18 Mayıs 2019 12:01
-A +A
Muhammed Emin Hekimhan

Muhammed Emin Hekimhan

Küçük Jean (Roman) -XXVI.-

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

KALEMİMDEN DAMLALAR
Sabah,  erken bir saat olmasına rağmen, odamdaki pencerenin önünde oturarak dışarıyı seyre dalmıştım. Yeni yeni sonbahar etkisini gösteriyor, ağaçların yaprakları sanki belli bir nizam içinde hareket ederek sararıyor; henüz sararmaya başlamamış üst dallardaki yapraklarla birlikte; insan hayatında ilk unutulan şeylerin geçmişi olduğunu haykırırcasına ölümün yavaş yavaş gelişini hatırlatmakla birlikte kış uykusunun ilk hazırlıklarını yapıyordu. Biz de öyle değil miydik? Önce çocukluk anılarımızı unutmaya başlar, son yaprakların dökülmesi gibi yaşlılık dönemimizin anılarıyla avunurken tek tük hatırladığımız gençlik dönemimizi düşününce yüzümüzde bir tebessüm belirmez miydi?
 Ya gölgeler! Akşama doğru uzayan gölgeler! Sabahın erken saatlerinde de uzun. Bunun anlamı ne olabilir? Diye kendi kendime sorarken,  çocukluk dönemimde büyük insanlara hayranlıkla bakışımı ve önümdeki yaşanmamış geleceğimin bilinmezliğine ümit dolu bakışımın göremediğim yanlarının tedirgin beklentilerini tahayyül ettirdiğini fark ettim. Yaşamak böyle bir şey olmalı; başta bilinmez uzunluktaki geleceğin ümit dolu beklentileri, sonlara doğru da geçmişte yapılmayanların sararan yapraklar gibi dökülmesiyle gelen pişmanlıklar. Hazan mevsimi bana bunları hatırlatırken içimde bir hüzün belirdi.
Yerimden kalkarak odadan çıkarken, hizmetçime seslendim:
- Başyardımcım hala gelmedi mi? Bi bakın geldiyse hemen çalışma odama gelsin. Dedim. Çalışma odamdaki masanın kendime ayrılan yerine henüz oturmuştum ki kapıyı çalan hizmetçim:
- Baş yardımcınız gelmiş efendim şimdi yanınıza gelecek. Diye haber verdi. Ben kağıt ve kalemimi hazırladım ve beklemeye başladım. Kaybedecek vakit yoktu. Baş yardımcım kapıyı çaldı. Kibar bir tavırla odaya girdikten sonra karşımdaki yerine oturdu.
- Şimdi kararlarımı alıp yazmak istiyorum. Bugün bunları ilan etmemiz lazım. Kaybedecek vaktimiz yok. Ülkenin ekonomik şartlarını düzenlemek için vergileri yeniden ayarlamak ve hemen açıklamak zorundayız. Benim düşüncelerimi söyleyeyim, bunlar hakkında senin görüşlerini ve itirazlarını dinledikten sonra kararları yazıp bugün açıklayalım.
- Sizin düşünceleriniz nedir  efendimiz?
-  Benim kanaatime göre: öncelikle altın, gümüş gibi değerli madenlerin ve elmas, yakut gibi değerli taşların ticaretinden alınan vergileri arttıralım. İşçi-köylü kesiminden alınan vergileri arttırmayalım. Üst düzey memurların maaşlarını sabit bırakıp, gelir düzeyi düşük kesimin ücretleriyle ürettikleri tarım ürünlerine biraz zam yapalım. Hem ülkenin vergi gelirlerini arttırmış hem de çoğunluğu oluşturan fakir kesimi rahatlatmış oluruz. Ne dersin? Aklıma gelmişken sabah ilk iş olarak asillerin temsilcisinin serbest bırakılmasını emrettim.
-  Asillerin temsilcisini serbest bırakmakla çok iyi yapmışsınız efendim. Böylece onları karşımıza almaktan kurtulmuş olduk. Vergiler konusundaki kanaatleriniz de çok yerinde. Oranları belirlemek için hazinedarla da istişare yaparak kararları yazıp öğleye kararları bitirmiş oluruz. Öğleden sonra da ben kararların duyurulması işlemlerini bitirebilirim. Ama asillerin temsilcisini serbest bırakmakla birlikte yaptığı hatalı hareketin bedeli olarak bir  yaptırım kararı da alınması yerinde olur kanaatindeyim.
-  Tamam, sen hazinedarı çağır. Ben de asiller için nasıl bir yaptırım kararı alabileceğimizi düşüneyim.
Başyardımcım hazinedarı alıp gelene kadar ben de yaptırım için nasıl bir karar alacağımızı düşünmeye başladım. Biraz sonra hazinedar ile birlikte geldiler. Hazinedarın vergi oranları hakkındaki görüşlerini de sorduktan sonra vergi oranlarını belirledik. Bunları yazılı kararlar haline getirdikten sonra asillerin temsilcisinin bana yaptığı teklif üzerine zindana atılması ve sabahleyin serbest bırakma kararının bedeli olarak şahsıma hediye etmeyi vaadettikleri gemiciği devlet hazinesine bağışlamaları şartıyla yargılanmayacağını bildiren bir karar ile birlikte kararları bitirdik. Kararların tamamını ilgililerine duyurmak için başyardımcımı görevlendirerek sıkıntılı karar alma sürecini tamamlamış olduk.
Kararlar duyurulduktan sonra ne asiller tepki verebildiler ne de işçi-köylü kesimi tepki verdi. Herkes alınan kararlara razı olmuş ve toplumsal huzur sağlanmıştı.
(Devam edecek)


Anahtar Kelimeler : Muhammed EMİN HEKİMHAN,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Kırşehir'de Deprem!

Kırşehir'de Deprem!

12:58 6 Haziran 2019
Doğa EŞARP

Doğa EŞARP

13:04 29 Mayıs 2019
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/26%20HAZ%C4%B0RAN%20%C3%87AR%C5%9EAMBA-1.jpg

Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı