24 Ekim 2018 15:00
-A +A
Polat Bilici

Polat Bilici

TUZ

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

Kırşehir'li saz sanatçımız sevgili İsmail Altınsaray'ın dinlemeye doyamadığım, güzel bir türküsü vardır, kendine has ve güzel yorumuyla okur.
"Her sabah her seher vakti, çıkar çıkar bakarsın,
Bilmiyorum ne derdin var kız senin senin senin. "
Söyle kız ne derdin vardı da bıraktın beni, çekildin bir köşeye senelerdir küstün bana.
Ne ettim kurbanım bunu mu reva gördün bana,
Bilmez misin hasretine dayanamam
Gülüm sırdaşım, dert ortağım, güzeller güzelim,
ne oldu sana neden suspus oldun?
Kiminle sohbet ederim, bak şu çocuğuna akıl ver, kendine çeki düzen versin diye haber göndermek istesem sen susarsan nasıl gönderebilirim?
Çocukların ihtiyaçlarını kim söylüyecek bana, olmaz dediğimde,
"Olur mu, onlar artık genç, kırmayalım kalplerini. Sonra, arkadaşlarına neden mahcup olsunlar ki" telkinlerini özledim be caan.
Siz hiç tek başınıza çıktınız mı tatile?
Üstelik en güzel yerlerde, turistik beş yıldızlı otellerde konakladınız mı tek başınıza? Ya da bir sahil kentinde güneşin batışını tek başınıza izlediniz mi?
Oturdunuz mu tek başınıza bir bankta yalnızlığın doruğuna çıkarak?
Hiç hissetiniz mi yalnızlığı? Ağladınız mı tek başınıza?
Contası eskiyen musluk gibi, hala şıp şıp damlayan gözyaşlarınızı zapt edebildiniz mi?
Ne zor değil mi yalnızlık?
Cennette de olsan yine zor, ne yapayım o mehtabı, ne yapayım o güneşin doğuşunu ve batışını, ben batmışım be ben batmışım üstelik. Savrulmuşum Kaf Dağının ardına, kaybetmişim yolumu bekliyorum o Anka kuşunu. Nerede kaldı ki, yoksa oda mı sırt çevirdi bana?
İnsanın yanında biri olmalı derdini söyleyebileceği, sırdaşı olacak, bazen bağıracak, bazen cilve yapacak, sürprizle karşılaşmak istiyor insan, el ele dolaşmak istiyor insan sevdiğiyle, bazen kızdırmak, bazen güldürmek istiyor, eve geldiğinde kapını o açsın, bazen gülücüklerle karşılasın, bazen nerede kaldın saat kaç diye mırıldansın istiyorsun.
Hastalandığında onun elinden içmek istersin sıcak çorbayı, nane limon kaynatsın istersin, terini silsin istersin, bazen de üşüme diye yorganı sıkı sıkıya kapatan, "bak şimdi bir terle hemen atlatacaksın" diyen bir kişiyi.
Hani bazen bir ziyarete veya gezmeye karar verirsiniz de, sen hemen hazırlanırsın beklersin onu dakikalarca, "haydi gidelim artık, bir türlü hazırlanamadın" diye kızmak istersin, bazen de bir mağazada "bir türlü beğenemedin yeter artık beğen de çıkalım" demek istersin.
Bitmek tükenmek bilmeyen isteklerine olur demek istersin olmayacaksa da.
Dört duvarla konuşursun çoğu zaman, bahçedeki asma dalına, gül ağacına, gülün üstündeki böceklerle merhabalaşıp onlara sohbet edersin. Bazen güneşle, bazen rüzgarla, gökyüzündeki yıldızlarla konuşursun. Yok yok arkadaş, hepsi sanki karar almışlar konuşmazlar bir kelime dahi seninle.
Kıskanırsın o ağaçtaki birbiriyle cıvıldaşan iki kuşu.
Ne zormuş yalnızlık, yapayalnızlık,
Dünyanın en güzel yemeğini ikram etseler bile, o yemekte tuz yoksa neye yarar o yemek, tadı yok tuzu yok dedikleri gibi, tat istersin tuz istersin yaşamın boyunca.


Anahtar Kelimeler : Polat BİLİCİ ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/12%20ARALIK%20%C3%87AR%C5%9EAMBA-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı