15 Nisan 2019 14:31
-A +A
Polat Bilici

Polat Bilici

TUTANAK

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

Tutanak hayatımın vazgeçilmezi olmuştu.
Meslek hayatımda tutmuş olduğum tutanakların sayısını hatırlamam mümkün değil.
Öyle günler olurdu ki günde on tutanak yazdığımı bilirim.
Sahi nedir bu tutanak, incelemeye ne dersiniz?
Herhangi bir olay ya da iş sonucunda yapılan şeylerin, elde edilen bilgiler, belgeler ve düşüncelerin, belirli bir düzen dahilinde, yazılı olarak tanzim edilmesine tutanak ( zabıt, tutulga, zabıtname, mazbata) denir.
Tutanak yazısı (zabıt varakası) basit, anlaşılır ve akıcı bir ifade tarzı ile hazırlanır.
Yalnız bu mudur tutanak? İnsanın hayatını karartan sahte ve yalan tutanaklar da vardır.
Gerçek tutanaklarla işimiz olmaz, yeterki yalan yalnış sahte olmasınlar...
Gerçek tutanaklar zaten tüm gerçekliliğiyle dosyalarda yerini alır.
Tutanaklarla ilgili birkaç rüya gördüm, öyle rüyalardı ki uyandığımda şükürler olsun rüyaymış dedim.
Bir seferinde rüyanın tam derin bir yerindeyim ki emekliye ayrılmamış, hala aktif görevdeyim.
Bir yere topluca baskına gidiyoruz. Kimimiz polis, kimimiz jandarma rüya bu ya sivil giyimli olanlarda vardı.
Arama esnasında bir sivil görevlinin bir yere silah bıraktığını gördüm.
Silahın bırakıldığı yere gitmek istiyorum, ancak bir türlü gidemiyorum. Ne kadar uğraşsam da imkansız beceremiyorum.
Derken aynı sivil memur, silahın yanına gidip silahı aldı ve "buraya silah gizlemişler" diyerek arkadaşlarına seslendi.
Ben bu olay karşısında şaşkınım. Hakikati söylemek istesem de imkansız beceremiyorum.
Sanki elim kolum kelepçeli dilim lal olmuştu.
Arama bittikten sonra bir de tutanak düzenlediler vatandaş hakkında, o tutanakta yazılanların hiçbirisi doğru değildi,
Hepsi iftiraydı.
Güya vatandaş, bizlere, devlet büyüklerine küfürler etmiş gibi vatandaşı suçlayıcı iftiralar yazılmıştı.
Bu tutanağı herkes imzaladı fakat ben imzalamıyordum. Beni ne kadar tehdit etseler de...
İmzalamıyorum diyerek bağırarak uyandım, kan ter içinde kalarak. Rüya olsa da hala olayın etkisinde kalarak tir tir titriyordum.
Buna benzer çok rüyalar gördüm çok... Hangi bir rüyamı anlatayım ki...
Şimdi düşünüyorum da her ne kadar rüya da olsa belki bunun gibi gerçekle hiç alakası olmayan, sevmedikleri bir insanı ceza evine yollamak için bu rüyada gördüğüm gibi, kim bilir ne yalan yanlış tutanaklar tanzim edilmiştir.
Aslında ben tez yapsam devlet büyüklerine ve görevlilere hakaret eden kişilerle ilgili tutulan tutanakları tek tek incelerim ve bu tutanakların hepsinin de bir tutanak örneği olduğunu, tutanağı tutan kişilerin isimleriyle tezime yazar, tüm dikkatleri bu haksız olarak tutulan tutanaklara çekerim.
Sahte tutanak düzenleyerek kendi amirlerine yaranmak isteyen kişiler çok büyük günaha girdiklerinin nasıl farkına varmazlar ki.
Allah kuluna diyor ki "kul hakkıyla karşıma gelmeyin", oysa sahte tutanak girişiminde bulunmaya kalkanlar, kul hakkının diğer günahlara oranla çok daha büyük günah olduğunu bilmeleri gerekir....
Olmayan bir şeyi nasıl olur da Allah'tan korkmadan varmış gibi gösterirler, rüyada da olsa !
İnsanlara leke sürme ve aleyhlerinde yalancı şahitlik yapmanın cezasını bırakın mahşer gününü, bu fani dünyada da çocuklarından ve torunlarından da çıkacağını unutmamaları lazımdır.
İklim değişikliğinden olsa gerek bugünlerde sık sık rüyalar görür oldum.
Bu rüyaları hayal meyal hatırlasam da sizinle paylaşacağım.
Ne yapalım yani yaş kemale erdi artık bundan sonra rüyalar aleminde dolaşacağım galiba. !
Saygılarımla...


Anahtar Kelimeler : Polat BİLİCİ ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/22%20Ekim%20Sal%C4%B1-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı