12 Nisan 2018 16:23
-A +A
Tayfun Bayrak

Tayfun Bayrak

Sporlu-Yorum

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

Sporlu-yorum
         Geçen hafta sonu memleketim Kırşehir Belediyespor’un şampiyonluğunu ilan etmesiyle gurur duymuştum. Ertesi gün Süper Lig kapanış maçında Başkent’te Gençlerbirliği-Galatasaray müsabakasını 19 Mayıs Stadı'nda canlı izleme imkanım oldu. Ümit Özat’ın alkışlanacak taktik planın dışında oyun ve performans anlamında saha içi varyasyonlarından hiç bir keyif almadığımı söyleyebilirim. Akan oyunda ikinci, üçüncü bölgede geçişler ve göze hoş gelen futbol adına umduğumu bulabilmek için Salı gecesi Şampiyonluklar Ligi çeyrek final rövanş maçlarını beklemeye koyuldum. Hatta uzun süren futbol ihtiyacımı 90 dakikaya sığdıracağımı tahmin bile edemezdim.
ROMA-BARCELONA: ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇEYREK FİNAL RÖVANŞI!
         Milli futbolcumuz Cengiz Ünder ve kimilerine göre asrın futbolcusu Messi’den dolayı Roma-Barcelona maçını 90 dakika izledim. Maç öncesi tek handikap ilk maçta Camp Nou’da 4-1 kaybeden Roma'nın rövanşta işinin kolay olmadığı ve Barcelona’nın turistlik geziye çıkacak havada skor üstünlüğünü elinde bulundurmasıydı. Yine de Şampiyonalar Ligi Arena’sı farklıdır ne olacağı belli olmaz dedik. Tıpkı geçtiğimiz sezon Şampiyonalar Ligi grup aşamasında ilk maçta Fransa’da Paris’e karşı 4-0 kaybeden Barcelona’nın ikinci maçta tur atlaması gibi. Paris Saint Germain’i ikinci maçta 6-1’lik mucizevi galibiyetle geçerek adını bir üst tura yazdıran Barcelona yakın zamanda bunun en güzel örneği olmuştu.
BARCELONA TURA YAKIN!
         Maçtan bir gün önce basın toplantısında Roma Teknik Direktörü Francesco, “Mucize yaratmak lazım. En iyi kadromuzu hazırlayacağım. Sakat olan Cengiz Ünder'in de düzelmesi sevindirici, Barcelona karşısında işimiz zor ama bizimde Roma olduğumuzu kimse unutmasın” demişti. Maç günü gelmiş çatmıştı. Roma Olimpiyat Stadı'nda 60 bin futbol sever ve stat hoparlöründen çalan Şampiyonalar Ligi müziği ile birlikte dünya yıldızları sahaya çıkmıştı. Bende dünya yıldızlarını izlemek için kahvemi hazırlayıp ekran başına geçtim. Gecenin sonunda Şampiyonalar Ligi tarihinin en keyifli geri dönüşlerinden birine tanık olacağımı nerden bilebilirdim?
         İlk maçta sakatlığının ardından oynayamayan Milli gururumuz Cengiz Ünder yedek kulübesinde yerini almıştı. 
ROMA’DA MAÇ BAŞLADI!
         Hakemin başlama düdüğü ile seyircisinin müthiş desteğini arkasına alarak maça baskılı başlayan ev sahibi Roma gol perdesini 6. dakikada Edin Dzeko açtı. Golden sonra Barcelona’ya ikinci ve üçüncü bölgede yaptığı preslerle göz açtırmayan Roma etkili oyunu ile ilk yarıda gol yemden skoru 1-0’da tutarak ikinci yarı için soyunma odasına umutlu gitti. Olimpiyat'ta ikinci yarı başlarken ev sahibi Roma maçın ikinci yarısına yine hızlı başlıyordu. İlk yarıda gösterdiği performansla gecenin yıldızlarından olan Bosnalı futbolcu Edin Dzeko ile sarı-kırmızılılar penaltı kazandı. Daniele De Rossi’nin penaltı golü ile farkı ikiye çıkaran Roma tribünleri kendini kaybederek, gecenin sonunda gelecek zaferin enerjisini adeta sahada futbolculara gönderiyordu. Dünya devi Barcelona karşısında 4-1’in rövanşında tur atlamak için Roma’ya yemeden atacağı bir gol yarı finalin kapısını açacaktı. Yaptığı baskı ve preslerle rakibine göz açtırmayan İtalyan temsilcisi Messi’yi ve kantları kilitleyip kalesinde pozisyon dahi vermiyordu. Roma efsanelerinden kaptan De Rossi ilerleyen yaşına rağmen böylesi tempolu oyunda ikinci bölgeden, üçüncü bölgeye geçişlerde kanatlara uzun mesafede attığı ters toplarla adeta gözümüzün pasını siliyordu. Aradığı üçüncü golü bulamayan Roma üst üste iki değişiklik yapıyordu.
CENGİZ ÜNDER OYUNDA!
         Kanatların yorulduğu anlarda dakikalar 73. gösterdiğinde Patrik Schick’in yerine oyuna milli oyuncumuz Cengiz Ünder dahil oluyor; sağ kanada hareket getiriyordu. Bir diğer genç yıldız El Shaarawy’in de oyuna girip sol kanada geçmesi ile tekrar üstünlüğü ele geçiren Roma aradığı golü 82. dakikada buluyordu. Bizim için sevindirici olan ise Roma'nın tur atladığı golün pasını Cengiz Ünder'in vermesi oldu. Cengiz'in ön direğe kullandığı akıl dolu köşe vuruşunu Kostas Manolas kafa ile ağlara göndererek farkı üçe çıkarmış, mücadele de bu skorla bitmişti. Roma tarihi gecenin ardından Messili Barcelona karşısında gol avantajı ile tur atlayan ekip olup adını yarı finale yazdırıyordu.
ROMA’DAN KIRŞEHİR'E!
         İçlerinde bir çok yıldız ve tanıdık simanın bulunduğu statta Galatasaray’dan tanıdığımız Romen efsaneler Hagi ve Popescu’da tribünlerde yerini almıştı. Stadyumdaki 60 bin kişi ve dünya genelinde ekranları başında milyonlarca futbol severle beraber bende bu tarihi geceye tanık oluyordum. Tıpkı Kırşehir'de şampiyonluk coşkusuna ortak olduğum gibi!
         Futbol bir aşk bir coşku idi!
         Futbolun dili, dini, ırkı yoktu.
         Hafta sonu şampiyon olan Kırşehir Belediyespor ile birlikte Kırşehir sokaklarında yaşanan coşku neyse Roma’daki de oydu. Başkentte lideri yenerek ligde kalma adına umut tazeleyen Gençlerbirliği tribünlerinde yaşanan coşku da aynıydı, mesela!
         Futbolun en uç noktası ve zirvesi şampiyonlar liginde tur atlayan Roma tribünlerinde ve Roma sokaklarında yaşanan coşkunun, Kırşehir'de ve Başkent'te yaşanan coşkudan farkı yoktu. Biz yeter ki futbolu doğru okuyup coşkusunu ve birleştirici gücünü örnek alalım!
         Sağlıcakla kalın, coşkulu günlerde yeniden görüşmek üzere...
 

Anahtar Kelimeler : Tayfun BAYRAK,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/20%20Ekim%20Cumartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı