25 Eylül 2019 15:35
-A +A
Muhammed Emin Hekimhan

Muhammed Emin Hekimhan

ŞAİRCE SENİ YAZARKEN

Yer yukarıya iter gibi,
Gökyüzü beni çeker gibi,
Vücudum dünyadan ayrılır gibi,
Sanki sarhoşluk içindeyim,
Yükselirim, seni yazarken.
 
Ne bahçede beyaz güller,
Ne karanfillerin kan rengi,
Ne de sardunyaların keskin kokusu,
Veyahut meşaleleri andıran laleler,
Hiçbiri yetmiyor, seni yazarken.
 
Ne senden önce yazılan şiirler,
Ne de sonra yazılacaklar…
Verirsin kalbini bana diye,
Verdim kalbimi sana,
Bu duygular içinde,
Yoğrulurum, Seni yazarken.
 
Şakaklarımda beyaz teller,
Yüzümde yorgunluk çizgileri…
Yıllardır aradım seni,
Şehvet ve baygınlıkla.
Okursun umarım,
Gayret içindeyim, seni yazarken.
 
Küçümseyip alaya alma,
İnce dokuyup, hünerli renklerle süsleyerek,
Duygularımı senin için,
Geceyi terennüm ederek, gün doğuşunu anlatırken.
Dudaklarının rengi, dalgalar misali saçların,
Mısralarıma siner güzel kokuların.
Sadece dinle ve anla, seni yazarken.
 
Tanınmamış şeyler,
Saklı güzellikler,
Anlaşılması güç hakikatler,
Derin ve azametli sözler,
Aciz kalıyor, güzelliğini anlatmakta.…
Hasretinin verdiği ızdırap ve üzüntü,
Belki hissedilebilir veya düşünülebilir,
Üfleyip çoğaltsam içimdeki ateşi,
Senin kalbine sıçramıyor,
Yine de, seni yazarken.
 
Gelincik çiçeklerinin ve papatyaların sessiz öpücükleri,
Sinsi yaban kedilerinden kaçarken ürkek karacalar,
Su perileri ağlarla, bataklık sazlarının içine çekilirken,
Acıklı türküler söylenirken dudaklarda,
Sıçrarken, ayın gümüş kırıntılarını toplamak isteyen balıklar,
Birbirinin göğsünde uyuyan veya tek gölge halinde dolaşan çiftler,
Ay ışığının giremediği kuytu bahçeler,
Kıskanç aşıkların şikayetleri…
Gümüş bir kalemle, gümüş kaplı bir deftere yazsam,
Yardım etmez, seni yazarken.
 
Beyaz dişlerimi, mor kadife yastıklara geçirsem,
Yıllarca filozofları, şairleri dolaşsam,
Ruhun ölmezliği, fani olan nesne,
Ebedi hakikate varmak ve dünyanın aldatıcılığı,
            Karıncaların sırları, şairlerin sihirli sözleri,
Sönmeye yüz tutmuş bir kandilin ışığı,
Yaşasada hayalimde estetiğin her nev’i,
Efsanevi yiğitlerin cengaverlikleri,
Ağlayanlar, gülenler, raksedenler,
Kucağındaki bebeği yaşatmak için yalvaran bir anne,
Karnındaki çocuğu düşürmek isteyen bir kadın,
Faziletlerin susması, ihtirasların gürültüsü…
            Altın bir kalemle, altın mürekkeple yazsam,
Yetişmez bunlar, seni yazarken.
 
Sanatkarlık tacı giysem hükümdarlar elinden,
Senden uzaksam neye yarar ki bunlar?
İpek minderlere ateş gözyaşlarım düşse,
Hiçbir şey yatıştıramaz gönlümü,
Gökyüzündeki en uzak yıldız gibi kırpışır gözlerin,
Ölümsüz aşka giden yolda,
Hudutsuz kum çölleri, engin denizler,
Yeni fikirlerden eser bulunmayan,
Hiçbir çiçeğin ve zevzekliğin olmadığı,
Açık, seçik ve bilinmezlikten uzak,
Ruhumun susadığı sade bir açıklık.
Soru çengellerine takılmadan düşünebilirse zihnin,
Güzellikler içinde yıkanarak,
Nazarını kalbine çevirirsen beni,
Kalbime çevirirsen seni görürsün.
Kalbim seni, kalbin beni anmadan,
Sadece taşıdığında birbirini içinde,
Ve hissettiğinde içindekini,
Saçına aklar, yüzüne çizgiler dolsa da,
Değişmez duygular, seni yazarken.



Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/12%20EK%C4%B0M-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı