21 Mayıs 2018 16:00
-A +A
Ceyda Çelik

Ceyda Çelik

Eski Ramazanlar

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

        Rahmet ve bereket ayı olan mübarek Ramazan Ayına, 11 ayın sultanına erişmenin sevincini bir kez daha yaşıyoruz.
        Her ne kadar anlatılan o eski Ramazanlar kadar olmasa da oruç tutmanın feyzi almış olduğumuz manevi tat; midemiz ile birlikte nefsimizin ve ruhumuzun da terbiye edilmesi bir başka güzel.
Klasikleşmiş olan “Nerede o eski ramazanlar?” lafına dayanarak bende hatırlatmak istedim. Genç yaşıma rağmen büyüklerimden duyduğum Ramazanın şimdilerde tadının kalmadığı, eskiden davul ile başlayan ve dile gelen maniler ile kurulan sahur sofraları kurulduğu anlatılır. Büyük bir heyecanla hazırlanan yemekler, şimdilerde ise davulcuların teneke çalar gibi çıkan o ürkütücü davul seslerinden dolayı insanların rahatsız oluşu ve durum böyle olunca da artık insanları telefonların alarmları kaldırır oldu.
İftara saatler kala beklenen o uzun pide kuyrukları, edilen sohbetler ve insanların o kokuyla kendini terbiye edişi gün geçtikçe yok oldu. Şimdiyse kuyruk oluşturacak kalabalık olmayışına tanık oluyoruz.
Top sesleriyle birlikte ezan sesini duymak için kapı ve pencerelerde bekleyen kulaklar, artık oruçlarını televizyona bakarak açar olmuş. İsraf edilmeden hazırlanan yemeklerle açılan iftar, günümüzde kuş sütünün bile eksik olmadığı ama doyulmayan sofralara yerini bıraktı.
Özenle hazırlanan Ramazan paketlerini alan ihtiyaç sahipleri bu yardımın kimin yaptığını bilmezlerdi ve tanımadıkları yardım yapan insanların arkasından dua ederlerdi. Günümüzde ise gizlisi saklısı kalmadan şov yaparak dağıtılan Ramazan paketleri medya aracılığıyla ihtiyaç sahiplerini utandırılarak yapılır olmuş. Eski Ramazanların en güzel göstergesi insanlar arasındaki paylaşımlardı. Günümüzdeki paylaşımlarsa yalnızca aynı masada oturanlar arasında…
Önceleri oruç tutmayanlar tutanlara saygı gösterip yanlarında bir şeyler yiyip içmezlerdi. Ama günümüzde bu durum ortadan kalktı. İnsanlar yanındakinin oruç olup olmadığını düşünmeden rahatça yemek yiyip içebiliyorlar.
Günümüzde, neredeyse oruç tutana saygı kalmadı. İftardan sonra Teravih namazları, camilerde oynayan çocuk sesleriyle devam eden gün meydanda kurulan sıcak ve huzurlu eğlenceyle sona ererdi.  Şöyle bakacak olursak benim bile nerede o eski Ramazanlar diyesim geliyor.
Eskiden bu kadar fazla yapılaşma yok iken, komşuluklar, arkadaşlıklar, dostluklar daha güzeldi. Herkes birbirini tanırdı. Aradaki bağlar kuvvetli olduğu içinde insanların yalnız iftar yapmaları mümkün değildi. Ramazan ayında herkes bir eve toplanırdı. Günümüzde ise artık apartmanlara sıkışıp kalmış insanlar, daha karşı komşusunu bile tanımıyorlar. İnsanların ilişkileri artan teknoloji ile iyice azaldığı bu dönemde eski Ramazanları özlememek ne mümkün!
Peygamber Efendimiz, “Eğer ümmetim Ramazanın kıymetini hakkıyla bilmiş olsaydı, yılın bütün günlerinin Ramazan olmasını isterdi” buyurmuşlardır.
Gönül ister ki toplumda dost olma, arkadaşlık, akrabalık bağları yeniden çoğalsın.
Kin, nefret, kavga ve kötü niyetin olmadığı bir topluma tekrar kavuşur ve Ramazanı, bayramları ve daha nice özel günlerin kıymetini geçmişi yâd ederek hatırlamak zorunda kalmayız.


Anahtar Kelimeler : Ceyda ÇELİK ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

handan yıldız bayrak

22:53 27 Mayıs 2018

tebrikler ;)
1000
Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/18%20HAZ%C4%B0RAN%20%C3%87INAR-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı