18 Aralık 2018 15:35
-A +A
Ceyhan Demir

Ceyhan Demir

KUMARHANE BASAN KAYMAKAM

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

-1968 YILI ANILARINDAN-
 
         Mucur ilçe merkezindeki bir evde sürekli kumar oynatıldığından yakınılıyordu. Uzun yıllardır bu kumarhaneye bir türlü engel olunamamış.
         Şöyle anlatayım: Evin konumu bu işe çok elverişli. Mahallenin kenarındaki son ev… Tek katlı evin etrafı iki metre yüksekliğinde duvarla çevrili. Bahçe kapısı ise sürekli kilitli tutuluyor. Sahibinin iki eşi var. Kumar oynamak için gelenler kapı ziline basınca, eşlerinden biri gidip kim olduğunu anlamadan kapıyı açmıyor. Gelen polis veya tanımadıkları bir kimse ise içeriye “Misafir var” diye seslendikten bir süre sonra kapıyı açıyor. Bu deyim evin özel parolası. İçerideki eş bu parolayı evdekilere iletince, ortalıktaki paralar ve zarlar saklanıyor, herkes yanlarında hazır tutulan yemek sofrasının etrafında toplanıp, atıştırmaya başlıyor. Mizansen çok iyi kurgulanmış. Ev sahibinin arkadaşları misafirliğe gelmişler, birlikte yemek yiyorlar. Baskını yapanlar ise, gece vakti kişinin konut dokunulmazlığını çiğnediğinden suçlu konumuna düşüyor.
         Kumardan en çok yakınan kişi, bu eve en yakın komşuydu. Kaymakamlığa sürekli gelip bu işin engellenmesini istiyordu. Kumar oynayanların aynı zamanda içki içtiğini, aralarında kavga çıkarıp çevreyi rahatsız ettiklerini söylüyordu. Bana yardımcı olduğu takdirde bu konuyla bizzat ilgileneceğimi söyledim. Ankara Valiliği Emniyet Müdürlüğünde staj yaparken birkaç kumarhane baskınına katılmıştım. O taraftaki köylere giderken şoförüme bile belli etmeden evi ve çevresini alıcı gözle inceledim. Kafamda gizli bir plan oluştu. Emniyetteki polislerden bazılarının bu kumarhaneye yapılacak baskınları kumarhane sahibine ispiyonladıkları söylentisi vardı. Doğru mu iftira mı, kanıtlanması zor… Kumarın en hararetli gecesinin, ilçe pazarının kurulduğu günün öncesindeki gece olduğunu öğrendim. Pazara gelen köylüler, burada kumar oynayıp, ertesi gün pazar ihtiyaçlarını görüp köylerine dönüyorlarmış. Tabii ki parasının tamamını kaybedip beş parasız kalmamışsa…
         Yakınan kişiye iki metre uzunluğunda merdiveni olup olmadığını sordum. Varmış. Bu merdiveni avlu kapısının içinde sağ tarafa, dışarıdan görünmeyecek şekilde gizlemesini; eşine bile bunun nedenini söylememesini ikaz ettim. Aradan iki hafta geçmesini bekledim. Çünkü yakınan komşunun davranışını son ana kadar koruyacağından emin olamazdım. Örneğin, son anda korkuya kapılır, baskın yapacağımız günü kumarbaza bildirerek kendisini ispiyoncu konumundan kurtarmak isteyebilirdi. “Yapan eden kurtulur, cezayı söyleyen çeker” sözü boşuna değil. Akıllı hareket etmeliydim. Elime yüzüme bulaştırırsam, kumarhaneyi kapatayım derken suçlu duruma düşer, daha staj aşamasındayken kendi kaymakamlık geleceğimi tehlikeye atabilirdim.
         Baskın günü geldi dayandı. Kaymakamlık odamda oyalanıyorum. Gecenin ilerleyen bir vaktinde, Hükümet Konağının aynı katındaki Polis Karakoluna telefon edip nöbetçi polislerden birini çağırdım. Valilikten gizli bir şifre geldiğini, Baş Komiser Kazım Güder ve polislerin evlerine gidip on-on beş dakika içinde hemen odama gelmelerini emrettiğimi bildirmesini söyledim. Kısa zamanda herkes toplandı. Bazıları uykudan kalktığından gözlerini ovuşturmaya devam ediyorlardı.
 
         Önlerine düştüm ve kumarhaneye doğru yöneldik. Valiliğin gizli emriyle gittiğimiz inancı vardı polislerde. Kumarhaneye yaklaşınca yapacağımız işin önemini anlattım. Birçok ailenin silinip yok olmasına neden olan bu adamın, Türk polisinin pençesinden kurtulamayacağını kanıtlamak zorunda olduğumuzu söyledim; gururlarını okşadım. Neyi nasıl yapacağımızı, hukuken suçlu konuma düşmemek için elde etmemiz gereken kanıtların neler olduğunu birkaç kez anlattım. Herkes kendisine düşen görevi nasıl yapacağını iyice öğrendi. Komşunun avlusundan merdiveni alıp kumarhanenin duvarına dayadık.
         Merdiveni, evin giriş kapısı karşısına denk gelen bir yerde duvara dayamıştık. Genç ve atletik yapılı iki polis merdivenin başında hazırdı. Kırşehir şivesi ile konuşan bir başka polis bahçe kapısının ziline bastı. Biraz sonra evden çıkan kadın bahçe kapısına gelerek “Kim o?” diye seslendi. Mucur’un bir köyünün adını veren polis, arkadaşlarından birisiyle bu evde buluşmak üzere anlaştığını, onun içeride olup olmadığını” sordu. Kumardan ve eve girme isteğinden hiç söz etmeyince kadın şüphelenmedi. Hangi köyden, kimlerden gibi sorular yöneltirken dikkati dağıldı. Bu sırada merdivenden duvarın üstüne çıkıp bahçeye atlayan iki polis, ok gibi fırlayıp evin içine daldılar. Minderler üzerindeki kumar paralarına, iskambil kâğıtlarına, zarlara ve kumarhane işletenin hakkı olan paraların konulduğu taslara el koydular. Bu iş öylesine hızlı oldu ki, polisler içeriye girdiklerinde, kumarbazların kimi zar atıyor, kimi ise “Al papazı, ver kızı” diye söyleşiyorlarmış. Hemen arkadan iki polis daha duvardan atlayıp içeriye yardıma koştular. Giderken de bahçe duvarının kapısını ardına kadar açtılar. Böylelikle operasyon başarıyla tamamlandı.
         Kadınlar şaşkınlık içinde titriyorlardı. Kumarhane sahibi ise baskının şokuyla afallamıştı. Kumar oynayanların çoğu içkili, olan biteni algılama zorluğu içindeydiler. Kadınları evde bırakıp ev sahibi ile kumarbazların hepsini karakola götürdük. İlçe Jandarma Komutanı’nı uyandırıp nezarethane güvenliğinde polise destek olmalarını emrettim. Baş Komiser Kazım Güder suçluların ifadelerini bizzat aldı. Bir bölümünde ben de bulundum. Suç ve suç yeri tutanağının düzgün ve kanıtlı düzenlenmesini sağladım. Herhangi bir yanlış veya eksik olmasın istiyordum. Biraz sonra eve gittim. O sırada henüz bekâr olduğum için “Nerede kaldın, haber bile vermedin” diyerek sorgulama başlatacak kimse yoktu. Duşumu alıp, güzel bir uyku çektim.
         Ertesi sabah Hükümet Konağına giderken fark ettim ki Mucur, kumarhane baskını ile çalkalanmış, duymayan, öğrenmeyen kalmamış. Yolda rastladığım herkes beni kutluyordu. Neredeyse bir kahraman konumundaydım. Kaymakamlığın kapısına kadar gelenler olmuş, beni bekliyorlar. Kumarbaz adamdan çektiklerini, bazı hemşehrilerinin bu kişi yüzünden ocaklarının söndüğünü anlatıp teşekkürlerini bildirdiler.
         Kumarhane olarak kullanıldığı kesinleşen evi Kaymakamlık onayına bağlayarak mühürlettim. Suçluları Cumhuriyet Savcılığına sevk etmeden önce sağlık kontrolünden geçirmek gerekiyordu. Hepsini birerli kol halinde sıralayıp, ilçe pazarındaki halkın içinden geçirerek hükümet tabibine sevk ettiğimiz sırada Mucur sokaklarındaki manzara görülmeye değerdi.


Anahtar Kelimeler : Ceyhan DEMİR ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/20%20MArt%20%C3%87%C4%B1nar-1(1).jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı