8 Ekim 2019 11:46
-A +A
Emine Baştuğ

Emine Baştuğ

ÖZLENEN HASLET VE AHİLİK

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

İlk yerleşimin M.Ö. 3000’lere uzandığı Anadolu’nun ortasında bulunan Kırşehir zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Geçmişten günümüze pek çok uygarlıklara ev sahipliği yapmış ve Türk İslam dönemlerinde Türk kültürünün yaşatıldığı bir merkez olmuştur.
O dönemde 13. Ve 14. yy’da Ahi Evran, Hacı Bektaşi Veli, Cacabey, Aşık paşa, Ahmed-i Gülşehri gibi Kırşehir’de yetişmiş bilge insanlar eser ve düşünceleriyle döneme damgalarını vurmuşlardır. Ayrıca; tarihteki önemli rolleri onları günümüze kadar yaşatmıştır…
Bu yüzdendir ki Kırşehir, Ahilik kültürünün başkenti olarak bilinmektedir. Eminim ki şimdiye kadar bu muhteşem kültürü değişik platformlarda duymuş ve okumuşsunuzdur. Şimdi Ahilik kültürünü bir kez de bendenizden duyun, okuyun istedim…
Ahilik kelime olarak, Arapça “Kardeşim” anlamına gelen “Ahi” kelimesinden gelmektedir.
Bunun yanında, Ahi sözcüğünün Türkçe kökenli “Akı” kelimesinden geldiğini savunanlar da vardır. Akı, “Eli açık, cömert, yiğit” gibi anlamlara gelmektedir.
Anadolu halkının ekonomik ve kültürel yaşamında önemli bir boyut oluşturan Ahilik; şimdi hemen hemen unuttuğumuz ve çok özlediğimizi söyleyebileceğim dürüstlüğün, sevginin, dostluğun, yardımlaşmanın, hoşgörünün, bilginin ve dayanışmanın sanat ile birleşimidir.
Ahilik geleneğine göre bir ahinin,
*Alnı açık olmalı,
*Eli açık, cömert, yardımsever olmalı,
*Sofrası, kapısı açık olmalı, nesi varsa misafiriyle paylaşmalıdır,
*Dilini yalandan, gıybetten, iftiradan bağlamalı,
*Gözünü ayıp aramaktan, elini haramdan bağlamalı,
*Belini bağlamalı, kimsenin namusuna göz dikmemelidir.
…….
Eskiden dükkânını erken açan esnaf şayet sabah siftahını yapmışsa, sonraki müşterisini “Ben siftahımı yaptım, yan komşum henüz siftah yapmadı, ona gidiniz.” dermiş. Şimdi öylemi ya! Maalesef şimdiki esnafımız komşusunun müşterisini kapmaya çalışarak, mümkün olan tüm alışverişini kendisinden etmesi için elinden geleni yapmaktadır.
Dolayısıyla; geçen yıllar içinde insanlar arasına öyle bir fitne ve fesat tohumu saçılmış ki bu tohumun kökünün kazınıp, biiznillah bir daha yeşermemesi için ne yapılır gerçekten bilemiyorum. Galiba bu işin ucu yine eğitime dayanıyor. Evet, evet bence kesinlikle eğitime dayanıyor…
Böyle güzel ilkelerle var olmuş olan Ahilik kurumumuz, Osmanlılar döneminde lonca (meslek derneği), gedik (esnaf teşkilatı) kuruluşları olarak devam etmiştir. Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte esnaf teşkilatlarımız, yasal düzenlemelerle çalışmalarını sürdürmüştür.
“Peştamal kuşanma” bir ustanın yanında yetişip, usta olan çırağa, iş yapma izni vermeye deniliyor. Bugün onun yerine diploma verilmekte, esnafın ve çalışan kesimlerin sosyal hakları, devletimizin sosyal güvenlik kurumları aracılığıyla sağlanmaktadır.
Günümüzde, esnaf ve sanatkârların oluşturduğu kurumlar; insanlığın ortak erdemleri olan sevgi, bilgi, dostluk, adalet ve dayanışmaya kısaca Ahiliğe önem vermektedir.
Fakat çok üzülerek söylemeliyim ki; şimdi bu özellikler ve güzellikler ne kadar, ne ölçüde sağlanmakta orası da tartışılır aslında. Güzel olan her şey lafta kalmaya devam ediyordu.
İşte, daima “iyiyi, doğruyu, güzeli” benimsemiş olan Ahilik kurumunun bu yanlarını yeni nesillere aktararak öğretmek amacıyla daha önce sadece Kırşehir’de düzenlenen Ahilik Bayramı'nın ülke geneline yayılması hedeflenmektedir. Dolayısıyla bu özel günün “Ahilik Kültürü Haftası” adı altında kutlanması Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gündeme alınmıştır.
Bu konudaki etkinlik, sempozyumlar değişik platformlarda beş yılda bir Kırşehir Valiliğimizce ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarınca düzenli bir şekilde kutlanmaktadır.
Kısaca; çok özlediğimiz ve günümüzde maalesef yitirdiğimiz hasletlerden olan, Ahiliğin, işçinin, çalışanın, üretenin, namuslu kazancın ve ticaretin hatta adaletli yönetimin simgesi olduğunu söyleyebiliriz.
Şimdi bütün bunları göz önüne alarak sorarım size, kaç kişi komşusu aç iken tok yatmıyor acaba?
“Ele değen saman çuvalına değer” deyimini ne kadar, ne ölçüde çürütüyoruz söyler misiniz? Acaba “El elin eşeğini türkü söyleyerek ararmış” sözünün aksini yaparak, ne zaman utandıracağız insanları?
Acaba ”Ateş sadece düştüğü yeri ne zaman yakmayacak?” söyleyebilir misiniz?
Kısaca; ne zaman Ahiliğin gereklerini yerine getireceğiz dersiniz?
Balık kavağa çıkınca mı? Yoksa çıkmaz ayın son çarşambasına mı? Umarım öyle olmaz!
Aslına bakarsanız hepimiz bu durumdan şikâyetçiyiz öyle değil mi sevgili dostlar? Bu işin çözümü için taşın altına bırakın gövdemizi elimizi koysak kâfi gelecektir esasında. Ama herkes birbirinden bir adım atmayı, ya da adım atanı eleştirmeye hazır vaziyette bekliyor…
Neyse efendim, bu anlamlı günün sadece Kırşehir’imde değil, tüm şehirlerimizde kutlanıp, her konuda iyiliğe ve güzelliğe vesile olmasını temenni ederek kalın sağlıcakla diyorum.
 

Anahtar Kelimeler : Emine Baştuğ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Gözün Aydın Kırşehir!

Gözün Aydın Kırşehir!

17:00 27 Kasım 2019
Yine Tarih Yazdı!

Yine Tarih Yazdı!

09:10 7 Aralık 2019
10 Parmağında 10 Marifet!

10 Parmağında 10 Marifet!

14:36 2 Aralık 2019
"Çine" zulayı patlattı!

"Çine" zulayı patlattı!

14:09 21 Kasım 2019
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/12%20Aral%C4%B1k%20Per%C5%9Fembe-1.jpg
YARIŞMA
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı