makama geldiklerinde etrafını öyle çıkarcı kişiler sarar ki, doğru yolu göstereceklerine, bir de yanlışını onaylar ve hatta biraz daha yanlış yapmaya yönlendirirler.
Bu çok bilmişler tüm meslek dallarını bilirler !!! ve mesleğinde belirli kariyere gelen insanları ya eleştirirler, ya da umursamazlar.
Hatta onları cahillikle de suçlarlar.
Bunlar zaten belirli bir makam ve mevkiye geldiklerinde, halkın arasına inmez, halkla iç içe olan kendi emrindeki kişilerden de hiç detaylı bilgi almazlar.
Sorunlar için hazırlanan raporları öylesine bakar imzalar ve dosyasına konularak, tozlu raflara kaldırılır...
Varsa yoksa protokol ve yemekli toplantılar, bunun dışında kendisinin bağlı olduğu üst seviyedeki kişilerin de kapılarının önünden ayrılmaz,
"Bulunduğum mevkiden acaba nasıl bir üst mevkiye yükselirim? hesapları içindedirler.
Oysa kendisinin bilgi ve becerisiyle, halka yaklaşımıyla, yaptığı hizmetler hala unutulmayan rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu gibi kişilerden de hiç örnek almazlar.
Hep, emek sarf etmeden, daha üst mevkilere gelme çabasındalar.
Bu yetkili kişilere sadece devlet kurumlarında değil ,özel sektörde de karşılaşabiliriz.
Örnek vermek gerekirse, iş kazaları sonucu hayatını kaybeden ve tekerlekli sandalyeye mahkum olan kişileri üzülerek de olsa izliyor ve belirli bir zaman diliminde unutuveriyoruz.
Aslında bu kazaların olmasına sebebiyet veren en büyük etken iletişim bozukluğundan kaynaklıdır.
Şöyle ki:
O özel sektörünün başında bulunan kişi, hiçbir zaman o işyerinde çalışan kişilerle bire bir diyalog kurup onların sorunlarını tek ağızdan dinlemiyor, ne yapalım, ne edelim, nasıl yaparsak hem iş güvenliğini sağlarız ve üretimi artırırız gibi bir arayışa girmez.
Sorunları ve ne yapması gerektiği gibi bilgileri bir alt kademesindeki yetkiliye, o da bir altındaki yetkiliye derken silsile yoluyla savsaklama devam eder gider.
Bu silsile yolunu kim çıkartmıştır acaba?
Hep onu merak eder dururum. Adeta çalışanlara vurulmuş bir pranga gibidir.
Gelişmişliğin önündeki en büyük engeldir.
Bu uygulama olmuyor işte hâlâ ne inat eder durursunuz ki?..
Ben meslek hayatıma ömrümün en güzel çağlarını verdim ve emekliye ayrıldım. Bu zaman zarfında hiçbir emniyet müdürümüz bizi peyderpey, toplantıda başımızdaki amirleri uzaklaştırıp da bizi dinlemediler.
Dinleselerdi buna kesin kes inanıyorum ki çok büyük mesafeleri kateder, kendi aramızda fikir teatisi sonucu hepsi olmasa da çoğunu çözerdik.
Oysa düşünmezler ki eski padişahların dahi tebdili kıyafetle halkın arasına girip ,onların sorunlarını dertlerini tek ağızdan dinledikleri veya alacağı bir karar için halkın nabzını yoklamaya çalıştıkları gibi...
Bırakalım hasbel kader belirli makamlara gelenleri.
Ya şunlara ne demeli ?
Sıcak odalarında oturup, devletten maaş alıp bir eli yağda bir eli balda olup da ülke yönetimine tek başına talip olan klavye kahramanlarına...
Son zamanlarda öyle kişilerle karşılaşıyorum ki, ya birebir konuşmalarda ya da yorumlarını gördükçe hayretler içinde kalıyorum bu çok bilmişlerin. .
Oysa o biliyorum sandığı ama bilmediği gün gibi aşikar.
Bu çok bilmiş kişi veya kişiler kendilerini tüm meslek dallarını biliyorum sanırlar.
Bırak meslek dallarını, ülke yönetimine dahi talip olurlar, kulaktan dolma bir şey öğrendiğinden doğruluk derecesini araştırmadan da hemen inanıverirler.
"Bu ülkeyi en iyi kim idare eder?" diye sorsan "Ben ben ben" der dururlar.
Bunlar bırak pratiği, iyi bir teorisyen bile değiller, teorileri yoktur ki,pratiğe uygulasınlar.
Aslında kendi dediklerine kendileri de inanmazlar.
Yapılan hiçbir iyi şeyi beğenmezler, beğenseler de beğenmemiş gibi görünürler.
Kendilerini öyle üst düzeyde görürler ki neredeyse devlet erkanını ve Genel kurmayı ayaklarına çağırıp, kendisine brifing verilmesini dahi isterler.
Eee ne yapalım işte?
Bunlar da böyleler...
Zamane hastalığı...
Çok bilmişler !


Anahtar Kelimeler : Polat BİLİCİ ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/21%20May%C4%B1s%20%C3%87%C4%B1nar-1.jpg

Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı