SICAK HABER
13 Nisan 2019 12:31
-A +A
Muhammed Emin Hekimhan

Muhammed Emin Hekimhan

KÜÇÜK JEAN (ROMAN)

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

KALEMİMDEN DAMLALAR
-XXI.-
- En önemli prensiplerimizden birisi şudur, diyerek söze başladım.
"[bir kişi] içinden nasıl düşünürse kendisi öyledir..." ) Süleyman'ın Özdeyişleri 23)
Eylemlerimiz doğrudan doğruya düşüncelerimizin ürünüdürler. Olumsuz bir zihne (düşünceye) sahip olursak, olumsuz bir yaşama sahip olacağız, anlamına gelir.
Korintliler 10:4-5, bize kendi aklımızda olan şeyle Tanrı'nın aklında olan şeyi karşılaştırabilmemiz için Tanrı'nın sözünü yeterince iyi bilmemiz gerektiğini açık bir biçimde belirtmektedir; kendini Tanrı'nın sözü üzerine yükseltmeye girişen herhangi bir düşünceyi yıkmalı ve onu tutsak edip Tanrı’ya bağımlı kılmalıyız.
- Evet! Evlat hayatımızın temel kaynağının kutsal kitabımız olduğunu unutmamalı ve ondan yola çıkarak sonuçlara varmalıyız. Yani elimizden hiçbir zaman düşürmememiz gereken kitap kutsal kitaptır. Bu benim sana birinci ve en önemli hayat dersimdir. Bunun önüne ne kralın sözü ne de başka birinin sözü geçemez. Kutsal kitaba uymayan hiçbir söz bizim tarafımızdan kabul edilmemelidir. Aksi taktirde Tanrı’ya karşı gelmiş ve dinin dışına çıkmış oluruz.
- Bunları anladım, dedi Jean. Ya Tanrı’nın varlığı hakkında şüpheye düşenlere ne diyebiliriz?
- Öncelikle şüpheden kurtulmak mı istiyorlar, yoksa bizi de şüpheye düşürmek mi istiyorlar? Diye bakmamız gerekir. Adamın niyeti seni şüpheye düşürmek ise ve kendisi şüpheden kurtulmak istemiyorsa ondan uzak durmakta yarar var. Yok sadece şüpheden kurtulmak istiyorsa o zaman ona bir şeyler anlatılabilir. İnsanların soru sorarken nasıl bir sonuca varmak istediği, hatta yapmaya başlayacağı her hangi bir işte nasıl bir sonuç almak istediği (yani niyeti) çok önemlidir. Niyeti bozuk olan bir kişinin doğru bir sonuç alması beklenemez. İyi niyetle soranlara, sana geçen sefer bu tepeye çıktığımızda anlattığım ‘hiçbir şeyin kendiliğinden oluşması mümkün değildir. Her varlığın var olabilmesi ve yaşamın devam edebilmesi için bir yaratıcının gerektiği’ anlatılabilir. Bunun devamında Tanrı’nın insanlara belli ölçüde özgür bir irade verdiği; insanların bu iradelerini kullanarak doğru ya da yanlış yaptıkları ve sonuçta da hepsinin Tanrı tarafından, öldükten sonra karşılığının ceza ya da mükafat olarak verileceği de anlatılabilir. Bunu da önceden Tanrı’nın din ve peygamberleri vasıtasıyla bize bildirdiği kabul edilmek zorundadır. Zira kutsal kitap bunu açıklamaktadır. Burada bize verilen özgür iradenin sınırları tartışma konusu yapılabilir. Biz bu sınırları kesin olarak bilmek zorunda değiliz. Bize düşen özgür irademizi kullanabildiğimiz son haddine kadar doğru yönde kullanmak olmalıdır. Bizim sorumluluğumuzun da sınırı budur. Bu sınırın dışında yaptıklarımızdan dolayı Tanrı bizi hesaba çekmeyecektir. Özgür irademizle ve bütün gücümüzü kullanarak yapamadığımız şeylerden hesaba çekilecek olursak o zaman Tanrı’nı bize zulmettiğini söyleyeceklerdir. Böyle bir şey yani Tanrı’nın yapamayacağımız şeylerden bizi hesaba çekmesi söz konusu değildir. Bu kutsal kitapta da bildirilmiştir.
- İnsanların iyi, doğru ve güzel  olan davranışlara yönlendirilmesi için nasıl örnekler verebiliriz?
- Tekrar ediyorum Jean. Kutsal kitabı sürekli okumalısın. Elinden düşürmemelisin. Sürekli olarak kutsal kitabı okuma alışkanlığı kazanmalı ve başkalarına da kazandırmalısın. Yapmadığın bir şeyi başkalarına yaptıramazsın. Kendinle çelişmemelisin. Sorunun cevabına gelecek olursak:
/ Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkalarına yapmamalısın. Kendin için istediğin şeyleri de başkaları için de istemelisin. Mesela, malının çalınmasını istemezsin. O zaman sen de kimsenin malını çalmamalısın. Biraz daha genişletecek olursak, kimsenin anana, bacına veya karına kötü gözle bakmasını istemezsin. Her kadın da birilerinin anası, bacısı veya karısıdır. Hiçbir kadına kötü gözle bakamazsın bunu bilirsen. Toplumun ahlakı da ancak bu düşünceye sahip olanların çoğalmasıyla düzelebileceğini anlarsın.
Ayrıca kendin için istediğin güzel şeyleri de başkaları için de istemelisin. Aç ve çıplak kalmak istemez güzel yemekler ve giysiler istersin. Herkesin güzel yemekler bulup yemesini, güzel elbiseler giymesini istemelisin. Başkaları için güzel şeyler istemek hiçkimseye bir şey kaybettirmez.
(Devam edecek)


Anahtar Kelimeler : Muhammed EMİN HEKİMHAN,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/26%20Nisan%20Cuma-1.jpg

Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı