6 Temmuz 2019 11:46
-A +A
Muhammed Emin Hekimhan

Muhammed Emin Hekimhan

KÜÇÜK JEAN (ROMAN -XXXII.

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

KALEMİMDEN DAMLALAR

Annesini ölmeden önce son bir kez de olsa göremeyen Jean, içinde bu durumun derin üzüntüsünü yaşarken zaman zaman gözlerinden akan yaşlara mani olamamasına rağmen baba yerine koyduğu başpiskoposun kendisini teselli edeceğine olan inancıyla azda olsa ferahlıyordu. Bu duygular içinde, öz babasını hayal meyal hatırlıyor ve babasının yokluğuna için için üzülüyor olsa da annesini kaybetmenin üzüntüsünü kalbinin derinlerinde çok daha şiddetli hissediyordu.
Seyis bağırdı:
- Jean şehrimize geldik. Birazdan kiliseye varırız. Uyuma!
Yol boyunca zaten uyumamış olan Jean gözlerini sildi.
- Tamam! Ben zaten uyumadım, diye hüzünlü ve yüksek bir sesle cevap verdi.
Araba hızını kesmeye başladı. Şehre girmişlerdi. Kiliseye varmalarına on dakika civarında kalmıştı. Jean, en çok da başpiskoposu görecek olmanın heyecanı ile hüzünlü bir sevinç içindeydi. Biraz sonra kilisenin önünde durdular. Jean üzüntüsünü bastırmış, heyecan dolu duygularla arabadan atlamıştı. Seyisi beklemeden kiliseye doğru koştu. Kapıda onu kilisede görevli piskoposlardan birisi karşıladı.
- Jean, burada kötü şeyler oldu. Sen sakin ol. Başpiskoposla görüşemezsin muhtemelen şimdi yanında görevliler var. Ben doktor çağırmaya gidiyorum. Tam zamanında geldiniz. Bana da araba lazımdı, dedikten sonra hızla arabaya doğru gitti. Seyise seslendi:
- Hey! Seyis efendi hemen doktoru bulmamız gerekiyor. Sen yerine geç hemen çıkmamız lazım. Doktora gidiyoruz, dedi ve Jean’ın indiği arabaya bindi.
Bu arada Jean merak içindi kiliseye daldı. Hemen başpiskoposun odasına yöneldi. Odada bir kalabalık ve telaşlı konuşmalar oluyordu.
- Başpiskopos, doktor gelse bile muhtemelen ölür gibime geliyor, dedi birisi.
- Çok kan kaybetmiş olmasına rağmen hala ölmemiş, dedi bir diğeri.
Bu arada Jean içeriye daldı. Adamların dışarı çıkarmaya çalışmasına bile fırsat vermeden başhiskoposun başucuna gelen Jean büyük bir hüzün içinde bulunduğu ve bunu onunla paylaşarak hafifletme kararını unutmuş, başpiskoposu kaybetmenin acısı, acılarının üzerine kara bulutlar gibi çökmüş, yüreğinde şimşekler çakarak adeta dolu yağmaya başlamıştı. Başpiskopos hafifçe gözlerini açtı. Çok düşük bir ses tonuyla, adeta dudaklarını büyük bir ağırlık kaldırırcasına hafifçe kıpırdatırcasına:
- Je-an! Je-an! Ev-la-dım! Sa-na bir mek-tup bı-rak-tım. O-dam-da bu-la-maz-lar-sa sen bul di-ye deh-liz-de-ki kü-tüp-ha-ne-de bir ki-ta-bın a-ra-sı-na koy-dum. O-nu mut-la-ka bu-lup o-ku-ma-lı-sın. Diyebildi. Bu sözleri o kadar yavaş ve düşük bir ses tonuyla söyleyebilmişti ki Jean bile zor duydu. Orada bulunan görevliler Jean’a:
- - Hemen buradan çıkmalısın Jean. Şimdi doktor yetişirse umarım kurtulur. Senin yatakhaneye gitmen en doğrusu, dediler. Jean hemen oradan çıktı. Doğru dehlizdeki kütüphaneye gitmek için yola koyuldu.
Dehlizi ve yoldaki karanlık tünelleri hızla geçti. Kütüphane sayılan odaya geldi. Kapıyı omuzladı. Kapı hemen açıldı. İçeri hızla daldı. Bu arada basamakları unuttuğu için büyük bir sarsıntıyla içeriye doğru hızla düştü. Düşerken otomatik olarak ellerinin üzerine düşmüş olduğundan hafifçe parmaklarının ve bileklerinin incinmesi dışında ciddi bir yaralanması olmaması en büyük tesellisi idi. Düştüğü yerden kalktı ve ellerini hafif hafif sallayarak kendine gelmeye çalıştıktan sonra, gözlerini kitapların bulunduğu raflara yöneltti. Raflardaki kitaplardan bir tanesinin diziliş sırasına uymayan bir konumda olması dikkatini çekerek o kitabı raftan çekti ve hemen içine baktı. Kitabın adı ilk dikkatini çeken şey olmuştu. ‘İslam alimlerinin bazı konulardaki açıklamaları’. Bu kitap bir rastlantı eseri olarak mı başpiskopos tarafından seçilmişti yoksa tamamen özellikle bir mesaj da içeriyor muydu? Bunu düşünmenin şimdilik bir anlamı yoktu. Hemen kitabın içerisinde bir mektup olup olmadığını araştırmaya başladı. Kitabın sonunda kapağının hemen iç tarafında başpiskoposun Jean’a yazdığı mektup vardı. Jean bu mektubu dikkatli bir şekilde kitabın arasından çıkarıp aldı.
En aydınlık köşeye geçip mektubu okumaya başladı:
Sevgili Jean!
(Devam edecek)


Anahtar Kelimeler : Muhammed Emin HEKİMHAN,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/21%20Ekim%20Pazartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı