4 Mayıs 2018 16:00
-A +A
İlhan Taş

İlhan Taş

Neşet Ertaş!

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

Evet.
Kırşehir’imizin ve Türkiye’mizin en değerli ustasıdır Neşet Ertaş.
Yaptığı türküleriyle söylediği sözleriyle her zaman örnek gösterilecek olan kıymetli büyüğümüz.
7’den 70’e herkes onun türkülerini söyledi.
28 yıllık yaşamımda onunla iki kelime istişare etmeyi çok isterdim gerçekten.
Onu tanıyamamanın eksikliğini kalan ömrüm boyunca hissedeceğim.
Türkülerinde buram buram Anadolu kokar.
Tatlı dile güler yüze doyulur mu diyerekten yeri geldi eğlendik, "Yazımı kışa çevirdin" diyerekten de yeri geldi ağladık.
Sevdanın nasıl olduğunu bize o öğretti.
Leyla’ya olan sevdasını dile getiren türküler sayesinde yüreğimizde yer edindi.
Hep merak etmişimdir!
Kırşehirli olan Neşet Ertaş’a neden “Bozkır’ın Tezenesi” derler?
Yaşadığı tatsız bir olaydan dolayı bu nama layık görülmüş.
Neşet Ertaş sağlık sorunları sebebiyle Almanya'ya gider.
Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya'da kalır.
1969’da Almanya’da verdiği bir konser sonrası Türkiye’ye dönerken ehliyetsiz otomobil kullanmaktan dolayı Yugoslavya’da 3 ay hapse mahkûm olur.
Burada vefasızlıktan şikâyet eden Ertaş, ''Hapishanelere Güneş Doğmuyor'' türküsünü yazar.
Ertaş’ın hapishanede olduğunu öğrenen ve çok üzülen Yaşar Kemal, Yugoslavya’daki hapishaneye postayla gönderdiği ‘İnce Memed’ romanının kapağına "Bozkırın Tezenesi'' yazarak ona jest yapar.
Ve o günden sonra Neşet Ertaş’a “Bozkır’ın Tezenesi” demeye başladılar ve lakabı halk ozanıyla bütünleşti.
Kırşehir’in iftiharı halk ozanımız Neşet Ertaş, çok mütevazı bir ustadır.
Öyle ki, kendisine sunulan 'devlet sanatçılığı' unvanını kabul etmedi.
Neşet Usta, bakın 7devlet sanatçılığı' unvanını nasıl anlatıyor?
"O dönem Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı bana teklif edildi.
Ben, hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım diyerek teklifi geri çevirdim."
Ve bu sözleriyle onun nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu anlamamak zor olsa gerek.
Neşet Ertaş öyle bir sanatçıydı ki, kendini hiçbir zaman halktan ayırt etmedi
Her zaman kendini bu toplumun parçası ve sürdürücüsü olarak tanıdı; tanıttı ve öyle yaşadı.
Ve son olarak da Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO'da 2010 yılında Ertaş'ı ''Yaşayan İnsan Hazinesi'' olarak ilan etti.
Köşe yazımı yazarken bir yandan da Neşet Baba’nın o efsanevi sesinden türküler
dinliyorum.
Bu dünyadan senin gibi bir üstat geçti.
Yarın bir gün çocuklarınız olacak.
Onlara Neşet Ertaş dinletin ki değerimizi yaşatalım.
Ne mutlu ki senin gibi bir üstadı dinleme, tanıma şerefine nail olmuşuz.
Hep gönlümüzdesin Garip ağam.
“Bakılmaz mı gözden dökülen yaşa
Gör ki neler geldi o garip başa
Hasret etti bize gama gardaşa
Bir ayrılık bir yoksuzluk biri de ölüm.
 
Nice sultanları tahttan indirir
Nicesinin gül benzini soldurur
Nicesini gelmez yola gönderir
Bir ayrılık bir yoksuzluk biri de ölüm.


Anahtar Kelimeler : İlhan TAŞ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/18%20HAZ%C4%B0RAN%20%C3%87INAR-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı