31 Temmuz 2019 15:19
-A +A
Turan Ateş

Turan Ateş

İlahi Adalet

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı.

Adalete dayanmayan devlet varlığını, hakimlerine güvenmeyen ve saygı duymayan millet birliğini ve dirliğini kaybeder...
Ülkemizde; son günlerde yargı - hakimler çok gündemde...
Her gün çok olumsuz haberler medyada yer almaktadır....
40 yıllık meslek yaşamımda; yaşadığım iki olayı sizlerle paylaşmak gereğini duyuyorum...
1982'li yıllar...
1. Olay; Karadeniz'in gür ormanlarla kaplı bir ilçesindeyim.
1958'li yıllarda bir orman köylüsü yurttaş; dünya orman literatüründe yer alan Anday ormanlarında kayın ağaçlarını keser ve köyüne ev yapar.
Hakkında Orman Yasasının 91. Maddesi'ne muhalefetten ceza davası açılır.
Ceza davası yanında 12.000 TL gibi de bir tazminat isteği var; orman yönetiminin.
Sanık tazminat isteğini yerinde görmediğinden mahkeme hakimince serbest çalışan bir orman mühendisi ile keşif yapılarak; tazminat değerinin tespitine karar verir.
Ama bölge dağsal , kırsal ve karsal bir mahal.
Kış mevsiminde; hakim hava muhalefeti.
Yaz mevsiminde hakimin tekliği, işlerin çokluğu.
Serbest çalışan orman mühendisi bilirkişi bulunamadığından ertelemeler.
1963 yılında çıkan ve halk arasında "Celal Bayar Affı" olarak telaffuz edilen af yasası sonrası ceza davası düşer.
Orman yönetimi Asliye Hukuk Mahkemesine 1964 yılında 12.000 TL'lik tazminat davası açar.
Dava dosyası aynı gerekçelerle ertelemeler devam eder.
1984 yılının Temmuz ayı sonunda.
Adı geçen köye; sabah saat 08.00'de çıktık ve 13.00'te ulaştık.
Davalı yurttaşı bulduk.
Orman envalinden yaptığı evi gördük.
Yurttaşımız, 15 gün önceleri Ankara MKE Kurumu'ndan emekli olmuş ve köyüne yerleşme hazırlığı içinde.
Ceza dosyası kapsamını okudum.
Yurttaşın 1958 yılı içinde; seyyar jandarma tuğayında asker olması nedeni ile Tunceli Hozat Sulh Ceza Mahkemesindeki savunmasını okudum.
Davalı yurttaş; askerlik sonrası MKE Kurumuna işçi olarak girip çalışmış ve emekli olmuş; ama dava bitmemiş.
Her neyse... Biz 1984 yılı sonlarında bu davayı sonuçlandırdık.
Xxxxxxxxxxxx
2. Olayımız ise; aynı ilçenin bir köyünde hatırı sayılır bir yurttaş; tapulu ormanından söz eder ve tapu kaydı sunarak; tapulu kesim izni alır, 1958'li yıllarda.
Kesim yapılır.
Bir süre sonra bir şikayet-ihbar.
Kesim yapılan yer devlet ormanı, ilgililer hakkında ceza davası açılır.
1963 yılında çıkan Celal Bayar Affı; ceza davasını ortadan kaldırır.
Orman yönetimin; asliye hukuk mahkemesine 1964 yılında açtığı 60.000 TL Tazminat davası aynı gerekçelerle uzar.
Mahalde keşif yaptım.
Köyün yaşlı insanı bizi, mahalle götürdü.
Ama mahal gür çam ağaçlarından oluşan bir ormanlık.
20 yıl içinde yeniden orman oluşmuş.
Tapu kaydını okudum.
Bilirkişi olan köylü, bu tapunun mahalle ait olmadığını ve köy içindeki evinin bahçesine ait olduğunu söyledi.
Ve bana hitaben de " zapta geçmede oğul; size bazı olaylar anlatacağım" dedi.
Anlattı.
"Günde üç kamyon envalin gittiğini...
Orman görevlileri, kesimi yapan müteahhit ve kendi köylüsünün paylaştıklarını...
Mahalde oğlakları kesilip, içkiler içildiğini...
Silahları atıldığını..."
Kendi köylüsünün Karadeniz'de yanında İstanbul'da getirdiği dostu kadın ile alem yaparken.
Kayığın alabora olduğunu ve kaybolduklarını ve Allah'ın parmağı yok kimsenin gözüne sokmaz" dedi.
Bende " eyvah!...
Bende denizden balık yedim..." gibi espri yapmak zorunda kaldım.
Köylü yurttaş ile birbirimize sarılarak; baba-oğul gibi ayrıldık.
Dosyayı karar bağladım.
Davalılar hayatta değillermiş... Mirasçılarını belirleyip, tebligat çıkartım. Bölge şefi olan orman mühendisinin iki kızı ve eşi var. Kızının birisi annesi ile kalmakta ve bir bankada çalışmakta.
Öbür kızı da İstanbul'da bir yerlerde!
Çalışıyor!
Bu karara kesinleşme şerhini verirken ; o zaman 4 yaşında olan ve şimdi doktor olan kızım gözlerimin önüne geldi göz yaşlarımı tutamadım.
O kararın bir suretini klasörümde örnek ve ibretlik olarak tuttum.
Ama... Sakarya hakimi iken;çok şeylerimi benden alan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi; bu kararımı ve yıllarca giydiğim; kura çekiminde bana giydirilen...Zaman zaman gözyaşlarımı sildiğim cübbemi de enkaz altında bırakarak, benden aldı.
Xxxxxx
Evet... Evet.... İlahi adalet.....
Ama; şunu da unutmayalım...."Türkiye'de hakimler vardır...Her zaman olmuştur....Her zaman da olacaktır...
 

Anahtar Kelimeler : TURAN ATEŞ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/21%20A%C4%9Fustos%20%C3%87ar%C5%9Famba-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı