10 Ağustos 2018 16:00
-A +A
Taylan Özgür Köşker

Taylan Özgür Köşker

Orhan Kemal

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

         Lisede okuduğum yıllarda Mustafa Oba, Orhan Kemal´in bir öyküsünü kırk dakikalık ders boyunca bize okumuştu. Öyle etkilenmiştik ki...
               Mustafa Oba, gerçek bir edebiyat öğretmeniydi.  Okuma sevgisiyle dolu, yüreği insanlık sevgisiyle dolu, özverili, güler yüzlü... Yeri geldiğinde hata ettiği zaman ya da yanlış okuduğunda bile "Affedersiniz!" diyebilen...
               O kadar edebiyat dersi gördük, ama hiçbiri bu denli aklımda kalmadı. Ama Orhan Kemal´in o öyküsünü hiçbir zaman unutmadım. Öyküde hayli yoksul bir ailenin tavuk eti yerine enik eti (köpeğin yavrusu) yemek zorunda kalışı anlatılıyordu.
               Sonraları İnönü Lisesi´nin zengin okul kütüphanesinden Orhan Kemal´in Önce Ekmek adlı öykü kitabını alıp okudum. Sonra romanlarını...
               Bereketli Topraklar Üzerinde, eleştirmen Fethi Naci´nin de deyimiyle Orhan Kemal´in en etkili romanıydı. İri cüssesiyle unutulmaz Pehlivan Ali... Pamuk toplayan işçiler...
               Devlet Kuşu romanında İstanbul´da yaşayan Arnavutları olağanüstü canlı ve etkileyici konuşmalarıyla anlatması bu yazara olan hayranlığımı ve ilgimi büsbütün artırmıştı. Hanımın Çiftliği, Trt´ de dizi olarak yayınlanmıştı. Ve çok başarılı bir uyarlamaydı bence. 72. Koğuş, Kadir İnanır, Menderes Samancılar, Erol Demiröz, Rasim Öztekin, Tülay Arda ve Halil Ergün´ün oynadığı yine bence en başarılı uyarlamaydı. İkinci dünya savaşı yıllarında adem babalar koğuşunda yatan, açlıkla mücadele etmeye çalışan insanların hem trajik hem de yer yer gülmece yüklü olaylarının anlatıldığı bir romandır 72. koğuş. Kısa ama çok etkili...
         Ben, edebiyatta öncelikle yerli ürünlerin daha çok okunmasından yanayım. Daha sonra evrensel romanlara yönelmek daha kolay oluyor diye düşünenlerdenim.  Yaşar Kemal´in İnce Memed´ini okuduğum için Dostoyevski´nin Suç Ve Ceza ´sını daha iyi anladığımı, onu daha iyi özümsediğimi düşünüyorum. Ve edebiyatın da (Yaşar Kemal´i anarak) bir psikoloji olduğunu düşünüyorum.
          Gelelim yeniden Orhan Kemal´e... 1996 yılında Ankara´da üniversiteye hazırlık için dershaneye gidiyordum. Orada aynı sınıfta olduğum bir arkadaş vardı. En arka sırada otururdu hep. Kimseyle pek konuşmayan, kendi halinde biriydi. Upuzun boylu,  ipince zayıfça, beyaz tenli ve gözlüklüydü. Her gün düzenli bir şekilde gidip geliyordu. Sert görünüşlüydü ve pek diyalog kurulacak biri değildi. Durmadan, hırsla hazırlık soruları çözdüğü de bugün gibi aklımdadır. Güzel ve zarif bir kız arkadaşı vardı ve her gün sınıfa geliyordu. Ders çıkışı birlikte gidiyorlardı. Bir gün sınıf kapısının kenarındaki çöp kovasını her sabah girerken gürültüyle iten ve bunu düzenli ve rahatsız edici bir şekilde yapan, benim de pek hoşlanmadığım bir çocukla tartışmışlardı. Deyim yerindeyse ona ağzının payını vermişti.
               Sonraları adını şimdi anımsayamadığım o arkadaşla derin söyleşiler yapmaya başlamıştık. O denli sert görünümüne karşın ipek gibi bir kalbi olduğunu duyumsamıştım.  Söz döndü dolaştı Orhan Kemal´e geldi. Elimde Orhan Kemal´in Bir Filiz Vardı romanını görmüştü. Orhan Kemal´i görünce gözleri parlamıştı. Yüzü gülmüştü. Pek de alışık olmadığım bir durumdu. Onun en sevdiği ve deli gibi tutkuyla okuduğu bir yazarmış Orhan Kemal. Tek tek tüm romanlarının adlarını veriyordu ve neredeyse hepsini okumuştu.
                Orhan Kemal´in romanlarını kaç saatte okuduğunu bile söylüyordu. Örneğin, Hanımın Çifliği´ni yaklaşık on bir on iki saatte okumuştu. Diğer romanlarını da kaç saatte okuduğunu ve bitirdiğini söylemesi bana ilginç ve etkileyici gelmişti. Sanırım en beğendiği romanları da Murtaza ve Müfettişler Müfettişiydi. Sonraları izini yitirdim onun. Ama işte etkileyici kişiliği, Orhan Kemal´in neredeyse tüm yapıtlarını okumuş olması da benim hiçbir zaman aklımdan çıkmadı. Yazık ki o güzel insanın şimdi adını bile anımsayamıyorum. Yıllar geçti. Gürültü yapan çocuğa gösterdiği sert tepki ve durmadan, kimseyle muhatap olmadan çalışmasını ve her dershane çıkışı kız arkadaşıyla birlikte gidişleri de unutmadığım görüntülerden biridir. Şuna gelmek istiyorum. Orhan Kemal´in de yarattığı karakterler de her zaman bizimle yaşar. Etkileyici, unutulmayacak karakterlerdir. Murtaza, Pehlivan Ali, Kaptan, Berbat, İzmirli, Tavuk Hırsızı, Bobi... Şu savımı tüm içtenliğimle söylüyorum. Az çok okuması yazması olan ve az da olsa düşünen herkes genç, orta yaşlı, yaşlı, hatta on üç on dört yaşındaki çocuklar, kız erkek delikanlılar Orhan Kemal´i rahatlıkla ve sular seller gibi okuyabilirler. Hiçbir romanını da öyküsünü de ellerinden bırakamazlar. Her zaman demişimdir ve tekrar edeyim. Bizim edebiyatımız, sözlü, yazılı kültürümüz çok zengindir. Yoksa bu topraklardan Yunus Emre, Dede Korkut, Pir Sultan Abdal çıkmazdı. Karacaoğlan, Köroğlu, Cahit Külebi çıkmazdı. Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Sait Faik çıkmazdı. Füruzan, Adalet Ağaoğlu çıkmazdı. Nezihe Meriç, Gülten Dayıoğlu, Nazlı Eray çıkmazdı. Yaşar Kemal, Aziz Nesin ve Orhan Kemal çıkmazdı.



Anahtar Kelimeler : Taylan Özgür KÖŞKER ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/18%20Aral%C4%B1k%20%C3%87%C4%B1nar-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı