13 Temmuz 2019 13:59
-A +A
Muhammed Emin Hekimhan

Muhammed Emin Hekimhan

Küçük Jean (Roman -XXXIII.)

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

KALEMİMDEN DAMLALAR
Sevgili Jean!
Tanrı’nın varlığı her akıl sahibinin, doğru bir akıl yürütme ile anlayabileceği bir hakikattır. Bunun aksine düşünenlerin yanılgıları, genellikle din adamlarının hataları veya kutsal kitabın ehli olmayanların yaptıkları öze aykırı yorumlardan kaynaklanmak dışında dinin dünyevi menfaatlere alet edilmesinin yol açtığı tepkilerdir. Bu sebeplerle sen sen ol, kutsal kitabın, hiçbir kişinin; grubun veya zümrenin lehine ya da aleyhine yorumlanmasını kabul etme. Sen doğru yorumlara varabilecek bir izana sahipsin. En büyük hatalar, yöneticilerden menfaat umanların, yalakalık yaparak yöneticilerin, başkalarının  veya kendi menfaatleri için yaptıkları kutsal kitap yorumlarından kaynaklanmaktadır. Bunlara aldanma. Bunlar yüzünden de dine karşı bir tepki geliştirme. Bunlar yüzünden dine karşı içinde bir tepki oluşuyorsa bil ki bunların yorumları lanetlenmiştir.
İsa Mesih ve bütün peygamberler Tanrı’nın insanlara doğru yolu göstermek için gönderdiği kılavuzlardır. Onlar hakkında sana iletilen hikayeler seni dinden soğutuyorsa, bu duydukların onlara atılmış uydurma iftiralardan ibarettir. Sakın bu hikayelerden ötürü onları suçlamaya kalkışmayasın. Özellikle onlardan sonra gelenlerin bir takım makam ve mevkileri elde etmek için bilerek yalan söylemiş olabilecekleri veya aşırı hırsları sebebiyle yanılabilecekleri ihtimalini gözardı etme.
Tanrı’nın razı olmadığı eylemlerde bulunan insanların yaptıkları işlere ve söyledikleri sözlere tepki verebilirsin; bu hallerinden dolayı onlara kin besleme. Zira onların hatalı eylem veya söylemlerinden dönerek Tanrı’ya yönelme ihtimalleri vardır. Nihayetinde hepimizi Tanrı yaratmıştır ve o çok merhamet sahibidir ve merhamet edenleri sever.
Bugün nasıl ki bir ağaç kendi kendine sal olamaz ise hiçbir şey kendi kendine oluşmaz. Her oluş Tanrı’nın iradesi ve taktirine bağlıdır.
Tanrı’nın bizden istediği şeylerin özeti güzel ahlak sahibi olmamızdır. Bu da ancak Tanrı’nın razı olduğu eylemleri, onun rızası  için yapmakla mümkündür. Razı olmadığı eylemleri hangi niyetle yaparsan yap, ancak Tanrı’nın öfkesini kazanırsın. Daha önceleri sana anlattığım gibi kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkalarına yapmayasın.
Bizler Tanrı’ya inandığımız gibi. Öldükten sonra dirilmeye de inanıyoruz. Zira öldükten sonra dirilmeden anladığımız, dünyada yapılan haksızlıkların ve iyiliklerin orada ceza ve mükafatlarının karşılık bulacağıdır. Dünya hayatında yapılan her şey mutlaka karşılığını bulacaktır. Bu bizim Tanrı’nın adaletine olan güvenimizi pekiştiren en önemli inancımızdır. Dünyada herkesin birbirini aldatması mümkün olduğu halde, öldükten sonraki hayatta bu mümkün değildir.
Yöneticiler ve zenginler ile arana her zaman bir mesafe koy. Böyle yapmazsan yanılmaktan, yanıltılmaktan kendini kurtaramazsın. Onlardan bir şey isteme. Kendini onlara muhtaç hissettiğin zaman mutlak yanılgıya düşmekten kurtulamazsın. Bir din adamı olarak her zaman halkın işçi-köylü kesiminin yanında ol. Yoksa gerçek bir din adamı olamazsın.
Kutsal kitabı sürekli okumayı ihmal etme. Hiçbir dinin kutsal kitabına da hakaret etme. Hiçbir dinin peygamberine de hakaret etme. Bütün dinler özde Tanrının varlığı ve birliğini anlatmaktadır. Bir din adamı olarak bütün dinlerin kutsal kitaplarını oku. Kendi dinimizi iyi bir şekilde öğrendikten sonra bunun sana hiçbir zararı olmayacaktır. Bu sözümden ikide birde din değiştir gibi bir sonuç çıkarma. Zira bütün insanları yani başka dinden olan insanları da sevmek zorundayız. Bütün insanlar birbirlerini sevmelidir. Zira hepsini Tanrı yaratmış olduğundan hepimiz kardeş sayılırız.
* * *
Kardinal mektubun burasında durur ve şatonun büyük salonundaki kalabalığa gözlerini dikerek:
- Evet arkadaşlar! Bu başpiskoposun müslüman olduğuna dair doktorun jurnalının haklı olduğuna dair kanaatimiz sonucu öldürülmesini emretmiş olmamızın haklı çıktığını anlamış bulunmaktayız. Bir itirazı veya farklı düşüncesi olan var mı?
Şimdi salonda soğuk bir hava esmeye başlamıştı. Özellikle toplantıya katılan birkaç papaz tedirgin oldular. Bu okunanlarda din değiştirme tavsiye edilmediği halde nasıl oluyor da başpiskopos hakkında müslüman diye idam kararı verilmişti. ‘Şimdi bir itirazda bulunsak bizi de idam ettirebilirler.’ Diye düşündüler. Sadece papazlar değil diğerleri de aşağı yukarı aynı şeyleri düşünüyorlar ve fakat hiçkimse yorum yapamıyordu.
(Devam edecek)
12.07.2019 Edebiyatçı & Av. M. Emin Hekimhan
 

Anahtar Kelimeler : Muhammed EMİN HEKİMHAN,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/22%20Ekim%20Sal%C4%B1-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı