4 Mayıs 2019 12:39
-A +A
Muhammed Emin Hekimhan

Muhammed Emin Hekimhan

Küçük Jean (Roman) XXIV.-

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

KALEMİMDEN DAMLALAR
Kral babamın bana bıraktığı mektubun yarısını tekrar tekrar okudum. Özellikle son kısımdaki misalli anlatımın benim tarafımdan hemencecik anlaşılması biraz zor olmuştu. Nihayet anladığıma kanaat getirince devamını okumaya  geçtim:
            Sen sen ol. Sakın parlamento gruplarının temsilcilerini cezalandırmaya kalkışma. Lakin onlar temsil ettikleri grup adına seninle görüşürler. Böyle bir temsilciye ceza vermekle, o  grubun tamamını kendine düşman edersin. Bir grubu düşman haline getirmekle de ülkenin bekasını tehlikeye atmış olursun. Unutma ‘Elçiye zeval olmaz.’ Düsturu yüzyıllardır kabul edilen bir geleneğin sonucunda varılmış bir kanaattir. Atalarımızdan kalan böyle ilkeleri sakın hafife almayasın.
Seninle birlikte hareket eden devlet yöneticilerini el üstünde tutarken itidali elden bırakma. Onlara ne sonsuz güven, ne de onların sözünü yabana atma. Senin göremediğin hataları görerek seni uyarabilirler veya seni yanlış yönlendirmeye kalkabilirler. Sana gelen sözleri de alacağın kararları da iyice araştırmadan açıklama.
Kutsal kitabı sık sık okumayı da ihmal etme. Din adamlarının kutsal kitaba uyup uymadıklarını da anla. Onları kutsal kitabın dışında açıklamalar yapmaya yönlendirmeye kalkmayasın. Zira bu durumda halkı dinden uzaklaştırma yoluna girmiş olursun.
Devlet yöneticileri de dahil olmak üzere aldığın kararlara kendin de uymalısın. Aksi taktirde halkın güvenini kaybedersin. Kendin için yeni özel  yetkiler veya maddi menfaatler sağlayacak kararlar almaktan da uzak dur. Zaten bütün ülke sana bağlı böyle kararlar almana gerek yok. Yüzyıllardır devam eden devlet geleneğine göre  yaşamak sana yeterli olmalıdır. Bunun dışına çıkma.
Adaletinle muamele ettiğinden emin ol. Halk da senin adaletli olduğundan kuşku duymazsa o zaman ülkenin bekasını sağlamış olursun. Adaletle yönetilen ülkeleri yıkmak mümkün değildir. Alman gereken kararlar toplumsal sonuçlar doğruyorsa, bunları geciktirme. Unutma geciken adalet adalet değildir.
Ayrıca devlet işlerinde, yakın akrabalarına memuriyet verme. O zaman halkın güvenini kaybedersin. Bir de yakın akraban olmasa bile yakın dostlarına ve tanıdıklarına da devlet işi vereceğin zaman ilgili işin ehli olup olmadıklarına bakmadan onlara da devlet işi verme.
Böyle hatalar yaparsan halkın güvenini kaybetmek dışında Tanrı’nın da öfkesini kazanmış olursun.
Tüm sana söylediklerimi devlet idaresinde dikkate al. Bütün işlerinde doğruluktan ve dürüstlükten ödün verme. Kendinle çelişmekten kurtulmak için doğruluk ve dürüstlük seni çelişkiden alıkoyan hasletlerin olacaktır.
Bir de devlet idaresinde edindiğin tecrübeleri senden sonra geleceklere nasihat olarak bırakman gerekeceği için onları kayda geçirmelisin. Bunun gibi bir mektup veya vasiyet hazırlamayı da ihmal etme…
Mektup böyle bitiyordu. Mektubu yeniden okudum ve anladığımdan emin olunca tekrar zarfa ve pakete koyarak yerine kaldırdım. Bu mektup şimdiden bana yol göstermişti. Hemen zindana attırdığım asillerin temsilcisini hatırladım. Sabah ilk işim onu salıvermek olacaktı. İşçi ve köylüleri rahatlatan kararlarımı da hemen açıklamalıydım. Bütün toplum kesimleri bu kararları bekliyordu.
Gece yarısını çoktan geçmişti. Bütün saray derin bir uykudaydı. Hemen yatak odama gidip yatıp sabaha dinç bir şekilde kalkmam gerektiğini biliyordum. Yapacak çok önemli ve acil işler vardı. Rüyamda babamı gördüm. Kendisine mektubunu okuduğumu ve çok işime yaradığını söyleyerek  teşekkür ettim.
Sabahın ilk ışıkları her yanı aydınlatmaya başladığı sıralarda gönül rahatlığı içinde ve kendime olan güvenim de artmış bir şekilde yatağımdan zinde bir şekilde kalktım. Hazırlandıktan sonra hemen yönetim odasına gitmek üzere çıktım. Hizmetçime:
- Saray muhafızlarının başını derhal yanıma çağır. Dedim.  Biraz sonra muhafızbaşı geldi.
- Zindanda bulunan asillerin temsilcisinin derhal serbet bırakılmasını emrediyorum, dedim. Muhafızbaşı çıktı. İçimde bir hafifleme oldu. Sanki kanatlanmış uçuyormuşum hissine kapıldım. Yanlıştan dönmekten daha güzel bir şey olamazdı. Biraz sonra hizmetçime
:- Saraya gelir gelmez başyardımcımı yanıma çağırın, dedim.
(Devam edecek)


Anahtar Kelimeler : Muhammed EMİN HEKİMHAN,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/21%20May%C4%B1s%20%C3%87%C4%B1nar-1.jpg

Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı