20 Mart 2018 15:21
-A +A
Konuralp Usta

Konuralp Usta

Kahramanlığın Zirvesi; Çanakkale Zaferi

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

                   Vurulup tertemiz alnından  uzanmış yatıyor,
                    Bir hilal uğruna  Ya Rab ne güneşler batıyor.
         Bir hilal uğruna  batan güneşlerin zaferle taçlanan kahramanlık destanının 103. Yıldönümü… His yoksulu sırtlanların  gösterdikleri vahşet 103 yıl önce Çanakkale Boğazı'nda ortaya çıktı. Rengarenk derilerin farklı lisanlarla  sergiledikleri vahşetin ortak olması, Haçlı sürülerinin barbarlıklarının yeni bir versiyonuydu aslında. Dünyanın dört bir tarafından  getirilen lejyonerler aracılığıyla hain emellerine ulaşma hülyasına kapılan  emperyalist batı, iman ve azim karşısında mağlup olmuştur. En modern silah ve mühimmatla saldıran palikarya sürüleri şahadete koşan imanlı gönüllerin kahramanlığına boyun eğmişlerdir. Hilalle haçın mücadelesinde zafer Hak ve hakikatin olmuştur. Çanakkale Zaferi ”Hak yolunda mücadele edenlerin üstünlüğü”nün  en müşahhas delilidir.
         Çanakkale bir şehir adından öte, bir destanı çağrıştırır bize. O destan ki milletimizin ölüm kalım mücadelesi hükmündeydi. “Ya hep ya hiç” demekti Çanakkale bizim için. Böyle bir ruhun şahlanışıydı Gelibolu topraklarını vatanlaştıran… Yirminci asrın ilk çeyreğinde verdiğimiz bu amansız mücadelenin zaferle neticelenmesinin Türk tarihi kadar dünya tarihi için de bir dönüm noktası olduğuna şüphe yoktur. Çağa mührünü vurmuştur bu büyük zafer.
         Avrupa devletlerinin boğazları geçip İstanbul'a ulaşma hayalleri öteden beri biliniyordu. İstanbul’un düşmesi için çırpınıyorlardı. Bunun için Çanakkale'deydi yedi düvel… İngilizler, Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasındaki Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havan topu ile dövdüyseler de neticeye varamadılar. Çanakkale deyip de geçmemek lazım. Çanakkale, hürriyete sevdalı, imanlı, kahraman ecdadımızın varlık-yokluk mücadelesidir. Çanakkale geçilseydi, İstanbul düşman orduları tarafından işgal edilecekti. Bir ülkenin başkentinin düşmesi, o ülkenin bağımsızlığını kaybetmesi demekti.
         Millî Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un adı da Çanakkale Zaferi'yle özdeşleşmiştir. Aslında o Çanakkale Savaşları'na iştirak edememiştir. Çünkü O, Çanakkale Savaşı başladığı zaman resmî bir vazifeyle Almanya'da (Berlin'de) bulunuyordu. Fakat içi hiç de rahat değildi bu büyük vatan sevdalısının. Aklı fikri Çanakkale'deydi. Gidişat hakkında elçilik görevlilerinden sürekli haber soruyordu. Almanya'dan ayrılır ayrılmaz bu sefer de Necid Çölleri'nde bulmuştu kendini. Bu da bir görevdi ama o Çanakkale'de olmayı çok arzuluyordu.
         Mehmet Akif, bir gün düşünceli ve üzgün bir haldeyken memleketten bir telgraf alır. Telgrafta Çanakkale Zaferi haber verilmektedir. Aldığı muhteşem haberle saatlerce şükür secdesine kapanır.… Gözleri yaşarır, fakat bunlar sevinç gözyaşlarıdır. Dolar yüreği ilahî ilhamla… İşte bu ruh hâlindeyken Çanakkale Savaşı'nı şöyle tasvir eder:
“Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,
Ne hayâsızca tahaşşüt ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle - bu, bir Avrupalı
Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi yahut kafesi!
Eski Dünya, yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer,
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında;
Ostralya'yla beraber bakıyorsun Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler, rengârenk.
Sâde bir hadise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani tâûna da züldür bu rezil istîlâ...”
         Çanakkale, ölümün sıradan bir hadiseye dönüştüğü, canların vatan uğruna, mukaddesat uğruna  feda edildiği yerdir. Bu dönemecin başarılı bir manevrayla dönülmesi, tarihte var olmamızı sağlamıştır.
         Toprağı kanla yoğuran mübarek şehitlerimizin Çanakkale Cephesi7nde gerçekleştirdikleri kahramanlıkları Millî Şairimiz Mehmet Akif, söze büründürerek abideleştirmiştir. Çanakkale Savaşı'nın her anını ruhunda yaşayan ve bir yanını Çanakkale'de bırakan  Mehmet Akif, bir şaheser çıkarmıştır  ruhunun derinliklerinden. Bu amansız savaşı dünya gözüyle görmese de, kalp gözüyle temaşa etmiştir. İçindeki duygu sağanağını kâğıda dökmüştür. Vatan sevdalısı bir yürekten çıkan bu en samimi duygular, yurdunu canından aziz bilen herkesi derinden etkilemiştir.
         Savaşın sadece silah ve mühimmat üstünlüğüyle kazanılamayacağının en  güzel  örneğidir Çanakkale Zaferi. Bu bakımdan Çanakkale bir ruhtur, bir manadır, bir idealdir.
         Çanakkale diriliktir. Şehit şehit diriliğin destanıdır. Her şehitle bin kere dirilmenin sembolüdür.
         Çanakkale Yemen’dir, Trablusgarp’tır, Kahire’dir, Bağdat’tır, İstanbul’dur, Bosna’dır, Kırcaali’dir, Kayseri’dir, Diyarbakır’dır.
         Çanakkale Türk'tür, Kürt'tür, Boşnak'tır, Çerkez'dir, Arap'tır, Arnavut'tur...
Çanakkale bir ruhtur.
         Çanakkale bir bilinçtir. “Kimi Hindu, kimi yamyam kimi bilmem ne bela...” olanı bilmektir.
         Yamyam sürüsünün bu topraklara niçin geldiğini bilmektir.
         “Medeniyet denilen maskara mahluku görmektir.” Çanakkale.
         İçimizde hangi ruh dolaşıyorsa onun diriliğini yaşarız. Çanakkale ruhu kıyamete kadar baki olacaktır. Her karış toprağı şehit kanlarıyla yoğrulan vatan toprağını işgal etmek isteyen  15 Temmuz'daki alçak darbe girişimi, Çanakkale  ruhuyla verilen şanlı mücadele sayesinde  akamete uğratılmıştır.
         Devletimizin bekası ve milletimizin selameti için Afrin’e yapılan “Zeytin Dalı Operasyonun”daki  büyük başarı Çanakkale ruhundan beslenmiştir. Bu muhteşem zaferle dünya sadece maddi gücün yeterli olmadığını, inanmış, imanlı, azimli bir ruhun strateji dolu hamleler ile neler yapabileceğini öğrendi. Çanakkale kahramanları gelecek nesillere altın bir zaferin yanında, millet olma şuurunun neler yapacağını miras bıraktı.
         Bugün Çanakkale Zaferi'nin milletimiz için ne anlama geldiği, vatan, bayrak, din, devlet sevgisinin ve bağımsızlığın ne kadar önemli olduğu, daha doğrusu Çanakkale ruhunun ne anlama geldiği yeni nesillere iyi anlatılmalıdır.
         Bu nedenle eğitimcilere büyük görev düşmektedir.Yarınların büyük Türkiye’sini inşa edecek olan  öğretmenlerimiz, çocuklarımıza ve gençlerimize, Çanakkale Zaferi'ni, 250 bin şehidi niçin verdiğimizi çok iyi anlatmalıdır. Her gencimiz Çanakkale'yi mutlaka görmeli, Çanakkale'deki ruhu teneffüs etmelidir.
         İçinde bulunduğumuz zaman bizleri ülkemizin her karış toprağını ve değerlerimizi yeniden Çanakkale ruhu içinde, müdafaa etmeyi zorunlu kılmaktadır.
 Nitekim şair Mithat Cemal Kuntay bu gerçeği şu mısra ile dile getirmektedir:
"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır."
            Çanakkale  şehitlerini, 15 Temmuz şehitlerini ve Afrin’e  düzenlenen Zeytin Dalı Operasyonu'nda şehit olan Mehmetçiklerimizi rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Ruhları şad olsun.


Anahtar Kelimeler : Konuralp USTA ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Ahmet demirci

21:15 21 Mart 2018

Çanakkale zaferinin büyüklüğüne yakışan güzel bir yazı,tebrikler.
1000

Hasan

17:03 20 Mart 2018

Kaleminize sağlık müdürüm. Yeni yazılarınızı bekliyoruz.
1000
Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/18%20A%C4%9Fustos%20Cumartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı