3 Temmuz 2019 15:29
-A +A
Polat Bilici

Polat Bilici

MAVİ RENKLİ SU TANKERİ

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

 
Süresi kısa olsa da bir belgesel izledim.
Öyle bir belgeseldi ki, bitmesini istemiyordum.
Belgeselin konusu; mevsimin en sıcak olduğu zamanda, mavi renk tankerin, sahibinin kendi isteğiyle 60 km'lik çöl yolunda ilerleyip hayvanların su içtiği gölete su taşımasıydı.
Oysa mevsimin o zamanında Afrika'da suya çok ihtiyaç olduğundan, su fiyatları da yüksektir.
Su fiyatı yüksek olsa da, hayırsever tanker sahibinin hiç de umurunda değildir.
Onun için önemli olan çölde yaşayan hayvanların susuzluğunun giderilmesidir.
Gölet su tutmaya başladığında, susuzluğunu gideren hayvanların durumları görülmeye değerdi.
Haftada iki gün aynı gölete su getirildiği için o hayvanlar mavi su tankerini tanımış olacaklar ki, akın akın gölete doğru giderler.
Bu hayvan sever oraya su götürmeden önce, orada yaşayan hayvanların % 40 civarı susuzluktan telef olurmuş.
O tankerin sahibi, medeniyetsiz dediğimiz Afrika vatandaşıdır.
Bilindiği gibi suya tüm canlıların ihtiyacı var ve suyun olmadığı yerde ise yaşam olmaz.
Susuzluk denilince Kerbela gelir aklımıza. Kendilerini müslüman sanan Yezid ordusunun, Peygamber As'ın akrabalarını çepeçevre sarıp, çoğunun susuzluktan kırılmasına sebep olmaları...
Susuzluk nedeniyle ölmeyenleri de, kılıçtan geçirerek...
Onun için hayır sever vatandaşlar; yerleşkelerin içlerine ve çok uzaklara, çeşmeler ve kuyular yapmışlardır.
Buralara hatıllar yapılmıştır; biriken sudan yaban hayvanları ve yolculuk yapan vatandaşların binek hayvanlarının su içmeleri için.
Külhüyük Köyümüz'de rahmetli dedemin iki tane su kuyusu vardı, köyden çok uzak...
Birisi ziraat bölgesi dediğimiz eski Uzunpınar Yolu'nda, birisi ise Çimeli Köyü'ne gidilen yolda idi.
Rahmetli babam Boztepe'deki her ilk baharda bu kuyuların içine iner, kuyunun içine atılan çör çöp gibi yabancı maddeleri kovaya doldurur, rahmetli amcam da kuyudan çeker dışarıya atardı.
Amaç kuyudaki suyun içilebilir olmasıydı.
Buradan geçen vatandaşlar, susuzluklarını giderdikten sonra, beş on kova su çekip, su hatılına boşaltıp, kuyu sahibine dualar ederek ayrılırdı.
Ancak bazı kişiler ise, su kovasını ipiyle beraber götürürlerdi. Bunun içindir ki, evimizde çok miktarda araba lastiklerinden yapılan kova ve ipler yedekte bekletilirdi.
İşte bu da insanın kişiliğini gösteriyor. Bazıları çalarlarken, bazıları ise dua edip, orada bulunan hatıla su ile doldurur.
Bu kişiler ne yazık ki toplumumuzda dışlanacaklarına, bir de itibar görmeye başladılar.
"Başımıza taş yağacak denilen söylem" bu olsa gerek...
Gizli kamerayla çekilen bir paylaşım görmüştüm. 
Vatandaş sokak hayvanları içsin diye, kabın içini suyla doldurup bir köşeye bırakmışlar. Orta yaşlarda bayağı kilolu bir bayan ise, şaka gibi...
Bayan, önceden sağa sola baktı ve kimsenin olmadığını anlayınca o su kabına tekme attı.
Hatta o paylaşımı yapan arkadaşımın paylaşımının altına yorum da yapmıştım:
"Hele koca forhee hele" diyerek...
İşte yaşadığımız gezegen bu halde. Kimi yapar, kimi bozar.
Ben de derim ki: "Allah bizleri hep hayır yapanlardan eylesin, hayırlı işlere parmak basarak."
 

Anahtar Kelimeler : Polat BİLİCİ ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/21%20Ekim%20Pazartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı