6 Nisan 2019 13:24
-A +A
Seda Kızıltepe Baysal

Seda Kızıltepe Baysal

Kırşehir'deki değişim!

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

            Kırşehir çok değişti son yıllarda.
         Görünümüyle, insanlarıyla, yerlisiyle yabancısıyla çok değişti Kırşehir.
         Neden mi?
         Biz değiştirdik. Ötekileştirdik kendimizi. Her şeyden soyutladık zamanla. Vurdumduymazlığımız tavan yaptı.
         Düşene güler, ağlayana kahkahalar savurur iyi ki olmuş oh canıma değsin der hale geldik.
         Peki neden böyle olduk hiç kendimize sorduk mu?
         Bizde öyle bir tutum şimdiye kadar hiç olmadı. Biz iki elimizi kafamızın üzerine koyup düşünenlerden olmadık hiçbir zaman. Dünyanın kendi etrafımızda döndüğünü zannedip kendi yaşantımıza baktık.
         Yan komşumuz acaba evine ekmek getirebiliyor mu düşüncesini geçip, inşallah kapımızı çalmaz bir derdi olduğunda düşüncesi ile gece rahatça yastığımıza kafamızı koymanın telaşını yaşadık.
         Vicdansızlaştık. Vicdan kavramımızı yitirdik. Ve bunu biz yaptık. Kısır çekişmelerin, kavgaların, laf sokmaların ülkenin sürekli gerilmesinin egemen olduğu bir dönemde sosyal medya ile insanlar çok yakın olduk. Kandilimizi, bayramımızı oradan kutlar hale geldik. Gönderdiğimiz ses kaydı ile gönül aldığımızı zannettik.
         Sosyal medya da karışık bir olay aslında. Bakıyorum da Kırşehir'de her şey çok güzel, herkes çok mutlu. Üzerine güzelleştirmeler yapılmış fotoğraflar, Cacabey Meydanı'nda eğlenceli görüntüler, Kent Part'taki kafelerden binlerce resim paylaşılmış birkaç dakika içerisinde. Tabi hava güzel olunca insanlar biraz kendini sokağa atmış, Kafası rahat gibi görünse de kırk tilki dolaşıyor beyinlerinin içinde aslında.
         Bakıyorsunuz ki mutlu anlar paylaşılıyor. Mutluluktan havada uçtuğunu hissediyor da ne demek? Sen hiç evine bir tane ekmek götürememenin üzüntüsü ile boynunu büke büke kapıyı çalan bir erkeğin eşinin yüzüne bakamayışını getiriyor musun aklına acaba.  Mevlana “Gül düşünürsün, gülistan olursun… Diken düşünürsün dikenlik olursun” diyor ya ne güzel bir söz. Biz hala bu sözü anlamaya çalışıyoruz.
         Biliyorum ki bilinç altımız en büyük computer..
         Kayıtlıyor. Kayıtlıyor. Kayıtlıyor. Kayıtladıklarını da kusuyor.
         Biz mutlu olmak istiyoruz ama sadece biz olalım istiyoruz. Bencilliğimiz tavan yapmış.
         Akşam bültenlerini islemeye korkar hale geldik. Şehit haberleri gelecek mi korkusundan çok ilginç görüntülere odaklanır olduk.
         Vicdansız evladın annesini tekme tokat dövdüğü başlığına takılmadık bile.
         Aracıyla yoldan geçerken kenarda mendil satan çocukların varlığını bile görmek istemedik.
         Aracının arkasına köpeği bağlayarak hız yapan sürücüye yazık deyip bir saat sonra unuttuk.   
         Ünlü bir psikoloğun da dediği gibi "Dünyaya geldiğimiz andan itibaren çevremizdeki insanların etkileriyle yoğrulup, şekilleniyoruz. Öyle ki bebeklikte anne ve babamızın ilgisi ve bakımı sayesinde büyüyüp, besleniyoruz. Sonrasında da hayatımıza giren öğretmenlerimizin, arkadaşlarımızın ve dostlarımızın bizlerde bıraktığı izlerle birlikte kimliğimizi bulup, ortaya koyuyoruz.
         Bu yaşam süreci içerisinde kısmen doğuştan getirdiğimiz kısmen de çevremiz sayesinde geliştirdiğimiz ve güçlendirdiğimiz merhamet, ahlak, vicdan gibi bazı anlamlar ve duygular üzerine dair fikirlerimiz oluşuyor. Şüphesiz kavramlar üzerine en büyük ilerlemeyi ve yolu da çocukluk dönemlerinde kat ediyoruz. Yani her şeyin kayıt altına alındığı, gözlemlenerek öğrenildiği ve içselleştirildiği dönemlerde.
         İşte tam da bu sebeple ebeveynlerin öncelikli vazifeleri haline geliyor çocuklarına bu tür kavramları anlatma görevi. Yardımseverliği, merhametli olmayı ve ahlakı ama en başta da vicdan sahibi olabilmeyi öğretmek istiyor, bunun için uğraşıyorlar. Önemli bir soru ortaya çıkıyor bu aşamada: Peki çocuğunuza vicdanlı bir insan olmayı nasıl anlatırsınız?"
         Evet maalesef bunların hepsi çocukluklarımızdan kaynaklanıyor. Büyük yaşlarda yaptığımız çocukluklardan değil elbette.
         Üzülüyorum sadece.
         Biz ne zaman bu hale geldik? Duyarsız! Duygusuz! Sevgisiz! Vicdansız!
         Sağlıcakla kalın…


Anahtar Kelimeler : Seda Kızıltepe Baysal,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete


/Resimler/Editor/images/17%20A%C4%9Fustos%20Cumartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı