11 Eylül 2018 16:01
-A +A
Seda Kızıltepe Baysal

Seda Kızıltepe Baysal

Eski Geleneklerimiz

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

Dünkü köşe yazımda hazır Seyfe Gölü'nden bahsetmişken sizi çocukluğumun tarif dahi edilemez heyecanlarına götürmek istedim bugün.
Neden mi çünkü özledim çocukluğumu.
Mucur'a bağlı Budak Köyü'nde geçti en heyecanlı günlerimiz. Sabahın en erkan saatlerinde kalkar kahvaltımızı yapar yapmaz doğal ürünlerin de verdiği enerji ile köyün sokaklarına atardık kendimizi. Korkmazdık araba geçecek, kaza olacak, ya da birisi bir laf söyleyecek diye.
Çünkü o zamanlarda kimse birbirini kıracak tek bir kelime dahi etmez, komşuluk hatırı sayarlardı.
Mucur'un Paris'i gibiydi köyümüz. Turistler gelir Seyfe'de antika makinalarla fotoğraf çekinir köyümüzün buz gibi suyundan o zaman çok da bilmediğimiz küçük pet şişelere alıp giderlerdi.
İlginç gelirdi o zamanlar küçük pet şişeler bizlere. Kocaman upuzun arabaları vardı turistlerin o zaman plakalarını dahi okumaya korktuğumuz. Çünkü anne ve babalarımız o zaman sokağa çıkmadan tembihlerlerdi bizleri. Dikkatli olun diye.
Bayram sabahları en neşeli günlerimiz olurdu Mucur'da. Arefe günü kına yakardı büyüklerimiz ellerimize kimin eli daha çok kızarırsa ona on tane şeker fazla verirdi dedemiz. Harçlık merasimine çok girmek istemiyorum çünkü alırken değil de sonrasında senin paran çok benim param çok diye ağız dalaşı yapardık kuzenlerle.
Ve çıkardık Budak'ın müstakil yemyeşil evlerinin arasında şeker toplamaya. Kimi çikolata ikram ederdi bize kimi ve cam şeker diye tabir edilenlerden. Mutluyduk eve döndüğümüzde. Fakat biz birçok evden aldığımız iki üç şekerle poşetlerimizi doldurmanın telaşındaydık. Eve geldiğimizde kim daha çok şeker toplamış diye oturur tek tek sayardık. Maksat matematiğimiz güçlensin öyle değil mi(!)
Budak Köyü'nün akşamları da bambaşkaydı. Cıvıl cıvıl çocuk seslerinin yanına köydeki bayanların dedikoduları karışırdı.
Şimdi kimse kalmadı köyde. Tıpkı şehirler gibi. Akşamları çok sakin ve karanlık. Ne çocuk sesi var ne de tatlı bir telaş. Fakat böyle olmamalı. 2013 yılında Kırşehir'de dünyaya gözlerini açan oğluma bu heyecanları yaşatmak istiyorum. Gelenek ve göreneklerini unutmasın diye her fırsatta Mucur'un yolunu tutuyoruz birlikte. Gece gündüz farketmez. Budak'ın meşhur harman yerine buğdayların arasına atıyorum ve kaşınana kadar oynuyoruz birlikte. Akşamları çıkarıyorum sokağa ve diğer çocukları da evlerinden çağırıyoruz. Hep birlikte çocukluğumuzun o eski günlerini yaşamaya çalışıyoruz. Ha eski heyecanı eski coşkusu var mı? Elbette yok. arkadaşlıkların yerini alan çıkarlar ve menfaatleri öğrenmesin istiyorum çocuklarımız.
Düştüğümüzde ağrıyan dizlerimiz olsun sadece istiyorum. Bugünkü gibi yüreklerimiz kanamasın yeter ki. El ne der diye düşünmeden, kendi mutluluğumuz için (tabi ki bencillik etmeden) yaşayalım musmutlu.
Keşke hiç büyümeseydik sözünden de nefret ediyorum.
İyi ki büyümüşüz ve iyi ki o günleri özlememeleri için çocuklarımıza bunları öğretiyoruz.
Sağlıcakla kalın.


Anahtar Kelimeler : Seda KIZILTEPE BAYSAL ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/17%20Kas%C4%B1m%20%C3%87%C4%B1nar-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı