11 Eylül 2018 16:02
-A +A
Polat Bilici

Polat Bilici

KENTİ SEVMEK

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

“Bir kent neresinden sevilir
İnsanlarının gözbebeklerinden mi?
Islıklarından mı yoksa
Sabah kepenklerini açarken,
Ya da okula giderken
Kırlangıç sevinciyle?”
         İzmir’in “büyük” hemşerisi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bilirim İzmirliler beni sever. Ben de onları pek severim…” diye başlayan sözlerini ilk okuduğunda, sanki saçlarını okşayıp sana sesleniyormuş gibi sevinmiştin. Kordon’daki müzeye seni ilk götürdüklerinde, yaşadığın duyguları, bilirim şimdi de anlatamazsın. İşgal yıllarını, o büyük direniş günlerini, o özgürlük ve bağımsızlık destanını ve 9 Eylülleri öğrendikçe, bu kent kalbinde nasıl bayraklaştı ve hala nasıl aynı coşkuyla eser, anımsa. Şiirini şöyle bitirmen ondandır belki;
“Bir 9 Eylül sabahında sormuştu
Bornova taraflarından
İzmir’e giren biri;
“Bir kent bu kadar sevilir mi?”
Şimdi yanıtı
Halkapınar Şehitliğinde,
Başucunda fısıldaşan
Fesleğenlerde gizli…”
Gün geldi, tarihin çanı vurdu. Çaka Bey, Ege’nin kıyısına ulaştı. Sonra Umur Bey, sonra yukarıda “Türk İzmir”, aşağıda “Hıristiyan İzmir” yılları geldi. Sonra Aydınoğulları, sonra Osmanoğulları, Sakız’dan gelenler, küçük bir kasabadan bir dünya kentine dönüşme, 1. Dünya Savaşının yitirilmesi, 15 Mayıs 1919’da işgal, Hasan Tahsin’in bir ulus adına ilk kurşunu, Kurtuluş Savaşı ve nihayet 9 Eylül… Başın döndü değil mi? Bu kuş uçuşu yapmaya çalıştım, dünyanın en güzel coğrafyası üstünde. Tarihi iyice bilmeden, sen nasıl İzmir’i sevebilirsin ki?
“Benim canım ıslık çalmak ister
İzmir’in kafası daima bozuk
Bir kavga kopar ki her sabah
Alsancak’ın incecik topukları kırılır
Tilkilik nezarethanesi pek kokar
Basmane garında ihtiyar bir tren
Alır beni eski bir fotoğrafa götürür
İzmir,
Bir delikanlının
Dünyaya hayatı öğretmesidir…”
Seninle sayfalardır konuşuyorum.
Ayak bastığın her noktada, senden önce yaşamış bir İzmirlinin ayak izi vardır. Sen demiştin, “İzmir çocukları çabuk büyür.” Büyümüş olduğunu dilerim.
86 yıl geçti aradan. Boş vermişliğin, şımarıklığın, nasılsa birileri halleder avuntusuna sığınmanın hiç yeri değil.
Sonra yazık olur, ayıp olur onca söze, o sözleri söyleyen onca insana. Unutma, onlar bu sözler sana ulaştı diye, ömürlerini verdiler.
Ne iş yaparsan yap, ama biraz da kentin, biraz da ülken için yap.
Şiirler, romanlar, öyküler sensiz kalmasın. Onlar, sen onlarla ol diye yazıldı, unutma.
Başka bir İzmir yok, bunu da unutma.
İzmir’i sevmenin bedeli vardır, bu ülkeyi sevmenin de. Gün olur, senin değerin, bu bedele yakışıp yakışmadığınla ölçülebilir.
Hey İzmirli!
İzmir kültür ve sanatıyla var. Çağdaşlığı, demokratlığı, laikliği ile var ve var olacak. Yapılanlar eksikse sor, hatalıysa sor, olmamışsa sor. Ama sorular da doğru zamanda, doğru insanlara sorulur. Şimdi bu dertleşmeden kopya çekip, rol çalıp kendini öne atanlar olacaktır.
“Sen zamanında neredeydin” diye sor.
O sana “Sen de kimsin?” diye sormaya kalkarsa, yanıtın hazırdır. Güvenle söyle:
BEN İZMİRİM!
İZMİR BENİM!
 


Anahtar Kelimeler : Polat BİLİCİ ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/22%20Ekim%20%C3%87%C4%B1nar-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı