10 Kasım 2018 15:19
-A +A
Emine Baştuğ

Emine Baştuğ

Saygı Değer Hocam'a

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

1980 yılı, 10 Kasım Pazartesiydi.       
Okulumuza yeni bir hoca(*) gelmişti   
Bu hocanın branşı İngilizce’ydi.     
Her şeye rağmen, o günümüz ne güzeldi.  
Görünüşte iyi bir hocaya benziyordu, 
Yüzünde tebessüm hiç eksilmiyordu  
İçimden bir ses;  “Acaba notu da iyi mi?” diyordu.
Olsun, yine de iyi birine benziyordu. 
Ne kadar hüzünlü olsa da  
Bizi güldürürdü mutlaka, 
Güldürmek, ikinci mesleğiydi adeta. 
Heyhat, dört saatti bize dersi haftada.
Böyle bir hocam olduğu için mutluydum, 
İngilizce’den anlamazdım, anlar oldum.  
Gerçek ve samimi bir Öğretmeni,  
Ancak şimdi bulmuştum!   
Hocam, sözünü ettiğim kişi sizdiniz.   
Aslında daha güzel sözlere layıksınız  
Ama siz alçak gönüllüsünüz 
Sanırım beni hoş görürsünüz.
Gerçekten de ne kadar iyiydiniz 
Öğrencinin halinden anlar, bilirdiniz,
Elinizden gelirse yardım ederdiniz
Bize karşı hep güler yüzlüydünüz…
Dersinizde mümkün değildi uyumak.
Diğer derslerde, not için olsa da
Sizin dersinizde öğrenmek için çalışmak
Bilin ki gayemizdi ancak!
1981 yılı, 10 Kasım Salı,
Tam bir yıl olacaktı
Artık siz yoksunuz
Asıl şimdi bugün hüzünlü sayılacaktı!  
Unutmak ve unutulmak…  
İkisi de acı olsa gerek
Ama bu öğrenciniz unutulsa bile
Sizi hiç unutmayacak!
Yaşamınızda başarılar dilerken
Ömrünüz boyunca, mutluluğunuzu isterken,   
Bu şiirimi saklayıp, ilerde hatırlarken,     
Beni çok mutlu edersiniz gerçekten…
     Evet sevgili dostlar, çok kıymetli  ve bir o kadar da çok saygı duyduğum, İngilizce Öğretmenim için tam otuz sekiz yıl önce yazmış olduğum naçizane şiirimi sizlerle paylaştım.
     Sevgili CANLAR, şimdiki öğrencilere ve öğretmenlere bakınca çok içimin acıdığını sizlere söylemek istiyorum. Onların durumu da canım ülkem gibi doğrusu. Birçok değerlerimiz gibi bir zamanlar çok kuvvetli olan öğrenci öğretmen bağının da içinin boşaltıldığını görmekteyiz.  
     Öğretmenimizi ta uzaktan gördüğümüzde  bunu bir görev addederek kendimize çeki düzen verirdik. Bunu zorla da yapmazdık ha… İçimizden gelerek yapardık. Ve bunu yaptığımız için bir yerimizden bir şeyler eksilmediği  gibi bilakis değerimiz daha da çok artmış olurdu. 
     Bizler için öğretmenlerimiz işte böylesine ANA’ydı, BABA’ydı, CAN’dı… Şimdi ise nerdeyse öğrencinin, öğretmenin sırtına vurup  “Na’ber  kanka” demediği kaldı, belki de diyorlardır… Ben hala eski zamanda  yaşamak istediğim için belki o kadarını da tahayyül edemediğimi söylemek istiyorum.
     Hele şimdi dindar geçinip dindarlığın da içini boşaltanlar sayesinde zaten mümkün mü öğretmenin öğrencisine yaklaşması? Bırakın  yaklaşmayı, öğretmenlerimiz sözlerle bile sevgi sözcüğünü ima  edemez hale geldi maalesef. Bazı istisnalar da var tabi yok değil…
     Bu geçen süre zarfında neler olmuştu ya da hangi olaylar öğretmenlerimizi değersiz hale getirip, itibarsızlaştırmıştı dersiniz? Kutsal mesleklerin en başında gelen öğretmenlik için bu bambaşka bir gündem konusu aslında. İnşallah yakın zamanda bu konuyla ilgili daha detaylı bir yazı kaleme almak isterim. En büyük etkenin şu an Ülkemizin de kanayan yarası sosyoekonomik ve siyasi sebepler olduğunu şimdilik söylemekle yetinmek istiyorum.
     Bizlerin, benim bu günlere gelmemde büyük emeği geçen ve şu anda ebediyete intikal etmiş  öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, hayatta olan değerlerimize de sağlıklı bir ömür diliyor ve ellerinden öpüyorum.
     Her şey için teşekkürler Ziya ALTAŞ Hocam, size sevgi, saygı ve mennetlerimi sunuyorum…
     Herkese sağlıklı ve huzur dolu günler temennisiyle, ESEN KALIN!

Anahtar Kelimeler : Emine BAŞTUĞ ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/17%20Kas%C4%B1m%20%C3%87%C4%B1nar-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı