8 Mayıs 2019 12:07
-A +A
İsmail Tufan

İsmail Tufan

Söylenen ve Söylenmek İstenilenler

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

 

 
Normal olarak ben yaşlanma ve yaşlılık sorunlarıyla ilgilenirim. Aslında ele alacağım konu da yaşlanma ile ilişkilidir. Çünkü yaşlanma beşikten mezara dek devam eden bir süreçtir. Her ne kadar lisan gerontolojik bir konu olarak görünmese de aslında Gerontoloji açısından da ilginç bir konudur. Çünkü kuşaklar arası ilişkiler bağlamında değerlendirilebilir. Genç ve yaşlı kuşaklar birbirlerini anlamakta zorluk çekiyorlarsa, bu sadece dil bilimcileri açısından değil, gerontologlar açısından da ilginç bir konudur.
Belirttiğim gibi konu dilimiz. Ağzımızdaki dil değil, konuştuğumuz dil. Kendimi çok iyi Türkçe konuşan biri olarak görmüyorum. Aksine sık sık hata yapıyorum, ama bazı hataları ben bile yapmıyorum. Hatalı cümlelere sıkça rastlıyorum ama bunları bir kenara yazmamış olduğuma da çok üzülüyorum. Çünkü eğlendirici bir kitap olabilecek malzeme boşa gitti.
Yine gazetelerin internet sayfalarını “faremle” tıklıyorum. Tesadüfen bulduğum cümlelerde söylenen ve söylenmek istenilen arasındaki farkı tartışmak için yeterli değil. Ama sorunu dile getirmek için yeterlidir.  Bu önemli bir konu mudur? Bence önemlidir! Çünkü düşüncelerimizi genellikle sözlü ifadelerle anlatırız. Dolayısıyla yanlış cümleler yanlış anlamalara, yanlış anlamalar iletişim arızlarına, iletişim arızları insanların birbirini anlayamamasına neden olur. Birbirini anlayamayan insanlar arasında çatışma riski artar. Çatışma riskleri çatışmalara dönüşebilir. Birbiriyle çatışan insanlar çoğalırsa toplumun huzuru kaçar. Toplumda huzur kalmazsa yaşam memnuniyeti azalır. Yaşamından memnun olmayanlar çoğalırsa şiddete eğilim artar. Şiddete eğilimli insanların çoğaldığı toplumda kimse yaşamak istemez. Barış, hoşgörü ve sevginin bol olduğu bir toplum istiyorsak, duygu ve düşüncelerimizi doğru ifade etme becerilerimizi de geliştirmeliyiz.
Adını ilk defa duyuyorum. Televizyonda sunuculuk yapıyormuş Seda Akgül.Başından geçen nahoş bir olaya müdahale eden polislere teşekkür ediyor: “Genç, aydın, pırıl pırıl, kadın hak ve özgürlüklerini koruyan polislerimize teşekkür ederim.”(https://www.sozcu.com.tr/hayatim/ magazin-haberleri/seda-akgule-taciz-soku/).İlk defa okuyunca cümlede bir tuhaflık olduğunu sanırım siz de benim gibi hissetiniz. Kadın hak ve özgürlükleri mi yoksa polisler mi “genç, aydın, pırıl pırıl”? Biraz dikkatli okuyunca hem hatayı görebiliyoruz hem de ne demek istendiğini anlıyoruz. Sayın Akgül aslında şunu demek istiyor: Kadın hak ve özgürlüklerini koruyan genç, aydın, pırıl pırıl, polislerimize teşekkür ederim.
            Herkes bu hataları yapabilir. Uyaran olmayınca hatalar devam ediyor. Diğeri gibi bu şahsın adını da ilk defa duyuyorum. Yaşımdan olsa gerek. Kuşak farkı, yani! Zeynep Alkan“sosyal medyada yaptığı paylaşımla hakkında merak edilen detaylara açıklık getirdi” denilen bir yazı dikkatimi çekiyor.
Siz, Zeynep Alkan’ın tuvalet ihtiyacı gelince ne yaptığını merak edenlerden misiniz? Ne Alkan’ın ne de bir başkasının hela meselelerine ne gençken ne de şimdi gerçekten hiç merak duymadım. Belki çağı yakalayamadım. Ama meraklananlar var ki Alkan bu konuya açıklık getirmiş: “Çok tuvaletim geldiğinde Tarkan’ın ‘Kuzu kuzu dilleri’ni içimden söyleyip uzun süre tutabiliyorum” diyor. Bence biraz daha detay çok iyi olurdu. Mesela “az tuvaleti gelince” hangi şarkıyı mırıldandığını da açıklasaydı, dört dörtlük bir sosyal medya paylaşımı olacaktı.
Yönetmen ve oyuncu Hamdi Alkan’ın kızı olduğunu öğrendiğim Zeynep Alkan’ın takipçileri ile paylaştığı başka detaylar da var. Mesela yılan en çok sevdiği hayvanmış. “Tembel hayvan” diyor. Belki aralarından ortak özellik olarak görüyor. Kim bilir? Ama Türkçe derslerinde “full” uyuklamış olduğu belli: “En korktuğum şey full simsiyah renk göz” diyerek “full” çuvallamış! Devamı “full’un full’u”: “Sevdiğim filmi yeni izlermişçesine 70’ten fazla izleyebilirim, en küçük şeylerden bile mutlu olmak hayat felsefelerimden biri, o yüzden çok enerjik ve neşeli gözüküyorum”.(https://www.sozcu.com.tr/hayatim/magazin-haberleri/zeynep-alkan-hakkinda -merak-edilenlere-aciklik-getirdi/). Galiba matematiği de güçlü değil genç kızımızın. “70’ten fazla izleyebilirim” demesinden anlaşılıyor. 71 ile sonsuz arasında bir rakamdan söz etiğinin farkında değilse de, bende asıl merak uyandıran 70 rakamı oldu. Bizim kuşak bir şeyi abartarak bir rakamla ifade etmek istediğinde 10 ve üslülerini verirdi. 10, 100, 1000, en çok kullandığı rakamlardı. Bizim kuşak galiba daha pratikti.


Anahtar Kelimeler : İsmail Tufan,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Bayram Gelmiş Neyime!

Bayram Gelmiş Neyime!

17:01 17 Eylül 2019
Deplasmandan 3 puan

Deplasmandan 3 puan

08:04 16 Eylül 2019
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/21%20Eyl%C3%BCl%20Cumartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı