20 Temmuz 2019 14:51
-A +A
Muhammed Emin Hekimhan

Muhammed Emin Hekimhan

Küçük Jean -XXXIV.

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

 
 
Mektup şöyle devam ediyordu:
 
İnsanlar kalplerinin hallerini düzelterek, Allah’ın emrettiklerini yaparak ve yasakladığı şeylerden kaçınarak onun rızasına ulaşırlar. Her insan, eylemleri görünüşte aynı bile olsa niyetlerin ve kalplerinin halleri farklı olabilir. Bu yüzden insanlar hakkında kesin bir kanaate varılması çok güçtür. Büyük bir sözde şöyle denilmiştir: ‘Allah’a giden yol, insanların nefeslerinin sayısı kadardır.( Dolayısıyla insanların yaptıklarını ve niyetlerini anlayabilmek için, onlar bunu açıklamadıkça bir yargıya varmaya çalışmak hatalı sonuca varmaya sebep olabilir. Gerçi ne olursa olsun görünüşte de olsa insanların Allah’ın emirlerini yerine getirmesi ve yasak ettiği şeylerden kaçınması gerekir. Dikkat edilecek şey bir insan hakkında bir yargıya varabilmek için onu mutlaka dinlemek gerekir. Muhatabı dinlemeden varılan yargı büyük ölçüde hatalı olacaktır. Savunması dinlenmeden hiçkimse hakkında bir yargıya varılmamalıdır.
 
Her insanın bir vicdanı vardır. Bildiği bilgilere göre kendi içindeki karar mekanizmasının son mercii burasıdır. Yalnız herkesin vicdanen vardığı sonuçlar doğru olmayabilir. Bunun sebebi de bilgi birikimlerinin, algılama yeteneklerinin farklılığının yanısıra hayata bakış ve beklentilerindeki farklılıklardan kaynaklanır. Bu yüzden insanların vicdanları dışında onlara doğru yolu din vasıtasıyla bildiren Allah’ın buyruklarına göre varılacak sonuçlar evrensel ahlakı oluşturacaktır. İnsan vicdanına göre varılan kanaatlerle evrensel ahlak kurallarına ulaşılamaz. İnsan aklı ve vicdanının dışında objektif doğrular ancak Allah’ın buyrukları olarak kabul edilmek zorundadır. Dolayısıyla Allah’a inandığı halde dine inanmayan bir kimsenin kendi vicdanıyla evrensel ahlak kurallarına ulaşabilmesi mümkün değildir. Bu kurallar konsesyus ile de tespit edilemez. Toplumun tamamı veya büyük çoğunluğu birlikte evrensel ahlak kurallarını belirleyemez. Zira bu durumda farklı topluluklarda farklı ahlak kuralları ortaya çıkar. Hatta aynı toplumda bile farklı anlayışlar oluşarak toplumsal kargaşalar ortaya çıkar. Bireylerin ve toplulukların dışında bir güç olarak Allah’ın varlığı ve din vasıtasıyla güzel ahlak kurallarını bildirmesinin gerekliliği bir kez daha anlaşılıyor.
 
Din adamının birincil görevi güzel ahlaklı olmak ve insanları güzel ahlaklı olmaya yönlendirmektir. Kendi yapmadığın bir şeye kimseyi yönlendiremezsin. Önce sen güzel ahlaklı olmak zorundasın. Güzel ahlakın özü, doğru sözlü olmak ve dürüst olmaktır. Şahsi menfaatlerini dürüstlük ve doğruluğun önüne koyan insanlar maalesef günden güne artıyor. Bu durumda ‘Dürüstlük pahalı bir mülktür, ucuz insanlarda bulunmaz.’ Sözü hakikat olarak ortaya çıkıyor. Özellikle bir din adamı, menfaat beklediği kişilere objektif olarak dini konularda fetva veremez ve vermemelidir. 
* * *
 
Kardinal burada mektuba tekrar ara verdi. Dinleyicilere sordu:
 
- Sayın din adamları sizler buradan ne anladınız? Bu adam gizli bir müslüman diyerek verdiğimiz hüküm sizlere göre doğru mu? Lütfen cevap veriniz.
 
Toplantıda bulunan papazlar öne çıktılar. Hepsi de korku içinde titriyordu. Orta yaşlarda cesur bir papaz konuşmaya başladı:
 
- Aslında başhiskoposun mektupta yer alan, din değiştirmeyi tavsiye etmemesi, dinin güzel ahlak olduğu konusundaki sözleri doğru. Şu ana kadar müslüman olduğuna dair bir kanıta rastlayamadım. Bu benim şahsi kanaatimdir. Diğer arkadaşları bilemem. Ancak mektubun tamamını okuduğunuz zaman belki daha net bir şekilde kanaatimi oluşturabilirim. Buraya kadar fikrim bu şekilde. Bakalım sonuna gelince ne düşüneceğim?
 
Kardinal diğer papazlara baktı. Onlar da farklı bir kanaata varmadıklarından başlarını önlerine eğdiler.
 
- Mektubun buradan sonrası Latince yazılmış. Bunu okuyabilecek olan var mı içinizde? Diye sordu kardinal. Kimseden ses çıkmadığını görünce şöyle devam etti:
 
- Bu başpiskopos bir çocuğa mektup yazıyor ve bir kısmını Latince yazıyor. Bu kısmı bu talebe nasıl okuyacak acaba? 
- Şimdi mektubun son kısmını da sizlere tercüme ederek okumaya devam edeceğim. Bu yüzden biraz daha yavaş okuyacağım. Bunun sebebini bilin diye söyledim.
 

Anahtar Kelimeler : Muhammed Emin HEKİMHAN,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/21%20A%C4%9Fustos%20%C3%87ar%C5%9Famba-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı