3 Ağustos 2019 15:20
-A +A
Muhammed Emin Hekimhan

Muhammed Emin Hekimhan

KÜÇÜK JEAN-XXXVI.

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı.


 
Mektup yine latince devam ediyordu, piskopos Hz. İsa Mesih hakkında yazmaya devam etmişti:
Hz. İsa (A.S.) bir gün insanları hak ve hakikate çağırmak için uzun bir yola çıkmıştı. Yolda ilerlerken bir adamla karşılaştı. Adam, Hz. İsa (A.S.)’ya, - Ben de senin gittiğin yere gidiyorum. Sana arkadaş olabilir miyim? Bu yol tek başına çekilmez, dedi. Hz. İsa (A.S.), adamın teklifini kabul etti ve beraberce yürümeye başladılar.
Bir nehir kenarına varmışlardı. İki yolcu da yorulmuş ve karınları acıkmıştı. Hz. İsa (A.S.)’nın yanında üç çörek vardı. Birisini, kendisi, diğerini de yol arkadaşı yedi. Hz. İsa (A.S.), susamıştı. Su içmek için hemen yanı başındaki nehre gitti ve oradan su içti. Geriye döndüğünde üçüncü çöreğin olmadığını gördü. Arkadaşına,
- Burada bir çörek olacaktı. Herhâlde sen yedin. Afiyet olsun, dedi. Arkadaşı çöreği kendisinin yediğini inkar edip şöyle dedi:
- Hayır ben yemedim. Kimin yediğini bilmiyorum. Bir ara arkamı dönmüştüm. Herhâlde bir hayvan alıp götürdü.
Yol arkadaşının böyle bir yalana başvurması Hz. İsa (A.S.)’nın hiç hoşuna gitmemişti. Çöreğin yenmesi hiç önemli değildi. Önemli olan yalan söylenmesiydi.
Yemekten sonra iki arkadaş birlikte yola koyuldular. Yolda iki yavrulu bir geyik gördüler. Hz. İsa (A.S.) yavrulardan birini çağırdı. Geyik yavrusu yanlarına gelince Hz. İsa (A.S.) onu kesti. Etinin bir kısmını kızartarak yediler. Yemekten sonra Hz. İsa (A.S.) geyik yavrusunun kalıntılarına, ”- Allah’ın izniyle canlanıp kalk, dedi. Geyik yavrusu derhâl canlanıp kalkarak oradan uzaklaşıverdi. ” Bu olay üzerine Hz. İsa (A.S.) yoldaşına,
- Sana az önceki mucizeyi gösteren Allah için soruyorum. Çöreği sen mi yedin. Doğru söyle, dedi. Adam yine, - Bilmiyorum, dedim ya. Yeseydim söylerdim, diye cevap verdi.
Bir müddet sonra bir nehrin yanına vardılar. Hz. İsa (A.S.) adamın elinden tuttu. Su üstünde yürüyerek karşıya geçtiler. Nehri aşınca adama şöyle bir soru sordu:
- Az önceki mucizeyi sana gösteren Allah hakkı için sana soruyorum. Çöreği sen mi yedin? Adamın cevabı değişmemişti.
Bir müddet sonra bir çöle vardılar ve uygun bir yere oturdular. Hz. İsa (A.S.) bir yere kum ve toprak yığdı. Meydana gelen yığına, - Allah’ın izni ile altın ol, dedi. Yığın da altın oluverdi. Hz. İsâ yığını üçe bölerek adama şöyle dedi:
- Üçte biri benim, üçte biri senin olsun. Diğer üçte birini ise çöreği alana vereceğim. Bu sözü duyan adam:
 - Çöreği alan bendim, diyerek gerçeği itiraf etti. Bunun üzerine Hz. İsa (A.S.), 
- Al bunları. Altınların hepsi senin olsun. Senin gibi bir adamla ben daha fazla arkadaşlık yapamam, diyerek onunla arkadaşlığını sona erdirdi ve oradan uzaklaştı. Adamın derdi zaten altınlardı. Onun canına minnetti. Altınları hemen bir çuvalın içine doldurmaya başladı. Bu sırada yanına iki kişi geldi. Adamın yanındaki altınları görmüşlerdi. Niyetleri iyi değildi. Hemen kılıçlarını çekip adamı öldürmek istediler. Adam şöyle bir teklifte bulundu:
- Dünya malı için kan dökmeye ne gerek var. Gelin, altınları üçe bölelim. Bu altınlar hepimize fazlasıyla yeter de artar bile. İki arkadaş, adamın bu samimi gibi görünen teklifini kabul ettiler. Karınları acıkmıştı. İki arkadaştan birisi yiyecek bir şeyler almak için şehre gitti. Dönüşte aklına şöyle bir şey gelmişti:
-        Altınları niye onlarla bölüşeyim ki! Aldığım şu yiyecekler içine zehir atayım. Onlar bu yemekleri yiyip ölsünler. Altınlar da bana kalsın. Bu sırada altınların yanında kalan Hz. İsa (A.S.)’nın yol arkadaşı ile diğer adam kendi aralarında şöyle bir karar vermişlerdi:
- Altınların üçte birini niye ona verelim ki! Döndüğünde onu öldürelim. Altınları ikimiz paylaşırız.
Adam döndüğünde hemen oracıkta onu öldürdüler. Zehirli yemeği de afiyetle yediler. Tabii aradan çok geçmeden onlar da zehirlenerek öldüler. Böylece altınlar üç ölünün yanı başında sahipsiz kaldı. Aradan biraz zaman geçtikten sonra Hz. İsa (A.S.) dönüş yolunda altınların yanında bu üç adamın cesedine rastladı ve şöyle dedi:
- İşte dünya budur. İnsanı, Allah’tan uzaklaştıracak her şeyden sakınmak gerekir. 
 

Anahtar Kelimeler : Muhammed Emin HEKİMHAN,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Bayram Gelmiş Neyime!

Bayram Gelmiş Neyime!

17:01 17 Eylül 2019
Deplasmandan 3 puan

Deplasmandan 3 puan

08:04 16 Eylül 2019
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/23%20Eyl%C3%BCl%20Pazartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı