22 Eylül 2019 12:01
-A +A
Polat Bilici

Polat Bilici

Türkiye'nin Yükselen Değeri Kırşehir!

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

           Bir çoğumuz yurt dışında ve yurt içinde başka şehirlere yerleşsek de, Kırşehir'imiz ile ilgili olumlu gelişmeleri gördüğümüzde ve duyduğumuzda içimizi sevinç kaplar.
          Bilindiği gibi çok şehirlerimiz kendi ürünleriyle tanınır. Örneğin Çorum leblebisiyle, Antep baklava ve kebabıyla, Erzincan bakır işlemeciliği, Afyon ise şekerleme ürünleri, termal tesisleri ve mermer işlemeciliğiyle... Buna benzer çok şehirleri de sayabiliriz.
            Eskiden Kırşehir'i tanımayan birisi: "Sizin neyiniz meşhur ?" dediğinde, birazcık olsa da duraksayıp cevap veriyorduk.
          Geçen hafta Çarşamba'da bulunan sevgili oğlumun ziyaretine gitmiştim.Dönüşte Çorum Alaca yolunu kullanarak Kırşehir'e gittim.
           Bu arada Kırşehir 40 kilometre levhasını gördüğümde, levhanın resmini çekip, sayfamda paylaştım. Kırşehir sevgisi böyle bir şey işte...Yaşadığım İzmir'de Kırşehir plakasını gördüğümde, sevgiyle bakarım. En sevdiğim akrabamı görmüşüm gibi olurum ve memleketim şirin Kırşehir gelir aklıma.
           Kırşehir il sınırlarına girdiğimde gözlerime inanamadım. Tarlaların içinde sayamayacağım kadar, devasal açık besi alanları yapılmış. Benim gördüklerim sadece yol güzergahında olan yerlerdi. Oysa edindiğim bilgilere göre, bunlar gibi binlerce işletmenin olduğunu duydum.
Körpınar köyümüze yaklaştığımda, köye gideyim, kimi görürsem: "Bir çay yapın da içelim" diyecektim. Canım bir taraftan çay içmek istese de, esas amacım, köylülerimizle sohbet etmekti.
Girdiğimde, köyde hiç kimseyi göremedim.Koca köy terk edilmiş görünümündeydi. Kolay değil hani, yüzlerce büyük baş hayvana bakmak..."Herkes işinde gücünde" diyerek köyde ayrıldım.
Öncelikle Kırşehirli hemşehrilerimi, getirisi fazla olsa da uğraş isteyen zor işi seçtikleri için, kendilerini kutlarım.
        İnsanlarımız porsiyon porsiyon satılan baklavayı, kebabı, kilo kilo satılan leblebi ve lokum gibi ürünleri değil de, bir seferde tonlarcası satılan büyük baş hayvancılığı seçmişler.
         Bu arada bir konuya daha değinmek istiyorum. Hani hep mültecilerden yakınır dururuz ya, o çiftliklerde çalışan işçilerin çoğu mülteci eden insanlar ve ülke ekonomisinin kalkınmasında paylarının olduğunu da göz ardı etmemek lazım.
         Tabi ki mültecilerle ilgili bazı yasal düzenlemelerin de yapılması gerekir. Her kafasına esenin de ülkemize girmelerine izin vermemeli ve umuyorum ki, bununla ilgili düzenlemeler de yapılacaktır. Konumuz mülteci sorunu olmadığı için kısa kesiyorum.
         Kırşehir merkeze girdiğimde park sorunu yüzünden, geldiğime pişman olacak duruma gelsem de, gülünü seven dikenine de katlanır misaliyle, park sorununu fazla önemsemedim.
         Kırşehir'de en çok dikkatimi çeken kebapçıların çok olması ve tüm kebapçıların tıka basa dolu olması ve kebapçıların durmaksızın, paketleme işlemlerini yapmaları olmuştu.
        Her ne kadar üniversitemiz açılıp, yabancı öğrenciler gelse de, öğrencilik hepimizin başından geçti. Genellikle okul yurtlarında yemek yemeyi tercih ederdik.
           Kebapçıların çok olması ve hepsinin de ful çalışmasının en büyük etkeni, binlerce besi çiftlikleri ve orada çalışan işçiler için, yapılan siparişler olarak değerlendirdim.
         Hani demiştim ya: "Kendi ürünleriyle tanınan şehirlerden bahsederken, örnek olarak gösterdiğim Afyon ilimiz ile Kırşehir'imizi mukayese edeyim." biraz.
Afyon bilindiği gibi mermer işleme fabrikaları, termal tesisleri, şekerleme ürünleri ile Türk ekonomisine büyük katkısı olan, hızla gelişen şehrimizdir.
Oysa Kırşehir'e baktığımızda, bir yığın termal sularının olduğunu, bu suları çıkarıp, oralara termal tesisleri yapıldığında, şehrimizin nasıl gelişeceğini, "Jeotermalde Kırşehir'in Konumu" başlıklı yazımda bahsettiğim için fazla detaya girmeyeceğim.
Anlayacağınız Afyon gibi bir şehirle boy ölçüşecek konumdayız.Yeter ki, iş adamlarımız girişimde bulunsunlar.
Büyük şehirlerde yaşayan biz Kırşehirliler büyük marketlere gittiğimiz de, kasap reyonlarında: "Etlerimiz Kırşehir ürünüdür" yazısını gördüğümüzde, gururlanarak bakıyoruz, o tanıtım reklamına.
Kolay kolay marka olunmuyor hani...Çok büyük getirisi olan et ürünlerinde marka olmamızla gurur duyuyoruz.
Kırşehir insanının ne kadar çalışkan olduğu, büyük baş hayvan besiciliğini seçmelerinden belli zaten. İki üç baş hayvana bakmaya üşenen kişilerle, yüzlerce hayvanı besleyen hemşehrilerimizi mukayese dahi etmek istemiyorum.
Bir sektör büyüdükçe yan tesislerde yavaş yavaş eklenir. Et ve süt işleme üniteleri gibi...
Bilindiği gibi en büyük harcamalarımızı, et ve süt ürünlerini alarak yapıyoruz. İlerde besiciler kendi ürünlerini işlemeye başladıklarında, Kırşehir'in ekonomik yönden ne duruma geleceğini şimdiden görür gibiyim.
Kırşehirli ne kadar çalışkan olduğunu ispatlamıştır. Bundan sonra görev hükumetlerde. Hükumetler hayvan besicilerine desteklerini esirgememelidir.
Damızlık hayvancılıkla köylüler desteklendiğinde, verilen desteğin araya gitmeyerek, Türk ekonomisine nasıl bir katkıda bulunacağını da, göz önüne almaları lazım.
Bu desteklerin tarım alanında da sürdürülmesi gerekir. Amasya elması marka olsa da, inanın ki bizim elmalarımızın yanında bir hiç diyebilirim. Üzümlerimiz de ona keza... Daha doğrusu etlerimiz gibi marka olacak o kadar çok ürünümüz var ki, saymakla bitmez.
Pazartesi olduğu için köylülerin kurduğu pazar yerine gittim. Bacılarımız, teyzelerimiz ve bibilerimiz, öyle güzel el emekleri olan ürünler satıyorlardı ki; hepsi birbirinden kaliteli olduğu için, kimden alışveriş yapacağıma şaşırmış durumdaydım. Onların sattıkları ürünlerle aracımı tıka basa doldurup çarşıya gittim.
Çarşıda ilk uğradığım yer Mevlana pide salonuydu. Kendime kıymalı pide söyleyip, sabırsızlıkla beklerken, pide geldiğinde ilk öncelikle resmini çekmek oldu."İşte Kırşehir pidesi bu" diyerek de sayfamda paylaşarak.
Bir arkadaşımın ziyareti için Bağbaşı semtinde bulunan Abdallar mahallesine gittiğimde, ustalarımızın oturdukları evlerin viraneye döndüğünü ne yazıktır ki üzülerek gördüm.
Buradan yetkililerimize sesleniyorum. Ustalarımızın daha da mağdur olmamaları için: "Lütfen o bölgeyi imara aç", diyerek kendilerinden bir Kırşehirli olarak ricada bulunuyorum.
Sanırım abdallarımızın oturdukları her iki mahalle için de, güzel çalışmalar vardır, diye düşünüyorum.
Ne mutlu ki, Kırşehir'imiz geçmişteki haksızlığa inat, çalışkanlığıyla, Türkiye'nin yükselen değeri olduğu görülmekte.

Anahtar Kelimeler : Polat BİLİCİ ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Gözün Aydın Kırşehir!

Gözün Aydın Kırşehir!

17:00 27 Kasım 2019
10 Parmağında 10 Marifet!

10 Parmağında 10 Marifet!

14:36 2 Aralık 2019
"Çine" zulayı patlattı!

"Çine" zulayı patlattı!

14:09 21 Kasım 2019
Her yanın hüzün SEYFE!

Her yanın hüzün SEYFE!

12:01 17 Kasım 2019
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/07%20ARALIK%20CUMARTES%C4%B0%20-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı