11 Temmuz 2018 16:01
-A +A
Turan Ateş

Turan Ateş

Hakimlik sınavı ve Hakim Atamaları

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

         Birkaç gündür Sosyal Medyada ve Hukuk çevrelerinde-BARO-bir dedi-kodu." Atanan 900 Hakim-Savcının 800 tanesi AK Parti'de görev almış yönetici,milletvekili adayı olmuş ve AK Parti'ye kayıtlı Avukat."
         Yukarıdaki iddia doğru mudur? Bilmiyorum. Ancak medyadan haber-yorum. Doğru ise; üzücü. Ama "bir şeyin şuyuuu vukundan beterdir" derler.
         Bunun dedikodusu dahi çok kötü. Hakimlere güvenmemiz gerekir. Bu Haber güveni sarsar.
xxxxxx
         Ben 1977 Aralık döneminde fakülteyi bitirdim. Üç arkadaş bir araya geldik ve Adalet Bakanlığı'na gittik. Yapılacak olan Hakimlik Sınavının 1978 yılı Şubat Ayı'na alınması isteğimiz...
         Üç Kişilik grubunda sözcüsüyüm. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Sayın Melih Özgü Bey ile rahatça -randevumuz olmamasına rağmen- görüştük. Aralık ayı içinde yapılacak sınavın Şubat Ayı'na ertelenmesini talep ettik. Talebimize pek sıcak bakmadı...
         Üç Arkadaş bu kez; fakültemize yeni dekan seçilen Hocamız merhum Prf.Dr. Turgut Akıntürk'ü ziyaret ettik. Durumumuzu ve Bakanlık Müsteşarının tutumunu ilettik. Sayın Adalet Bakanı Necmettin Cevheri Bey'in bizim okul mezunu olduğunu. Bir yerde yemek olduğunu. O yemekte kendisine ileteceğini, hocalarımızdan Gürgan Çelebican, Seza Reisoğlu ve Adnan Güriz ile bu konuda görüşmemizi ve Bakan ile samimi olduklarını bize iletti.
         Başarı sağladık. Sınavı Şubat 1978 gününe ertelettik...
xxxxxxxxx
         Ben bu süreçte; o zamanki Yüksek Hakimler Kurulunda görevli bir memur arkadaşım aracılığı ile 10 yıllık bir süreçte Hakimlik Sınavında sorulan soruları aldım. Bu olgu benim çok işime yaradı. Hangi derslerden ve ne türden sorular geliyor? Bu çalışma benim çok işime yaradı...
         Sonuçlar açıklandı...Ve sözlü mülakata çağrıldım...
         Benden önceki adaya ; grev-lokavt soruldu. Yeterli cevap alamadılar. Aynı soru bana yönetildi...Ben bir yasa olan Grev-Lokavt yasasının düzenlediğini,  Anayasada grev ile ilgili bir düzenlemenin olduğunu,  lokavt ile ilgili bir düzenlemenin olmadığını. Konunun Anayasa Mahkemesi'ne götürüldüğünü,  Anayasa Mahkemesinin de; Anayasaya aykırı olmadığına karar verdiğini söyledim. Sınav Komisyonu bu kez bana; "Lokavtın Anayasa'ya aykırı olup olmadığını ısrarla sormaya başladılar. Siyasi tartışmaların yapıldığını, bu konuya girmek istemediğimi, işsizliğin olduğu bir ülkede doğrudan lokavtın yanlış olduğunu.
         Bu kez de; Bizim amacımız, adayın siyasi yönünü değil. Bilgi, beceri ve zekasını öğrenmektir. Dediler. Bende; şu tartışmamız, size benim zekamı, bilgi ve becerim göstermiyor mu? dedim. Güldüler.
         Tabii ki. MİT Araştırmaları yapılıyor. Çocukluğumuzdan sınav gününe dek; tüm yaşamımız.Aile yaşamımız. Siyasi etkinliklerimiz araştırılıyor. Bir yetkili bana şunu söyledi. Bölücü Terör Örgütü ile irtibatlı olanlar Laik Cumhuriyet İlkelerine karşı olanlar bu mesleğe kabul edilemezler. O zaman yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre; "Siyasi Partilere ve yan örgütlerine kayıtlı olanlar geçmiş dönemde kayıtlı olmuş olanlar bu mesleğe Kesin olarak kabul edilmiyordu.
         Bir yıllık adaylık sürecimiz vardı. Staj yapıyorduk. Sonra Mesleğe kabul edilerek atamalarımız yapılıyordu.
         Bu Kurallar 2000'li yıllardan sonra hızla bozuldu.Yargı bugün bunun sancılarını yaşıyor.
xxxxxxxxxxxxxx
         Büyük kentlere ve özellikle de İstanbul Adliyesi'nde çok genç hakim arkadaşları görüyoruz. Hakimlik,uzun ve sürekli bir deneyimi gerektiren bir meslektir. Genç Hakimlerimiz İstanbul gibi; iş yükü çok olan mahkemelerde sıkılıyorlar. İyi niyetliler. Ama yetmiyor. Ancak HSYK'nında elindeki hakim kadrosu da bu olsa gerek.
         1996'lı yıllar. Sakarya 1. Asliye Hukuk Hakimi olarak görev yapıyorum. M. E. Müdür yardımcısı bir arkadaşım geldi. Bir ilçede-Karasu-Kayın validesinin arsası müteahhide kat karşılığı verilmiş. Müteaahid, işi oyalıyormuş. Yapılması gereken hukuksal prosedürü sordu. Ben anlatmaya başladım ve İcra Tetkik Hakimi Ağabeyimiz İstanbul-Kadıköy Hakimliğinden Sakarya Adliyesine gelmiş idi. Bu konuları Ağabeyimizin daha iyi bileceğini söyledim ve sözü ağabeyimize bıraktım. Ağabeyimiz dinledi ve cevabı da şu oldu: "Bu davayı Çözebilmek için TIR şoförü olmak gerekir. Buradaki hakimler en fazla kamyon şoförü. Bu davayı bu adliyede çözecek HAKİM yok" dedi. Bu olay sonrası da ağabeyimizin adı TIR şoförü kaldı. Özünde Ağabeyimiz; Hakimlik Mesleğinin uzun bir deneyime dayandığını. Sorunları sık sık çözen Hakimlerin deneyim kazandığını iletiyordu. Hakimlik deneyime dayanan bir meslektir.
Hakimin; mesleki deneyimi yanında güven veren, tarafsız, adil, etkilerden uzak ve siyasilerden etkilenmeyen bir yapıya da sahip olması gerekir. Çünkü; hakim adalet dağıtan kişidir. Hakim; haksızlığa uğrayanların umudu, haksızların, yolsuzların, hırsızların Korkulu Rüyasıdır. Hakim hiç bir şeyden korkmaz. Yanlış verdiği kararın manevi baskısından korkar. Hakim; kendisine güven telakki edilmezsen; veya meslek onuru ile bağdaşmayan bir yanlışı olursa; cübbeyi iade eder.
xxxxxxxxxxxxxxxxx
         Bu günlerde hakimlere ağır eleştiriler var. Sözlü saldırlar. Hatta hatta hakaretler. Ana muhalefet lideri; "Referandum sonuçları için hayır oylarını YSK'daki hakimler çaldılar. Halk hayır dedi." Bu çok ağır ve siyasi liderlere yakışmayan bir ifade.
         YSK ise; "tam kanunsuzluk yok" dedi ve tartışmayı kurum yönünden kapattı.
Siyasiler YSK Hakimleri hakkında suç duyurusu yapmışlar.Yargıtay ve Danıştay Başkanlıklarına. YSK Başkan ve Üyelerinin bu ithamları Yargıya taşımaları gerekir. Ama; YSK'nın da verdiği kararlarda haklı-özellikle de tarafsız olarak verdiğine inanması gerekir. Bu iş; karakolda değil; Bağımsız Mahkemede çözülsün...
xxxxxxxx
         Büyük Şehirlerimizin birisinde bir güzergahta yaşlı bir insan geziyor, dolaşıyor. Güzergah sakinlerinin verdiği yiyecekleri yiyor. Rast gele bir yerlerde yatıyor... Konuşmuyor.
         Merak eden bir Güzergah Sakini bu kişiyi araştırır...
         Bu Kişi eski bir Ağır Ceza Mahkeme Başkanı. Söylentiye göre bir idam kararı verir. Karar infaz edilir. Ama karar yanlış verilmiş. Gerçek suçlu başka bir kişiymiş. iade-i itibar yapılır. Ama idam olan kişi gitmiş. Yaşamı sona ermiş...
         İşte Bu Ağır Ceza Mahkeme Başkanı bu yanlış kararının manevi baskısı ile bu duruma düşmüş. Ama onurlu bir hakim. Ve her şeyden önce de bir insan.
 
xxxxxxx
         Salonlarda verdiğim kararlarımın hep vicdan muhasebesini yaptım. Özellikle de boşanma davalarında dağıttığım aileler çocuklar. Çocukların feryadı. Duygusallaştığımı. Odama geçerek ağladığımı. Göz yaşlarımı da onurla taşıdığım siyah cübbeme sildiğimi anımsıyorum. Zaman zaman bu sıkıntılarımı eşimle paylaşırdım.
xxxxxxx
         Hakimlik Mesleği; adalet dağıtırken, toplumun sorunlarını irdeleyen. O sorunlarla özdeşleşen kişilerin yapabileceği bir meslektir.
         Meslekten emekli oldum. Köşeme çekilemiyorum. Olaylar ve gelişmeler. Bu tür Haberler beni de son derece üzüyor...
Saygı ile.


Anahtar Kelimeler : Turan ATEŞ ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/18%20Temmuz%20%C3%87ar%C5%9Famba-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı