24 Eylül 2019 15:46
-A +A
İsmail Tufan

İsmail Tufan

Nesillerin Kendi Tarihi

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

             Her nesil kendi tarihini yazar. Yüz yıl önce Anadolu’da kendi tarihini yazan neslin sağladığı olanaklarla yeniden kurulan devletimizin uzun tarihi, nesillerin tarihidir. Onların bize miras bıraktığı tarihle övünüyoruz. Biz de nesiller zincirinde tarih yazma sırası gelen bir nesil olarak kendi tarihimizi yazıyoruz. Umudumuz, bizden sonraki nesillerin de bizimle gurur duymasıdır. 
             Yaşasaydı 19 Mayıs’ta 138 yaşına basacaktı. Doğum gününde, vatanımızı emperyalistlerin istilasından kurtarmak için Samsun’a ayak bastığında 38 yaşındaydı. Bugün bu yaşta olanların içinde hala ana babasının koruyucu kanatları altında yaşayanlar vardır. Babaevini otel gibi kullanan, sanal alemde sanal bir yaşamı, hayat zannedenler, bu ülkenin nasıl kurulduğunu unutmuş gibi görünüyor. Bizim nesil iyi bir tarih yazmıyor. 
             Gençlerimizin geleceğini düşünüyorum, aklıma hoş şeyler gelmiyor. Umutsuzluğa kapılmayalım diyorum ben de herkes gibi ama umut kaynaklarımızın tükendiğini görmezlikten gelemiyorum. Gençlerin geleceğinde yaşlılık var ve yazdığımız tarihin içinde onlar da birer yazardır. Gençler, kendi yaşlılığını şimdi yazıyor ve kalemleri tükenmiş görünüyor. Eğitim, meslek, istihdam, gelir, kendine ait bir ev, belki bir otomobil, gençler için sanal kavramlara dönüşüyor. Dün Afyonkarahisar’da orta yaşlı bir adam pazara gitmek için para isteyen eşini, parasızlıktan dolayı çıkan aralarındaki münakaşanın kavgaya dönüşmesi sonucunda öldürdü. Bıçaklayarak! Soğan, domates, biber kesmek için satın aldığı bıçağı karısına üç defa sapladı. Sonra kendisi teslim oldu. Neye yarar? Ölen öldü. O kadın yaşlanacaktı, çocuklarının, torunlarının mürüvvetini görecekti. Ama sadece kadın cinayeti istatistiklerinde bir veriye dönüştü. 
           Samsun’a 100 yıl önce ayak bastığında Atatürk, başarılı olup olmayacağını bilemezdi, ama umutluydu. Biz, umutsuzluğumuzu hayatımızdan bir an önce kovmalıyız. Umutlu nesillere acilen ihtiyacımız var. Eğitimcisinden ekonomistine, pazarcısından politikacısına, kendi geleceğimizi hazırlıyoruz. Tarihimizi daha iyi yazmanın yollarını birlikte aramalıyız. Eğer yaşlılığın geleceğini öngöreceksek, o zaman önce yaşlanacak insanın geleceği olmalıdır. Geleceği hayallerini ve umutlarını yaratıcılığıyla birleştiren, ahlaklı olduğu kadar insancıl nesiller ile geleceğe yönelmeliyiz. 
             Emilio Filippo Tommaso Marinetti, ismini belki hatırlamayacaksınız. Bu bir İtalyan yazar ve faşisttir. İlk Fütürizm manifestosunu 1909 yılında Le Figaro gazetesinde yayınlamıştır. On yıl sonra İtalya, Mart 1919’da önce Antalya’yı işgal etti. Sonra Kuşadası, Bodrum, Fethiye, Muğla, Burdur, Konya, Afyon Söke ve Akşehir işgal edildi. Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra! 
Marinetti, şiddet ve savaş yanlısı idi. Kendisi savaşa gitmedi ama milyonlarca insanın öldüğü savaşlara hayran bir gençliğin yaratılması için uğraştı. Gelecekle ilişkili manifestosunda, “dümeni elinde tutan adamın şarkısını söylemek istiyoruz” diyordu. Hayalini kurduğu gelecek için yaptığı çağrıda şöyle devam ediyordu: “Saldırgan harekete, ateşli uykusuzluğa, koşar adımla, salto mortale atarak gidenlerle övünmek istiyoruz.” 
Gencecik yaşta Atatürk, bu saldırganlığa, bu yüzsüzlüğe, bu arsızlığa karşı yüzbinlerce şehit verdiğimiz mücadeleyi başlattı. Bizim “Kurtuluş Savaşı” dediğimiz, ama nasıl kurtulduğumuzu unuttuğumuz özgürlük mücadelesi. Yaşlılara sormayı da gerekli görmüyoruz. Yüzbinlerce vatandaşımızın evinde Kurtuluş Savaşı gazisi dedesinden kalan madalyaları da unuttuk. 
             Geleceğin tarihini yazan bugünkü nesil, yaşlılığın geleceğini merak ediyor, ama geçmişini değil. Sokrates, Aristotels veya Planton’u anlatıyor, ama kendi varlığının sebebi olan neslin yaşlanışını, yaşlılığını, gençliğini, umutlarını, olanaklarını, geleceğe bakışını sormuyor. Yaşlılığın kültüründen söz ediyor, ama kendi kültürünün buna katkısını görmezden geliyor. 
              Güzel ülkemizde, güzel bir yaşam ve anlam dolu bir yaşlılık dönemini hayal ediyoruz. Bu hayalin geçekleşmesi için de hepimiz bu uğurda çaba harcamalıyız. Bize bu olanağı yaratanları yılda bir defa değil, her gün hatırlamalıyız. Bizim özgür yaşamamızı sağlayan, yaşlanamadan şehit düzen dedelerimizi, ninelerimizi, aklımızdan hiç çıkarmamalıyız. 
 

Anahtar Kelimeler : İsmail Tufan,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/19%20Ekim%20Cumartesi%20-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı