SICAK HABER
16 Mart 2019 12:37
-A +A
Muhammed Emin Hekimhan

Muhammed Emin Hekimhan

KÜÇÜK JEAN XVII.

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

-XVII.-
Baş yardımcım, sarı yeleklilerden ve din adamlarından birer kişiyi istişare yapmak için hazır etmek üzere çıktı. Asiller ve tüccarlar grubundan kimse olmadan diğerleriyle bir ön görüşme yapma fikri aklıma yatmıştı. Daha sonra asillerden de bir temsilci ile görüştükten sonra kararlarımı açıklayacaktım. Kaybedecek vakit yoktu. Bütün toplumu rahatlatmalı ve ‘kralımız en adil kararları aldı’, düşüncesinin oluşmasını sağlamalıydım. Bu ülkemizin bekası için gerekliydi. Aksi taktirde tepkiler artarak toplumda gerginlik oluşabilirdi. Bir ülkenin halkı, mutlu olmaz ve yönetime karşı kendini dışlanmış hissederse işte o zaman ülkenin bekası sıkıntıya girebilirdi. Bir savaş halinde halkın birlik ve beraberliğini sağlamak mümkün olmayan bir hale gelir, düşmana karşı birlik içinde hareket edilmesini sağlayamazdım. Halkın mutlu ve huzurlu olmadığı bir ülkenin kralı da mutlu ve huzurlu olamazdı. Bu düşünceler içinde debelenirken uyuyakalmışım.
Aradan üç-dört saat geçmişti ki hizmetçimin kapıyı tıklatmasıyla uykumdan sıçradım.
- Gel! Diye seslendim. Hizmetçi kapıyı açtı ve yeni uyandığımı anlamış olmalı ki:
- Rahatsız ettiğim için özür dilerim efendim. Baş yardımcınız din adamlarından bir temsilci ve sarı yeleklilerden bir temsilci ile birlikte geliyormuş. Bir saate kadar burada olacaklarmış, size haber vermemi istediler.
- Tamam ben hazırlanır beklerim. Dedim. Hizmetçi dışarıya çıktı ve kapıyı kapattı.
Henüz otuz yaşına gelmemiştim. Devletin bu kadar karmaşık yönetim yükü bana ağır geliyor olmasına karşın, bu yükü taşımak ve toplumsal sorunları gidermek zorundaydım. Şimdilik bir savaşa girmediğimiz için Tanrıya şükrediyordum. Bir de savaş sorunu olursa ne yapacaktım… Bunu şimdi düşünmeye gerek yoktu, ama tedbirli olmak gerekiyordu. Bunun en büyük tedbiri ülkede iç huzurun olmasıydı. Babamın her zaman dediği gibi, ‘Bir ülkenin savaşa hazır olması için öncelikle halkının krallarına güvenlerinin tam olması gerekir. Aksi taktirde düşmanlar, ülkede hainlik yapma ihtimali olan insan bulmakta zorluk çekmez ve çıkacak savaştan galip gelmek mümkün olmaz. Böyle bir durumda kralın otoritesi zayıflar ve sonunda ülke yıkılabilir.’ Kendi kendime düşünürken kapı çaldı. Hizmetçim gelmiş ve baş yardımcımın diğerleriyle birlikte küçük toplantı odasında beni beklediklerini haber verdi. Hemen ayağa kalktım. Hazırlandım.
- Toplantı odasına geliyorum. Dedim. Hizmetçi çıktı. Ardından ben de çıktım ve az kişiden oluşan toplantıları yaptığımız küçük toplantı odasına gittim. Hizmetçi kapıyı açmış ve benim geldiğimi haber vermişti bile. Ben kapıdan girerken hepsi ayağa kalkmışlardı. Herhalde koskoca kralı oturarak karşılayacak değillerdi.
- Konuyu biliyorsunuz. Baş yardımcım size anlatmıştır. Acilen alınması gereken kararlardan önce sizlerle son bir görüşme yapmayı uygun buldum. Büyük bir heyetle istişare yapmaya kalkışsaydık çok zaman alırdı. Şimdi alınmasını istediğiniz kararlarla ilgili fikirlerinizi dinlemek istiyorum. Baş yardımcım söze başladı:
- Şimdi içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntının atlatılması için önemli kararlar verecek olan kralımıza yardımcı olmak zorundayız. Belki bazı vergiler artacak, bir süre için sıkıntı çekmek zorunda kalabiliriz. Bu ülkemizin bekası için önemli sonuçlar doğurabilir. Ona göre fikirlerinizi ve tekliflerinizi söyleyin. Sarı yeleklilerin temsilcisi konuşmaya başladı:
- Biz köylüler ve işçiler olarak çoluk çocuğumuzu aç bırakmamak ve karnımızı doyurabilmenin derdindeyiz. Öyle zengin olmak gibi bir derdimiz de yok. Köylülerin ürettikleri tarım ürünlerine verilen bedeller ve işçilerin ücretlerinin bu durumlar gözetilerek belirlenmesini istiyoruz. Bizim gelirlerimizden daha fazla vergi kesilmesine dayanacak durumda değiliz. Vergiler arttırılacaksa zaten zengin ve refah içinde olan tüccarların kazançlarından alınan vergiler arttırılmalıdır. Bu durumda onlar aç kalmazlar, ama bizim gelirlerimiz düşerse bizim çoluk çocuğumuz açlığa mahkum edilir. Piyasa fiyatlarının arttığı ölçüde bizim gelirlerimiz artmazsa yine aynı olumsuzluklarla karşılaşırız.
Din adamlarını temsil eden baş piskopos söze başladı:
- Bizler İsa Mesih yolunda olma gayreti içinde olan ve toplumun da aynı yolda olmasına gayret eden insanlar olarak görüyoruz ki, bu sarı yeleklilerin temsil ettiği kesim İsa Mesih yoluna daha yakın bir yaşantı sergilerken asiller –tüccarlar ve soylular- sanki İsa Mesih’i örnek almaktan çok uzaklar. Bu durumda alınacak kararların sarı yeleklilerin taleplerini karşılaması gerektiğini düşünüyoruz. Yine de en doğrusunu kralımız bilir.
- Sizleri anladım, din adamları sarı yeleklileri haklı buluyorlar, aranızda anlaşma filan da yapmadığımız belli. Diğerlerinin temsilcisi ile görüştükten sonra iki güne kadar kararlarımı ilan edeceğim.


Anahtar Kelimeler : Muhammed EMİN HEKİMHAN,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/26%20Nisan%20Cuma-1.jpg

Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı