27 Nisan 2019 12:01
-A +A
Muhammed Emin Hekimhan

Muhammed Emin Hekimhan

KÜÇÜK JEAN (ROMAN)-XXIII.-

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

          Gece yarısı yaklaşmaktaydı. Sadece dünyayı değil sarayı da zifiri karanlık kollarına almış sımsıkı kucaklamıştı. Sarayda benim odamda yanan küçük bir kandil dışında dikkati çekecek bir aydınlık yoktu. Bazen çok derin uykulara dalardım; ülkenin bekasını ilgilendiren konularla ilgili kararlar almam gereken günlerin gecelerinde ya uyuyamaz ya da çok hafif bir tavşan uykusu içinde debelenir dururdum. Bu gece de öyle bir geceydi.
            Hafif uykumdan uyandım. Üzerimi giyindim. Elime aldığım kandille sarayda gezmeye başladım. Benim dışımda hiçkimsenin girmediği özel odaya girdim. Kandili ortada bulunan masanın üzerine bıraktım. Bu odaya babam eski kral zamanında dahi hiçkimse giremezdi. Odanın temizliğini bile önceki krallar gibi kendim yapardım, hizmetçiler de buraya giremezlerdi. Bu odada önceki krallardan kalan ve benim özel evraklarım ve bir çalışma masası vardı. Odada bulunan evraklara göz atmak ve zor zamanlarda nasıl karar almam gerektiği hakkında eski kraldan kalma yol gösterici bilgiler bulmayı ümit ediyordum. Sağa sola bakınırken özel olarak paketlenmiş ince büyükçe bir zarf dikkatimi çekti. Zarfı paketten çıkardım ve masaya koydum. Zarfı dikkatlice açtım içinden çıkan büyük kağıdı masaya koyarak okumaya başladım. Bu belge sanki babamın bana yazdığı bir mektubu andırıyordu.
Bu belgede şunlar yazılıydı:
Sevgili evlat!
Muhtemelen bu yazıyı kral olduktan oldukça bir zaman sonra okuyorsundur. Kral olmak için büyük bir çaba harcamamış olmana rağmen tüm ülke halkının güvenini kazanmak ve bu güveni devam ettirmek için dikkat etmen gereken şeylerin farkına varmaya başlamış olduğunu ümit ediyorum. Sana birkaç madde halinde bazı tavsiyelerde bulunacağım umarım dikkate alırsın.
Sen sen ol, sakın ülke halkı arasında insanlara muamelelerde bulunurken, onlara ceza veya mükafat vereceğin zaman toplumsal sınıflarını dikkate alma. Gerek soylular sınıfından olsun, gerek din adamları veya işçi-köylü sınıfından olsunlar hepsini aynı seviyede görerek değerlendir Aksi taktirde adaletli olamazsın. Her sınıfa aynı muamelede bulunmak tek başına adaleti sağlamaz.
Her sınıfın kendi durumunu da dikkate almak zorundasın. Bunu aynı anda yapamazsan yine adaletli olamazsın.
En önemli hususa gelecek olursak, ülke halkının büyük çoğunluğunu oluşturan işçi-köylü kesimini her zaman koruyup kollamalısın. Zira krala en bağlı olanlar onlardır. Onları kendinden uzaklaştırırsan ülkenin bekası tehlikede demektir.
Bak evlat! Sana bir misal ile anlatayım bunları iyi anla:
İnsanoğlunun bedeni muazzam bir şehre benzer. Onun organları; parmakları. O şehrin sanat erbabıdır. Şehvet, maliye müdürü, gazab emniyet müdürüdür. Şehrin kralı kalb, veziri akıldır. Memleketin imar ve korunması için kralın işçi-köylüye ihtiyacı olduğu gibi, gönül kralın da bunlara ihtiyacı vardır. Ancak bunlarla memleketi mamur ve ordusu galip olur.
Fakat şehvet, haraç düşkünü, fitneci, yalancı ve kötü huyludur. Vezir ne emir verirse, onun aksini yapar. Daima haraç bahanesiyle memlekette olan bütün malları alıp ülkeyi viran ve boş bırakmak ister. Gazab olan emniyet müdürü, hiddetli, azgın ve edepsizdir. Daima asmak, basmak, yıkmak, yakmak ister. Kral daima vezir ile istişare edip tedbirleri onunla görüşürse, yalancı ve tamahkâr maliye müdürünün, vezire muhalefet etmemesi için ona kıymet vermezse, onu küstahlıktan men'etmek için nazırı onun peşine takarsa, ve nazırın da —haddine tecavüz etmemesi için— daima onun kalbini kırıp onu hırpalarsa, memleketin düzeni yerinde olur. Bu metodla ülkesini idare eder. Kralın memleketi mamur olur. En alt sınıf vatandaşlar memnun olur ve böylece Tanrı’ya giden mutluluk yolu kapanmaz. Eğer bunun tersi olursa, yâni akıl ve ruh mağlûp olur; şehvet ve gazab galip olursa, memleket harap olur; şehir viran olur, işçi-köylü vatandaş ağlar ve kral da bedbaht ve perişan olur.
Bu yazı da amma uzun ve sıkıcıymış daha bitiremedim. Hepsini okuyup anlamak için birkaç kez tekrar okumalıyım.
(Devam edecek)


Anahtar Kelimeler : Muhammed EMİN HEKİMHAN,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete


/Resimler/Editor/images/17%20A%C4%9Fustos%20Cumartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı