9 Ağustos 2018 16:03
-A +A
Turan Ateş

Turan Ateş

DOĞU İLLERİMİZ ve PKK.....

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

Ben 1973 yılında Eğitim Enstitüleri sınavına girdim ve Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Matematik Bölümüne kayıt yaptırdım...
Diyarbakır ilimizi ilk kez gördüm... Çok beğendim....
Sıcak... Sıcakkkk... Sımsıcak insanları vardı.... Dicle Palas Otelinde kaldım....
Edindiğim arkadaşlarla Diyarbakır peyniri, yöresel pide... Domates kavun ve kırmızı şarap...
Dicle Nehri kenarındaki sohbetlerimiz. Sonrada Ankara Hukuk Fakültesine geçtim....
14 Ekim 1973 Milletvekili Seçimleri.
Karaoğlan Ecevit'in o muhteşem kalabalık mitingini izledim.
Otelde geç vakitlere kadar; TRT-Radyodan Seçim Sonuçlarını izleme.
Sonrada Ankara Hukuk Fakültesine geçtim.
Ve Aralık 1973 Maaşımı alarak Ankara. Cumhuriyet Öğrenci Yurduna yerleştim.
Merhum Ecevit'in Hükümet kurma çalışmaları.
Merhum Demirel'in uğraşları.
Ve Sonunda CHP-MSP Koalisyonu.
Kıbrıs Barış Harekatı. Ve Koalisyonun dağılım.
1.Milliyetçi Cephe Hükümeti. Kamplaşmaların süratlenmesi. Öğrenci olayları yeni bir boyut aldı.
Öğrenci Grupları; Sosyal Demokrasi Dernekleri, Devrimci Öğrenci Dernekleri,İslamcı Gençlik, Milliyetçi Öğrenci Dernekleri-Ülkü ocakları ve Doğu Devrimci Kültür Ocakları (DDKO).
Yurttaki odamda üç arkadaş kalıyoruz. Birisi Adıyaman-Kahtalı. Dolayısıyla Kürt Halkının ezildiğini ve sömürüldüğünü ileri sürüyor.
Hukuk öğrenimim sırasında; Cebeci Yurdunda Abdullah Öcalan'ı tanıdım... Siyasal Bilgiler Fakültesinde Öğrenci olduğu ve Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğünde Memur olarak çalıştığı söylendi... Ama zamanlar sıradan ve eylemlerin içinde olan bir öğrenciydi. Liderlik durumu da yoktu... Tabii ki; etkinlikleri de DDKO örgütü kapsamındaydı.
5 Haziran 1977 Milletvekili Seçimleri süreci....
Ecevit'e yapılan ve yapılmak istenen Suikast Olayları....
Sonuç; Ecevit’in CHP'si 213 Milletvekili ile birinci Parti...Ama Demirel; İkinci Milliyetçi Cephe Hükümetini kurdu...
xxxxxx
Ben Danıştay'da kısa süren İdari Yargı Hakimliğim sonunda; isteğim ile ayrılara, bir süre hakimlik stajımdan sonra; Diyarbakır Dicle ilçesi Hakimliğine kura sonucu atanmam....
Sevinerek ve gülerek gittim, görev yerime...
Çünkü daha önceleri Diyarbakır' tanımıştım, kısa bir süre de olsa....
Diyarbakır ve çevre illerde sıkıyönetim uygulaması devam ediyordu...
Güney Doğu Bölgemizde Apocular adında bir Yasa dışı Terör Örgütü türedi... Bir süre sonra örgütün gerçek adının Partiy-e Kürdistan-ı Kurtuluş olduğunu yani kısaca PKK olduğu Sıkıyönetim Komutanlığınca açıklandı.....
Örgüt etkiliydi.... Önceleri KUK adlı bir örgüt sesini duyuruyordu....
Kolordu ve Sıkıyönetim Komutan Korgeneral Cemallettin Altınok Paşa mülayim ve de Demokrat bir kişiydi .Dicle ilçesine geldiğinde Bizleri de ziyaret etti ve birlikte ilçe sokaklarını dolaştık....
Sonra ne oldu? 12. Eylül 1980 Askeri Müdahalesi oldu.
Sıkıyönetim Komutanı 30 Ağustos'ta değişti ve yerine aynı rütbede Kemal Yamak Paşa getirildi.
Korgeneral Kemal Yamak Paşa ile 1980 yılı Kasım Ayı ortalarında Karargahında 15 dakika baş başa kalarak bir görüşmemiz oldu....
Bu görüşmemizde aramızda geçen görüşme konusunu ve geçen sohbeti açıklama gereğini duyuyorum ve de açıklıyorum...
Paşa Bana; "Hakim Bey ne zamandan beri bu bölgedesiniz?" dedi...
Ben; " Bir yılı geçtiğini ve 1973 yılı sonlarında Eğitim Enstitüsüne devam ettiğimi ve Bölgeyi yeteri kadar tanıdığımı açıkladım.
Yamak Paşa bana; " Hakim Bey bu bölgenin terörden arındırılmasının ve halkın huzuru için yapılması gerekenler nelerdir?" dedi.
Ben; "Paşam. Türkiye bu sorunun çözümü için elinden var olan olanağı kaçırdı. Biz Cumhuriyet Döneminde Balkanlardan çok göç aldık.  Romen, Bulgar, Yunan, Arnavut, Yugoslav.
Ve Kafkasya'dan Çeçen, Azeri, Laz, Gürcü, Abaza, Çerkez.
Biz bu Göçleri neden doğu illerimize yönlendirmedik...
Bu Bölgelerde gelen insanlarımızın elinde sanat vardı...Üretime yönelik eğitimliydiler...Köyler, mahalleler, bu insan unsuruna göre kurulur...Mevcut Kürt Halkımızla önceleri Ticaret sonraları kız alış-verişi sonucu akrabalıklar oluşur ve çeşitli kültürdeki insanlar kaynaşırdı...Yörenin toprağı verimli. Tarım ve tarım benzeri üretimler oluşur, Krt Halkı kardeşlerimizi de bu gelen insanlar eğitirdi. Üretim olduğu yerde ticaret ve ekonomik gelişme olurdu. Bu ülkenin etkin Feodal yapısı kapsamında olanları da zorunlu iskan getirerek; başka bölgelere gönderilirdi.
Bu bölgelerdeki insanların işi olurdu. İşi olanın aşı olurdu. Aşı olanın da eşi olurdu.
İş; aşı ve eşi olan kişinin terörle ne işi olabilir ki.
1948'li yıllarda benim memleketimde-köyüme iki tane Bulgaristan'dan göçmen aile geldi...
Bu ailelerden annelerimiz, ütü yapmayı, bazı dikişleri onlardan öğrendiler.
Salatalarda sirke kullanmayı ve sirke yapmayı. Çeşitli pekmez üretmeyi. Patatesten çeşitli yemekler yapmayı bu ailelerden öğrendiler ailelerimiz. Beşik çatı tek katlı evleri vardı. Oturma odaları. Mutfakları ve yatak odaları vardı. Evin önünde odun fırınları vardı. Kendilerine özgü ekmek üretiyorlardı. Erkekleri, ağaç işlerinde usta konumundaydılar. Çok temiz giyinirlerdi. iş elbiseleri ve günlük giysileri ayrı ayrı idi.
Bu insanlar bir laboratuar ve üniversite idiler, bizler için."
Paşa beni hayranlık içinde dinledi." Hakim Bey, sizinle ileri de yine görüşelim" dedi.
Paşa Kara Kuvvetleri Komutanı ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri oldu; etrafını aşıp; görüşme sağlayamadım...
xxxxx
Gelmiş geçmiş tüm siyasal yönetimler; doğu-güney doğu halkının eğitimi için; bir yatırım yapmamıştır.
Halk eğitilmemiştir. Ağalar, şeyhler ve beyler halk üzerinde bir baskı oluşturarak; Kendilerine köle konumunda olarak bağlamışlardır.
Sakarya İlinde görevliyim...
Güney Doğulu bir Hakim arkadaşımızın anlatımı....
"Gezici arabalarda kavun satan kişiden kavun alır.
Parasını almak istemez satıcı kişi.
Sen, bölgemizdeki ağanın oğlusun. Nasıl alırız senden biz bu parayı?"derler.
Arkadaşımız bu olayı zevkle anlatıyor. Ben şahsen utanç duyarım; yöremden birilerinin bu şekilde satış yaparak geçim sağlamasından. Ama o bölgenin ağa,şeyh ve bey takımının halka bakışı bu şekildedir.
Sonuç olarak; konu eğitime dayanıyor.
Halkın eğitimi çok önemlidir. Kuzey Avrupa ülkelerinde; çeşitli insan-millet-gruplarından oluşan devletler var. Hiç birisinde bu tür sorunlar yaşanmıyor. Herkes eğitimli.
Eğitim derken; çağdaş ve bilime dayanan bir eğitim.
Saygı ile.


Anahtar Kelimeler : Turan ATEŞ ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/23%20Ekim%20Sal%C4%B1-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı