14 Nisan 2018 16:15
-A +A
Polat Bilici

Polat Bilici

Dul

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

         Diri diri mezara girmek gibidir dul kalmak.
         Sosyal faaliyetlerin çoğuna gidemezsiniz.
         Dul bir bayanla eski samimiyetinizi sürdüremezsiniz.
         Geleniniz gideniniz yavaş yavaş ayağını keser. Çok önemli bir şey olmadığı sürece, ne onlar gelir, ne de sen gidebilirsin.
         Anlayacağınız, gözler hep senin üstündedir. Bir dul bayanla bir yerde oturup bir şeyler içseniz: "Gördünüz mü, nasıl da buldular birbirlerini?" diye yorum bile yaparlar.
         "Kıı falancayla, fişmancayı gördüm kafede. Bi de sıkı fıkıydılar ki nasıl!" Bir diğeri de; "Anamm zatı bildiydim kıı. Onlar çoktan işi pişirmişler." Bir diğeri de; "Dedikodu yapmış gibi olmayayım da, bizim herif görmüş ikisini pazar yerinde. Manavın tezgahında limon seçiyorlarmış."
         Sanki suç işlemişsin gibi söylemler sürer gider.
         Hatta facede bile eski samimiyetiniz kesilir. Paylaşımlarına beğeni dahi koymazlar: "Neme lazım anam, sonra laf söz olur" diyerek.
         Ne kötüdür dul kalmak. Sanki potansiyel suçlu gibisindir artık, yaşamın son diliminde.
         Elin dul adamıdır artık adın.
         Bazılarınız diyecek ki: "Sen de evlen o zaman!"
         Evlen demek çok kolay! Bende bu şans varken çok zor evlenirim.
         Kaç tane dünürcüm geldiyse, hepsi birbirinden pintiydi. Benim gibi bir adama teklif ettikleri başlığı bir duysanız, siz de bana hak verirsiniz.
         Üzerime bir daire, sıfır bir arabadan başka hiçbir şey kaydetmiyorlar. Ben de kurban ediyorum, hiç birine varmıyorum. Var mı öyle gül gibi adamı ucuza almak?
         Hani şu asansörde nikah mevzusunu ortaya atan bir yobaz vardı ya, onun söylemine bayağı inananlar olmuş.
         Asansörü dahi, haremlik-selamlık yaptılar.
         Son zamanlarda binamızın bayanları, benimle asansöre binmiyorlar artık. "Sen bin abii" diyerek.
         Ben de: "Olur abla" diyorum...
         Neyse bu kadar mizah yeter. Belli olmaz, biraz sonra bir mizah daha yapabilirim.
         Evlilik çok kutsaldır. Tabii ki dengini bulursan. Dengini bulursanız cenetteymiş gibi olursunuz. Allah etmesin dengine denk gelmezseniz, işte o zaman yandın cehennem ateşinde.
         Evlilik özveri ister. Birbirine güven duymaları gerekir. Hele ki yaşlıların daha çok evliliğe ihtiyaçları vardır. Çünkü eski enerjileri yoktur artık. Onların birer bastona ihtiyaçları vardır. İşte o bastonları eşleridir. Birbirlerine tutunurlar artık, son durağa yaklaşırlarken.
         Yalnız tek başına gezemezsiniz deniz sahilinde. Balkonda tek başına oturmak çok zordur, en güzel manzara karşında olsa da...
         Diğer balkonda oturan eşlere gönlün düşer. Gıptayla bakarsın onlara. Hele de yaşı karaleççe bayan birazda cilveliyse.
         İkinci bahardaki Türkan Şoray'ı ve Şener Şen'i bulmak çok zordur hani. Türkan Şoray gibi özverili bir kadını yılmadan bıkmadan arayacağım. Bulamazsam da canım sağ olsun. Zaten Hurilerim beni beklemekte! Cennetin ilk durağında, "Gel be Polat'ım, artık gel. Nerede kaldın? Sabrımız tükenmekte" diyerek...
         Çok yanlış evlilikler gördüm ve şahit oldum. Bunların çoğu akrabalarımdı. Onlar gibi olacağıma, yerin dibine girsin öyle evlilik.
         Benim için en önemli olan eşimin bana emanet ettiği yavrularımdır. Onların saçının telini dünyalara değişmem.
         Neyse lafı fazla uzatmayayım, birazdan dünürcülerim gelecek..


Anahtar Kelimeler : Polat BİLİCİ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/21%20MAYIS%20%C3%87INAR-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı